SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bursa

Bursailkhaber - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’dan Çerçeve Yasaya Sert Tepki: “Kanserli Hücre Yasasını Reddediyoruz!” Haber

Bursa’dan Çerçeve Yasaya Sert Tepki: “Kanserli Hücre Yasasını Reddediyoruz!”

Millet Partisi Olağan Bursa İl Kurultayı, Genel Başkan Cuma Nacar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Tek listeyle gidilen kurultayda mevcut İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız güven tazeleyerek yeniden Bursa İl Başkanı seçildi. Kurultayda ayrıca Millet Partisi’nin kurucusu ve teşkilat içerisinde “Bilge Lider” olarak anılan Aykut Edibali de anıldı. Kurultay kapsamında partiye yeni katılan üyelere rozetlerini takan Genel Başkan Cuma Nacar, konuşmasının önemli bölümünü Türkiye’nin gündemindeki “Çerçeve Yasa”ya ayırdı. Nacar, söz konusu düzenlemeye yönelik eleştirilerini son derece sert ifadelerle dile getirirken, yasanın Türkiye’nin geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu savundu. Nacar, “TBMM’de kabul edilen ‘Çerçeve Yasa’, bize göre ‘Kanserli Hücre Yasası’dır. Ülkemizin varlığını ve geleceğini tehdit eden bu yasayı Türk milletinin kahir ekseriyetinin kabul etmediğine, etmeyeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli düzenlemelerde millet iradesinin esas alınması gerektiğini belirten Nacar, Meclis’te görev yapan milletvekillerine de doğrudan çağrıda bulundu. Nacar, milletvekillerinin herhangi bir kişi, grup ya da siyasi hesabın değil, Türk milletinin temsilcisi olduğunu vurgulayarak, “Milletvekilleri; kişilerin değil, Türk milletinin vekili olarak ellerini vicdanlarına koymalı, büyük Türk milletinin buyruğuna baş koymalı ve en kısa zamanda bu kanunu yürürlükten kaldıracak yasayı derhal Meclis’ten geçirmelidir” dedi. Nacar, söz konusu düzenlemenin kabul edilmesinin ardından mücadelenin sona ermeyeceğini de ifade ederek, “Sevr benzeri bu ve benzeri dayatmalar, eninde sonunda çöp sepetine atılacaktır” diye konuştu. Konuşmasında terör ve bölücülük konusuna da değinen Nacar, Türkiye’de karar verici iradenin Türk milleti olması gerektiğini savundu. Nacar, “Türkiye’de etnik bölücü katil teröristin dediği değil, büyük Türk milletinin buyruğu geçer! Aksine hareket edenler, tarih ve millet önünde affedilemez!” sözleriyle tepkisini sürdürdü. “Bursa’nın Geleceği Plansızlığa Bırakılamaz” Genel Başkan Cuma Nacar, kurultay konuşmasında yalnızca ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmadı; Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına da dikkat çekti. Bursa’nın sanayi, tarım, ticaret ve nüfus yoğunluğu bakımından ciddi bir planlama ihtiyacı içerisinde olduğunu belirten Nacar, kentin geleceğinin günübirlik kararlarla şekillendirilemeyeceğini söyledi. “Bursa’nın geleceği; planlama, bilimsel yaklaşım ve ortak akılla ele alınmalı” diyen Nacar, sanayinin de plansız biçimde büyütülmemesi gerektiğini ifade etti. Sanayinin kontrollü ve planlı biçimde genişlemesi gerektiğini savunan Nacar, şehir merkezindeki yoğunluğun azaltılması amacıyla “uydu kentler” kurulması önerisini de gündeme getirdi. Akyıldız: “Bursa’nın Sorunları Ortak Meselemizdir” Kurultayda yeniden İl Başkanı seçilen Hüsamettin Akyıldız ise Bursa’nın ekonomik ve sosyal yapısına dikkat çekerek kentin üretimden tarıma, sanayiden ticarete kadar çok geniş bir alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Bursa’nın “üretim, emek, sanayi, tarım, ticaret ve kültürün aynı anda hayat bulduğu kadim bir şehir” olduğunu ifade eden Akyıldız, kentin gelişiminin bütün bu alanlar gözetilerek ele alınması gerektiğini söyledi. Akyıldız, “Tarım alanları korunmalı, sanayi planlı gelişmeli, altyapı güçlendirilmeli, çevre korunmalı ve üretici ile çalışanlar emeklerinin karşılığını almalı” dedi. Bursa’da yaşayan farklı kesimlerin sorunlarının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Akyıldız, emeklinin, işçinin, esnafın, çiftçinin, sanayicinin ve gençlerin yaşadığı problemlerin kentin ortak meseleleri olduğunu vurguladı. Akyıldız, “İşte Bursa il teşkilatı olarak, bizim görevimiz de tam da burada başlıyor” diyerek saha çalışmalarını artıracaklarını belirtti. Sokakta vatandaşın sesini dinleyeceklerini, esnafın, işçinin, çiftçinin, emeklinin, gençlerin, kadınların ve engellilerin yaşadığı sorunları daha yakından takip edeceklerini ifade etti. Teşkilatlanmaya da büyük önem verdiklerini belirten Akyıldız, “Geçmişimizin tecrübesini, bugünün gerçekleriyle buluştururken teşkilatlanmaya çok önem veriyoruz. Yakında Orhangazi teşkilatımızı da siyaset tarihine kazandıracağız” dedi. Akyıldız, yeni dönemin Bursa ve parti teşkilatı açısından hayırlı olması temennisinde bulunarak, Genel Başkan Cuma Nacar liderliğinde daha güçlü bir teşkilat yapısı oluşturacaklarını söyledi. Yeni Yönetim Belli Oldu Tek listeyle gerçekleştirilen Millet Partisi Bursa İl Kurultayı sonucunda İl Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: İl Başkanı: Hüsamettin Akyıldız İl Yönetim Kurulu: Mustafa Fevzi Özsoy, Ahmet Aydın, Esra Akyıldız Demir, Sevgi Açıkel, Mustafa Tevfik Özsoy, Nuri Çağrı Soylu ve Belinay Açıkgöz. İl Disiplin Kurulu: Mücahit Ensar, Numan Okandan ve Mustafa Kısa. Kurultay, yeni katılan üyelere rozetlerinin takılması ve teşkilatın yeni dönem hedeflerinin paylaşılmasıyla sona erdi. Millet Partisi Bursa teşkilatı, önümüzdeki dönemde hem Türkiye gündemindeki tartışmalara yönelik siyasi çalışmalarını hem de Bursa’nın yerel sorunlarına ilişkin saha faaliyetlerini artırmayı hedefliyor.

Çekirge’de Yollar İçin Verilen Dilekçelere 3 Ay Sonra Yanıt: Vatandaş Tepkili Haber

Çekirge’de Yollar İçin Verilen Dilekçelere 3 Ay Sonra Yanıt: Vatandaş Tepkili

Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Çekirge Mahallesi’nde, uzun süredir bakım ve asfalt yenilemesi bekleyen sokaklarla ilgili belediyeye yapılan başvuruların sonuçları vatandaşların beklentisini karşılamadı. Yaklaşık 3 ay önce verilen dilekçelere ilişkin incelemelerin ardından belediye sistemine girilen yanıtlar, mahallede yeni bir tartışmanın da fitilini ateşledi. Vatandaş tarafından oluşturulan talepte, Kadıköşkü, Gonca Gül, 1. Meşelik, Çimenli, 3. Dağ, 3. Tepe, 2. Çamlı, Gül, Esen, Çelik, Çevik, Şahin ve Çinici gibi çok sayıda sokakta asfaltların yenilenmesi istendi. Başvuruda, bazı yolların geçmiş yıllarda asfaltlandığı ancak zaman içerisinde yapılan yamalarla mevcut durumun idare edilmeye çalışıldığı, bölgedeki bazı sokaklarda ise uzun yıllardır kapsamlı bir asfalt çalışması yapılmadığı ifade edildi. Başvuruda ayrıca, Hamam Caddesi, Selvinaz Sokak, Mustafa Sokak, Eskicioğlu Sokak ve Mehmet Çıkmazı gibi güzergâhlarda da asfaltların yenilenmesine ihtiyaç bulunduğu belirtilerek, Osmangazi Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nden çalışma yapılması talep edildi. Belediye sistemindeki yanıt dikkat çekti 15 Mayıs 2026 tarihinde oluşturulan ve 30 Mayıs 2026 tarihinde hedef tarih verilen 10586091 numaralı talep kapsamında yapılan incelemelerin ardından, belediye sistemine Ağustos ayında yanıt girildi. Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, Çimenli Sokak, 3. Dağ Sokak, 3. Tepe Sokak, 2. Çamlı Sokak, 1. Meşelik Sokak ve Selvinaz Sokak’ta yapılan incelemelerde bazı bölümlerin imar planı kapsamında 1. derece doğal sit sınırı içerisinde kaldığı belirtildi. Yine 7. Gül Sokak, Çinici Sokak, 3. Esen Sokak, 1. Çevik Sokak, 3. Şahin Sokak, 5. Çimen Sokak ve Mehmet Çıkmazı’nın ise imar planı kapsamında 3. derece doğal sit sınırı içerisinde kaldığı ve sokakların belirli bölümlerinin özel mülkiyet sınırlarında bulunduğu ifade edildi. Belediyenin değerlendirmesinde Mustafa Sokak’ın imar planı kapsamında kentsel sit sınırları içerisinde, Eskicioğlu Sokak’ın ise özel mülkiyet sınırları içerisinde kaldığı kaydedildi. Hamam Caddesi için yetki vurgusu Yanıtta Hamam Caddesi için ise farklı bir değerlendirme yapıldı. Söz konusu güzergâhın ana arter niteliğinde olduğu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yetki, görev ve sorumluluk alanında bulunduğu belirtildi. Kadıköşkü Sokak ve Gonca Gül Sokak’ın ise ihale kapsamındaki işler doğrultusunda, program dahilinde değerlendirileceği ifade edildi. Belediyenin sisteme girdiği bu yanıtlar bazı talepler açısından mevcut mevzuat, mülkiyet ve yetki sınırlarına dikkat çekerken, mahalle sakinlerinin temel beklentisi ise yıllardır sorun yaşanan yolların ne zaman ve nasıl yenileneceğinin net biçimde ortaya konulması. “Madem sit alanı, bu yollar nasıl yapıldı?” Çekirge’de yaşayan vatandaşlar ise belediyenin sit alanı ve yetki gerekçelerine ilişkin açıklamalarının kendileri açısından yeterli olmadığını düşünüyor. Mahalle sakinlerinin tepkisinin temelinde, bugün sit alanı veya farklı statüler gerekçe gösterilen bazı bölgelerde geçmiş yıllarda yol düzenlemeleri ve asfalt çalışmalarının yapılmış olması bulunuyor. Vatandaşlar, “Her yer sit alanıysa, geçmişte bu yollar nasıl açıldı ve nasıl asfaltlandı?” sorusunu yönelterek, mevcut yolların bakım ve yenileme ihtiyacının yalnızca sit statüsü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor. Mahallede yıllardır kullanılan yolların artık ciddi biçimde yıprandığını belirten vatandaşlar, özellikle asfaltların bozulması, sürekli yama yapılması ve bazı güzergâhların uzun süre kapsamlı bakım görmemesinden şikâyetçi. “Çözüm üretilsin, vatandaş kaderine terk edilmesin” Çekirge sakinleri, kamu kurumlarının görev ve yetki sınırlarının vatandaş açısından önemli olmakla birlikte, nihai beklentinin çözüm üretilmesi olduğunu dile getiriyor. Vatandaşların dikkat çektiği bir diğer nokta ise yetki farklılıklarının gerekçe gösterildiği güzergâhlarda ilgili kurumların bir araya gelerek ortak çözüm üretip üretemeyeceği. Mahalle sakinleri, “Bu yollar yıllardır kullanılıyor. Eğer bugün hukuki veya idari bir engel varsa, vatandaşın önüne yalnızca engel konulması yerine ilgili kurumların bir araya gelerek çözüm üretmesi gerekiyor” görüşünü savunuyor. Tepkiler arasında daha sert bir ironi de öne çıkıyor. Vatandaşlar, “Her yer SİT alanıysa, niye yol açıp asfalt döktünüz? Evleri istimlak edip yıkın, asfalt yollarımızın asfaltlarını söküp toprak yol haline getirin” sözleriyle mevcut durumdaki çelişkiye dikkat çekiyor. Bu ifadeler, mahalledeki yol sorununun yalnızca asfalt beklentisinden ibaret olmadığını; vatandaşların belediyeden açıklanabilir, sürdürülebilir ve somut bir çözüm beklediğini ortaya koyuyor. “%77 oy verilen Çekirge hizmet bekliyor” Çekirge’deki vatandaşlar, Osmangazi Belediyesi’nin seçimlerde mahalleden aldığı yüksek oy oranına da dikkat çekerek, oy tercihlerinin ardından belediyeden hizmet beklentilerinin doğal olduğunu ifade ediyor. Mahalle sakinleri, “Osmangazi Belediyesi’nin yüzde 77 oy aldığı Çekirge’ye iş yapmaya niyeti yok” şeklindeki tepkiyle, belediyenin mahalledeki altyapı ve yol sorunlarına daha fazla eğilmesi gerektiğini savunuyor. Vatandaşlara göre, seçim dönemlerinde mahallelerin ve sokakların sorunlarının dinlenmesi kadar, seçim sonrasında bu sorunların çözümü için somut adımlar atılması da büyük önem taşıyor. Beklenti net: Yolların durumu için somut takvim Çekirge’de yaşayan vatandaşların belediyeden beklentisi ise yalnızca “yapılacak” ya da “program dahilinde değerlendirilecek” şeklindeki ifadelerle sınırlı kalmıyor. Mahalle sakinleri, hangi sokağın hangi kurumun sorumluluğunda olduğunun açık biçimde ortaya konulmasını ve uygun olan güzergâhlar için somut bir çalışma takvimi açıklanmasını istiyor. Özellikle uzun yıllardır asfalt bekleyen sokaklarda bakım ve yenileme çalışmalarının ne zaman başlayacağı, sit veya mülkiyet nedeniyle çalışma yapılamayan bölgelerde ise alternatif çözümün ne olacağı merak ediliyor. Vatandaşlar ayrıca Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Osmangazi Belediyesi arasında yetki alanlarının kesiştiği veya farklılaştığı güzergâhlarda koordinasyon sağlanmasını talep ediyor. Çekirge’deki yol sorununun bundan sonraki süreçte nasıl çözüleceği merak edilirken, mahalle sakinleri belediyelerden karşılıklı sorumluluk tartışması yerine ortak akıl, kurumlar arası koordinasyon ve vatandaş odaklı hizmet anlayışı bekliyor. Yaklaşık üç ay önce yapılan başvurulara ilişkin yanıtların ardından gözler şimdi, yıllardır kullanılan ancak yenilenmesi beklenen sokaklarda somut bir çalışma yapılıp yapılmayacağına çevrilmiş durumda.

Kemal Türkler’in 100. Doğum Yılında Anlamlı Buluşma: Fotoğraf Sergisi Bursa’da Açıldı Haber

Kemal Türkler’in 100. Doğum Yılında Anlamlı Buluşma: Fotoğraf Sergisi Bursa’da Açıldı

Türkiye işçi sınıfı ve sendikal hareketinin hafızasında önemli bir yere sahip olan Kemal Türkler’in yaşamı ve mücadelesi, 100. doğum yılı kapsamında hazırlanan özel fotoğraf sergisiyle yeniden gündeme taşındı. 2026 Kemal Türkler Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen serginin Bursa’daki açılışı, Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bursa BAOB Yerleşkesi Fuaye Alanı’nda düzenlenen açılışa sendikanın Bursa Şube yöneticileri, işyeri temsilcileri ve üyelerinin yanı sıra kardeş sendikaların, meslek örgütlerinin ve emek ve demokrasi mücadelesinde birlikte hareket edilen siyasi parti ve çeşitli kurumların temsilcileri katıldı. Kemal Türkler’in mücadelesi fotoğraflarla yeniden hatırlatıldı Sergide, Kemal Türkler’in sendikal yaşamına, işçi hareketindeki mücadelesine ve Türkiye’nin yakın tarihindeki önemli toplumsal süreçlere ilişkin fotoğraflar yer alıyor. Birleşik Metal-İş, TÜSTAV ve KETEV tarafından hazırlanan sergiyle, Türkler’in yalnızca kişisel yaşamının değil, aynı zamanda Türkiye’de sendikal mücadelenin gelişiminde oynadığı rolün de yeni kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Etkinlik, geçmişten bugüne işçi sınıfının mücadelesinde yaşanan önemli dönemeçlerin görsel hafıza üzerinden yeniden değerlendirilmesine de imkân sağlıyor. Açılış konuşmasını Özkan Atar yaptı Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın’ın sunumuyla başlayan programda açış konuşmasını Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar gerçekleştirdi. Atar, konuşmasında Kemal Türkler’in 100’üncü doğum yılı nedeniyle 2026’yı “Kemal Türkler Yılı” ilan ettiklerini hatırlattı. Kemal Türkler’in sendikal anlayışının ve mücadelesinin özellikle genç işçi kuşaklarına aktarılmasının önemine dikkat çeken Atar, Türkler’in ölümünün üzerinden geçen yıllara rağmen işçi hareketinin hafızasında yaşamaya devam ettiğini ifade etti. Atar, konuşmasında Kemal Türkler’in mücadelesine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Amacımız Kemal Türkler’in mücadelesini, sendikal anlayışını, ilkelerini genç işçi kuşaklarına aktarabilmek. 46 yıl önce Onursal Genel Başkanımızı katledenler onu yok etmeyi başaramadılar. Kemal Türkler bugün tezgâh başlarında, alanlarda, meydanlarda, metal işçilerinin yüreğinde; sınıfsız, sömürüsüz ve savaşsız bir dünya ve ülke için yürüttüğümüz mücadelede yaşamaya devam ediyor.” İşçi sınıfı mücadelesinin hafızasına vurgu Serginin açılışı yalnızca bir anma etkinliği olarak değil, sendikal mücadelenin tarihsel hafızasının korunması açısından da önem taşıyor. Kemal Türkler’in 100. doğum yılı dolayısıyla gerçekleştirilen etkinliklerle, Türkiye’de işçi hareketinin geçmişten bugüne yaşadığı deneyimlerin yeni kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Fotoğraflar aracılığıyla dönemin işçi eylemleri, sendikal faaliyetleri ve toplumsal mücadelelerinden kesitler sunulurken, Türkler’in sendikal anlayışının ve çalışma yaşamına ilişkin yaklaşımının da hatırlanması amaçlanıyor. Birleşik Metal-İş tarafından yapılan değerlendirmelerde, işçi sınıfının tarihsel birikiminin korunmasının ve sendikal mücadelenin geçmiş deneyimlerinin genç çalışanlara aktarılmasının büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. İstanbul’un ardından Bursa’da 2026 Kemal Türkler Yılı kapsamında hazırlanan fotoğraf sergisi daha önce İstanbul’da izleyiciyle buluştu. Serginin Bursa ayağı ise işçi ve sendika hareketinin güçlü olduğu kentlerden biri olan Bursa’da gerçekleştirildi. Sanayi ve özellikle metal sektörünün önemli merkezlerinden biri olan Bursa’da serginin açılması, Kemal Türkler’in sendikal mirasının metal işçileriyle buluşturulması açısından da dikkat çekti. Açılışa farklı sendikalardan, meslek örgütlerinden ve siyasi yapılardan temsilcilerin katılması, etkinliğin geniş bir emek ve demokrasi çevresini bir araya getirdiğini ortaya koydu. Sergi 17 Ağustos’a kadar açık Bursa BAOB Yerleşkesi Fuaye Alanı’nda ziyarete açılan Kemal Türkler Fotoğraf Sergisi, 17 Ağustos 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından yapılan çağrıda, başta işçiler ve sendikal hareketin temsilcileri olmak üzere emek mücadelesinin tarihine ilgi duyan tüm yurttaşlar sergiyi ziyaret etmeye davet edildi. Sergi, Kemal Türkler’in kişisel hikâyesinin ötesinde, Türkiye işçi sınıfının yakın tarihine ışık tutan görsel bir arşiv niteliği taşıması bakımından da önem taşıyor. Birleşik Metal-İş, TÜSTAV ve KETEV işbirliğiyle düzenlenen sergiyle Kemal Türkler’in anısının yaşatılması ve sendikal mücadele anlayışının yeni kuşaklara aktarılması hedeflenirken, 2026 Kemal Türkler Yılı kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklerin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.

Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’dan Tarihi Dönence Kafe Çağrısı: “Bursa’nın Hafızası Çürümeye Terk Edilemez” Haber

Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’dan Tarihi Dönence Kafe Çağrısı: “Bursa’nın Hafızası Çürümeye Terk Edilemez”

Osmangazi’nin Altıparmak semtinde, Yahşibey Mahallesi sınırlarında yer alan tarihi yapı; yalnızca eski bir bina değil, Bursa’nın sosyal yaşamına, kültürüne ve şehir kimliğine tanıklık etmiş önemli bir kent mirası olarak değerlendiriliyor. Doğan’ın gündeme taşıdığı konu, yalnızca bir restorasyon meselesi değil; Bursa’nın geçmişine sahip çıkma, gelecek kuşaklara kültürel miras bırakma ve kentin unutulan değerlerini yeniden yaşatma meselesi olarak öne çıkıyor. “Bir Bina Değil, Bursa’nın Hatırası Yok Oluyor” Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, Dönence Kafe’nin sadece fiziksel bir yapı olmadığı gerçeği. Yıllar boyunca farklı işlevlerle kullanılan bu tarihi yapı; Bir dönem değirmen olarak çalıştı, Daha sonra sosyal hayatın önemli noktalarından biri haline geldi, Düğün salonu olarak vatandaşların özel günlerine ev sahipliği yaptı, Restoran ve kafe olarak Bursa’nın sosyal belleğinde yer aldı. Bugün ise yaşanan yangınlar nedeniyle büyük ölçüde zarar görmüş, kullanılmaz hale gelmiş durumda. Doğan’ın yaklaşımı ise şu noktada birleşiyor: “Bursa’nın geçmişine ait her eser, gelecek nesillere aktarılması gereken bir emanettir. Kent hafızası yalnızca kitaplarda değil, ayakta duran yapılarda yaşar.” Dönence Kafe’den Çarklı Değirmen’e: Bir Kent Hikâyesi Tarihi yapının asıl adı Çarklı Değirmen olarak biliniyor. Altıparmak-Muradiye hattında bulunan yapı, Bursa’nın geçmişteki üretim kültürünün izlerini taşıyor. Bursa tarih boyunca; İpekçilik, Ticaret, El sanatları, Üretim merkezleri, Su kaynakları ve değirmen kültürü ile anılan bir şehir oldu. Çarklı Değirmen de bu geçmişin yerel ölçekte önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak zaman içerisinde işlevini kaybeden yapı, farklı dönemlerde farklı amaçlarla kullanıldı. Özellikle Dönence Kafe dönemiyle birlikte bölgenin sosyal yaşamında önemli bir buluşma noktası haline geldi. “Yangınlar Sonrası Sessiz Bir Harabeye Dönüştü” Yapının bugün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri, geçirdiği ağır yangınlar. Yangınlar sonrasında tarihi bina büyük ölçüde zarar gördü. Bugün gelinen noktada: Yapı kullanılamıyor, Restorasyon çalışması başlamış değil, Kent merkezinde önemli bir alan atıl durumda bulunuyor. Vatandaşlar ve kent tarihi konusunda hassasiyet gösteren çevreler ise bu durumun Bursa adına büyük bir kayıp olduğunu ifade ediyor. Abdullah Doğan’dan Kültür ve Sanat Vurgusu Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’ın gündeme getirdiği öneri, yapının yalnızca restore edilmesi değil, yeniden yaşayan bir kültür alanına dönüştürülmesi yönünde. Buna göre Dönence Kafe; Kültür merkezi, Gençlik alanı, Sanat galerisi, Kent müzesi, Sosyal tesis, Tarih ve sanat buluşma noktası olarak yeniden değerlendirilebilir. Do ğan’ın mesajı: “Bursa’nın merkezinde böylesine değerli bir yapının kaderine terk edilmesi kabul edilemez. Bu yapı yeniden ayağa kaldırılmalı ve Bursa halkının kullanımına sunulmalıdır.” “Dönence’nin İsmi Bursa Kültür Tarihine Yazılmalı” Abdullah Doğan’ın üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri de yapının gelecekteki kimliği. Bursa’nın kültür ve sanat hayatında yeni merkezlere ihtiyaç duyduğunu belirten Doğan’ın değerlendirmesine göre; Dönence Kafe yeniden hayat bulursa: Genç sanatçılara alan açabilir, Yerel sanat etkinliklerine ev sahipliği yapabilir, Bursa tarihinin anlatıldığı bir merkez olabilir, Şehrin kültür rotalarından biri haline gelebilir. Bu noktada hedef yalnızca eski bir binayı kurtarmak değil; “Bir dönemin sosyal hafızasını geleceğin kültür durağına dönüştürmek.” Özel Mülkiyet Sorunu: Çözüm İçin Ortak Akıl Çağrısı Tarihi yapının özel mülkiyette bulunması, restorasyon sürecinin önündeki önemli başlıklardan biri olarak görülüyor. Yerel yönetimler, kamu kurumları, mülk sahipleri ve kent paydaşlarının ortak bir çözüm üretmesi gerektiği ifade ediliyor. Kent mirasının korunmasında; Kamu yararı, Tarihi değer, Kültürel süreklilik ilkelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Osmangazi’nin Tarihi Kimliği Korunmalı Osmangazi ilçesi, Bursa’nın tarihsel merkezlerinden biri olarak; Hanları, Hamamları, Tarihi mahalleleri, Kültürel yapıları ile Türkiye’nin önemli kent dokularından birine sahip. Ancak kentleşme baskısı, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle bazı tarihi değerlerin kaybolma riski taşıdığı belirtiliyor. Dönence Kafe örneği de bu tartışmanın önemli başlıklarından biri olarak görülüyor. “Bursa Sadece Yeni Binalarla Değil, Hafızasıyla Büyür” Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’ın çağrısının temelinde şu anlayış bulunuyor: Bir şehir sadece yolları, binaları ve yeni projeleriyle değil; geçmişini koruyarak geleceğe taşıdığı değerlerle güçlü olur. Bursa gibi tarihî kimliği güçlü bir şehirde; Eski yapıları korumak, Kültürel alanları çoğaltmak, Gençleri sanatla buluşturmak, Kent hafızasını canlı tutmak geleceğe yapılan yatırım olarak değerlendiriliyor. Sonuç: Dönence Kafe İçin Yeni Bir Sayfa Mümkün mü? Bugün Altıparmak’ta sessiz kalan tarihi Çarklı Değirmen, Bursa’nın geçmişinden geleceğine uzanan önemli bir köprü olma potansiyeli taşıyor. Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’ın gündeme taşıdığı çağrı, bir yapının kurtarılmasından çok daha geniş bir anlam taşıyor: Bursa’nın tarihine, kültürüne ve şehir hafızasına sahip çıkma çağrısı. Dönence Kafe’nin yeniden ayağa kaldırılması halinde, yalnızca eski bir yapı restore edilmiş olmayacak; Bursa’nın kültür ve sanat hayatına yeni bir merkez kazandırılmış olacak. Ve belki de yıllardır sessiz kalan o tarihi yapı, yeniden Bursa’nın kalbinde yerini alarak kentin kültür, sanat ve tarih yolculuğunda hak ettiği sayfaya adını yazdıracak.

Çakmak’tan Ortak Akıl Vurgusu: “Nilüfer’in Sorunlarını Birlikte Çözebiliriz” Haber

Çakmak’tan Ortak Akıl Vurgusu: “Nilüfer’in Sorunlarını Birlikte Çözebiliriz”

Ziyaret anısına İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanlığı adına Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e plaket takdim edilirken, görüşmenin ana gündemini ilçenin kronikleşen sorunları oluşturdu. Esnafın ve Vatandaşın Talepleri Başkan Özdemir’e İletildi İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, ilçe yönetimi olarak mahallelerde, çarşı merkezlerinde ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gerçekleştirdikleri ziyaretlerde vatandaşların dile getirdiği sorunları doğrudan Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e aktardıklarını belirtti. Çakmak, özellikle ekonomik koşulların esnaf üzerindeki baskısının arttığını, küçük işletmelerin ayakta kalabilmesi için yerel yönetimlerin destekleyici projeler geliştirmesinin önem taşıdığını ifade etti. Nilüfer’in Öncelikli Sorunları Masaya Yatırıldı Görüşmede ilçede vatandaşlardan en fazla gelen talepler arasında şu başlıklar öne çıktı: Mahallelerde artan trafik yoğunluğu ve otopark yetersizliği, Bozulan yol ve kaldırımların daha hızlı yenilenmesi, Yeni yerleşim bölgelerinde altyapı eksikliklerinin giderilmesi, Yeşil alanların korunması ve parkların bakımının artırılması, Kentsel dönüşüm sürecinin vatandaş mağdur edilmeyecek şekilde hızlandırılması, Pazar yerleri ve sosyal yaşam alanlarının modernize edilmesi, Gençlere yönelik spor, kültür ve istihdam projelerinin artırılması, Yaşlılar ve engelli bireylerin kent yaşamına erişimini kolaylaştıracak düzenlemelerin yaygınlaştırılması. “Sorunları Tespit Etmek Kadar Çözüm Üretmek de Önemli” İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, muhalefetin görevinin yalnızca eleştirmek olmadığını, çözüm önerileri sunmanın da büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Nilüfer, Bursa’nın en hızlı büyüyen ilçelerinden biri. Bu büyümeyle birlikte trafikten altyapıya, otoparktan sosyal donatı alanlarına kadar birçok yeni ihtiyaç ortaya çıkıyor. Vatandaşlarımızın bizlere ilettiği her talebi dikkatle not alıyor, ilgili kurumlarla paylaşarak çözümün bir parçası olmaya çalışıyoruz. Ortak akıl ve istişare kültürüyle hareket edildiğinde Nilüfer’in pek çok sorununun çözülebileceğine inanıyoruz.” Çözüm Önerileri Dikkat Çekti Ziyarette, ilçenin geleceğine yönelik çeşitli çözüm önerileri de gündeme geldi. Bunlar arasında; Mahalle bazlı düzenli koordinasyon toplantıları yapılması, Muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının karar süreçlerine daha fazla dahil edilmesi, Trafik yoğunluğunu azaltacak yeni ulaşım planlarının hazırlanması, Akıllı otopark uygulamalarının yaygınlaştırılması, Dijital belediyecilik hizmetlerinin geliştirilmesi, Esnafa yönelik destekleyici yerel projelerin artırılması, Çevre ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sürdürülebilir yeşil alan projelerine öncelik verilmesi, Deprem gerçeği dikkate alınarak riskli yapı stokunun hızla yenilenmesi gibi başlıkların Nilüfer’in geleceği açısından önem taşıdığı ifade edildi. Başkan Özdemir: “Yapıcı Eleştiriler Yol Göstericidir” Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de görüşmede yapıcı eleştiri ve önerilerin yerel yönetimler açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ettiği belirtildi. Karşılıklı fikir alışverişi ortamında gerçekleşen ziyarette, kent yönetiminde katılımcılık anlayışının güçlendirilmesi ve ortak çözüm kültürünün geliştirilmesinin önemine vurgu yapıldı. “Nilüfer İçin Ortak Akıl” Ziyaret sonunda konuşan İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, siyasi farklılıkların ötesinde Nilüfer’in ortak değer olduğunu belirterek, ilçenin yaşam kalitesini yükseltecek her çalışmaya destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Çakmak, “Amacımız polemik üretmek değil, vatandaşlarımızın beklentilerini ilgili kurumlara ulaştırmak ve çözüm süreçlerine katkı sunmaktır. Nilüfer’in daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha planlı bir kent olması için ortak akıl, diyalog ve iş birliğinin vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz.” dedi. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona ererken, İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanlığı, vatandaşlardan gelen talep ve önerileri ilgili kurumlarla paylaşmayı ve çözüm süreçlerinin takipçisi olmayı sürdüreceklerini bildirdi.

Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube'den Başhekim Tepkisi: "Çalışan Annelerin Onuru Korunmalıdır" Haber

Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube'den Başhekim Tepkisi: "Çalışan Annelerin Onuru Korunmalıdır"

Sendika, çalışan annelerin yasal haklarını kullanırken küçümseyici ve rencide edici söylemlere maruz bırakıldığını belirterek, olayın sadece bireysel bir sorun değil, tüm sağlık çalışanlarını ilgilendiren ciddi bir hak ihlali olduğunu ifade etti. Açıklamada, başhekimin çalışan annelere yönelik, "Çocuk yaparken bana mı sordunuz?" ve "Doğum yaparken bana mı güvendiniz?" şeklinde ifadeler kullandığının öne sürüldüğü, ayrıca kamuoyuyla paylaşılması uygun görülmeyen daha ağır söylemlerin de dile getirildiği iddia edildi. Sendika, olayla ilgili hukuki ve idari mercilere başvuruların yapıldığını, soruşturma sürecinin ise devam ettiğini belirtti. Buna rağmen hakkında soruşturma yürütülen başhekimin görev süresinin uzatılmasının çalışanlar ve kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğu vurgulandı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından aile kurumunun güçlendirilmesi ve doğum oranlarının artırılmasına yönelik politikalar kapsamında 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiği hatırlatılarak, çalışan anneleri incitecek söylemlerin bu anlayışla bağdaşmadığı ifade edildi. Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı, annelik hakkının Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alındığını belirterek, hiçbir kamu yöneticisinin çalışanların yasal haklarını kullanmaları nedeniyle baskılayıcı veya aşağılayıcı ifadeler kullanamayacağını kaydetti. Sendika açıklamasında şu soruların yanıtlanması istendi: * Çalışan anneleri rencide ettiği iddia edilen ifadeler nedeniyle neden herhangi bir idari yaptırım uygulanmadı? * Hakkında soruşturma devam eden bir yöneticinin görev süresi hangi gerekçeyle uzatıldı? * Bu karar, çalışan anneler ve kamu personeline nasıl bir mesaj veriyor? Öz Sağlık-İş Sendikası Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı, çalışan annelerin haklarını ve onurunu korumak adına hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirterek, soruşturmanın şeffaf şekilde yürütülmesini ve kamu vicdanını rahatlatacak adımların atılmasını istedi.

ÖZGÜR ÖZEL BURSA'YA GELİYOR Haber

ÖZGÜR ÖZEL BURSA'YA GELİYOR

Edinilen bilgilere göre, her hafta sonu farklı bir il ve ilçede vatandaşlarla buluşan Özgür Özel’in önümüzdeki hafta programında Bursa yer alıyor. Özgür Özel'e yakın kaynaklarından alınan kulis bilgilerine göre ziyaret programının ayrıntıları yarın netlik kazanacak. Bursa örgütlerinde ise şimdiden yoğun bir hazırlık süreci başladı. Özellikle son dönemde Bursa'nın Türkiye siyasetindeki ağırlığının artması, kentte yaşanan siyasi gelişmeler ve yerel yönetimlere yönelik tartışmalar nedeniyle Özgür Özel’in Bursa programı büyük önem taşıyor. CHP tabanı kadar siyasi kulislerin de yakından takip ettiği ziyaret kapsamında Özel’in Bursa merkezde geniş katılımlı bir halk buluşması gerçekleştirmesi, ilçe ziyaretlerinde bulunması ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelmesi bekleniyor. Parti teşkilatları, yürüyüş ve miting programının yalnızca Bursa merkeziyle sınırlı kalmayacağını, nüfus yoğunluğu yüksek ilçelerde de vatandaş buluşmalarının planlandığını ifade ediyor. Programın kesinleşmesiyle birlikte güzergâh, saatler ve katılacak isimlerin kamuoyuyla paylaşılacağı belirtiliyor. Özgür Özel son haftalarda yaptığı açıklamalarda, başlattıkları yürüyüşlerin yalnızca bir siyasi etkinlik değil, halkın taleplerini doğrudan dinleme ve demokratik katılımı güçlendirme amacı taşıdığını vurgulamıştı. Özel, "Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür" ifadelerini kullanarak saha çalışmalarını sürdüreceklerini açıklamıştı. Bursa ziyaretinin özellikle yerel yönetimler, ekonomik sorunlar, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntıları, genç işsizliği ve demokrasi gündemine ilişkin önemli mesajlara sahne olması bekleniyor. Kentteki siyasi hareketliliği artıracak programın detaylarının 22 Temmuz Çarşamba günü içerisinde netleşmesi ve Nihat Yeşiltaş tarafından resmi açıklamanın yapılması bekleniyor. Gözler şimdi yeni parti kurmak için kolları sıvayan Özgür yapılacak Özel 'in cezaevinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i ziyaret edip etmeyeceğini sonrasında da Yeşiltaş tarafından yapılacak açıklamalara çevrildi. Özgür Özel’in Bursa programına ilişkin kesin tarih, güzergâh ve katılımcı listesi yarın netleşecek.

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş’ten Sert Çıkış: “Yönetici Atamalarında Çifte Standart Eğitimde Adalet Duygusunu Yaralıyor” Haber

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş’ten Sert Çıkış: “Yönetici Atamalarında Çifte Standart Eğitimde Adalet Duygusunu Yaralıyor”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş, eğitim kurumlarında yönetici görevlendirme süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak özellikle proje okullarındaki yönetici atamalarında yaşandığını ifade ettiği belirsizliklere ve uygulama farklılıklarına sert tepki gösterdi. Eğitim sisteminin temel taşlarından biri olan okul yönetimlerinin; kişisel değerlendirmeler, subjektif tercihler veya belirsiz uygulamalarla değil, hukuk, liyakat, şeffaflık ve fırsat eşitliği ilkeleri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirten Gümüş, yönetici atamalarında tüm eğitim çalışanları için aynı kuralların geçerli olması gerektiğini vurguladı. Fatih Gümüş yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde eğitim kurumlarında yönetici olabilmek isteyen binlerce öğretmenin ciddi bir süreçten geçtiğine dikkat çekerek, "Eğitim çalışanlarımız yıllarını mesleklerine vermekte, yönetici olabilmek için belirlenen sınavlara girmekte, eğitim programlarına katılmakta, çeşitli değerlendirme süreçlerinden geçmekte ve büyük bir rekabet içerisinde görev almak için mücadele etmektedir. Bu süreçlerin elbette geliştirilmesi gereken yönleri olabilir ancak en azından belirli kurallara, ölçülebilir kriterlere ve herkes için geçerli olan bir sisteme dayanmaktadır." ifadelerini kullandı. “Aynı görev için farklı uygulamalar kabul edilemez” Proje okullarındaki yönetici görevlendirme süreçlerinin diğer eğitim kurumlarından farklı ilerlediğini belirten Gümüş, burada objektif, açık ve denetlenebilir kriterlerin bulunmamasının eğitim camiasında ciddi soru işaretlerine neden olduğunu dile getirdi. Gümüş, "Bir tarafta yazılı sınavlara giren, eğitimlere katılan, değerlendirmelerden geçen ve belirli kriterleri yerine getirmeye çalışan binlerce eğitimci bulunmaktadır. Diğer tarafta ise aynı sorumluluk ve yetkiye sahip yönetim görevlerine farklı yöntemlerle yapılan görevlendirmeler söz konusu olabilmektedir. Bu durum doğal olarak eğitim çalışanlarımız arasında adalet duygusunun sorgulanmasına yol açmaktadır." dedi. Eğitim yönetiminde güven ortamının ancak eşitlik ve şeffaflıkla sağlanabileceğini belirten Gümüş, "Aynı göreve talip olan eğitimciler arasında farklı değerlendirme yöntemlerinin uygulanması, çalışma barışını olumsuz etkiler. Eğitim çalışanları kendileri için ayrıcalık istemiyor; yalnızca herkes için aynı şekilde uygulanan adil bir sistem talep ediyor." açıklamasında bulundu. “Belirsizlik kurumsal huzuru zedeliyor” Proje okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin görevlendirme süreçlerine ilişkin kamuoyunda yeterli açıklık bulunmadığını ifade eden Fatih Gümüş, belirsizliğin eğitim kurumlarında motivasyon kaybına neden olduğunu söyledi. Gümüş açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir eğitim kurumunda görev yapan yöneticilerin hangi kriterlere göre belirlendiği, görev sürelerinin nasıl değerlendirildiği, kimlerin hangi gerekçelerle göreve devam ettiği veya görevden ayrıldığı açık ve anlaşılır olmalıdır. Şeffaf olmayan her uygulama, beraberinde soru işaretlerini getirir. Eğitim çalışanlarının emeğinin, tecrübesinin ve mesleki birikiminin hangi ölçütlerle değerlendirildiğini bilmesi gerekir." "Belirsizliğin olduğu yerde güven ortamı oluşmaz. Güvenin olmadığı bir çalışma ortamında ise kurumsal aidiyet zayıflar, motivasyon düşer ve eğitim kalitesi bundan doğrudan etkilenir." “Eğitimde kalite, liyakatli kadrolarla mümkündür” Eğitimde başarının yalnızca fiziki yatırımlar veya akademik hedeflerle değil, aynı zamanda nitelikli ve liyakat sahibi yöneticilerle mümkün olacağını ifade eden Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş, yönetici belirleme süreçlerinde temel alınması gereken ilkeleri sıraladı. Gümüş, "Eğitim kurumlarını yönetecek kişilerin belirlenmesinde esas alınması gereken kriterler bellidir. Mesleki deneyim, başarı, eğitim, yönetim becerisi, objektif değerlendirme ve liyakat temel ölçütler olmalıdır. Kişiye göre değişen, önceden bilinmeyen veya denetlenemeyen uygulamalar eğitim sistemine zarar verir." diye konuştu. Türk Eğitim-Sen’den çağrı: “Proje okullarında da objektif sistem uygulanmalı” Türk Eğitim-Sen olarak taleplerinin açık ve net olduğunu belirten Gümüş, proje okullarında yapılacak yönetici görevlendirmelerinin de diğer eğitim kurumlarında olduğu gibi belirli kurallara bağlanması gerektiğini söyledi. Fatih Gümüş, "Proje okullarındaki yönetici görevlendirmelerinde de eğitim, değerlendirme ve atama süreçleri şeffaf hale getirilmelidir. Eğitim çalışanlarının geleceğini etkileyen bu kadar önemli görevler; kişisel takdirlerle değil, ölçülebilir başarı kriterleri, liyakat ve hukuk çerçevesinde belirlenmelidir." ifadelerini kullandı. “Adalet ayrıcalık değil, eşit uygulamadır” Açıklamasının sonunda adalet ve eşitlik vurgusu yapan Gümüş, eğitim çalışanlarının beklentisinin ayrıcalık değil, herkes için geçerli olan adil bir sistem olduğunu belirtti. Gümüş şu ifadeleri kullandı: "Adalet, bir kesime sağlanan ayrıcalık değildir. Adalet; kuralların herkes için aynı şekilde uygulanmasıdır. Eğitim çalışanlarımızın beklentisi de budur. Kimse özel bir uygulama istemiyor. İstenen şey; emeğin, tecrübenin ve liyakatin karşılık bulduğu, güven veren ve herkes tarafından kabul edilen bir yönetici atama sistemidir." Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş, eğitimde kalite ve çalışma barışının korunması için yönetici görevlendirme süreçlerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, konunun takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.