SON DAKİKA
Hava Durumu

#Deva Partisi

Bursailkhaber - Deva Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deva Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler'den Sert Tepki: "Kurtuluş Savaşı'nı Müfredattan Silemezsiniz, Bu Milletin Hafızasına Yapılmış Açık Bir Saldırıdır" Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler'den Sert Tepki: "Kurtuluş Savaşı'nı Müfredattan Silemezsiniz, Bu Milletin Hafızasına Yapılmış Açık Bir Saldırıdır"

"Kurtuluş Savaşı ifadesini müfredattan kaldırıyoruz. Neden kurtulmuşuz?" sorusunu kamuoyuna yönelten Genişler, alınmak istenen kararın tarihsel gerçekleri gölgelemeye yönelik olduğunu ileri sürdü. "Bu Karar Bir Kelimeyi Değil, Bir Milletin Hafızasını Hedef Alıyor" Basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaklaşımına sert eleştiriler yönelten Recep Genişler, Kurtuluş Savaşı'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolun temel taşı olduğunu ifade etti. Genişler açıklamasında, "Kurtuluş Savaşı ifadesinin müfredattan çıkarılacağı yönündeki açıklamayı büyük bir şaşkınlık ve derin bir üzüntüyle karşılıyoruz. Bu yalnızca bir kavram değişikliği değildir. Bu karar, milletimizin hafızasına, tarihine, kimliğine ve bağımsızlık mücadelesine yapılmış açık bir saldırıdır." ifadelerine yer verdi. "Kurtuluş Savaşı Bir Milletin Yeniden Ayağa Kalkış Hikâyesidir" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı'nın açıklamasında Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca askeri bir mücadele olmadığı vurgulandı. Açıklamada, 1919-1923 yılları arasında verilen mücadelenin; İşgale karşı verilen bağımsızlık savaşı, Sevr Anlaşması ile planlanan parçalanmaya karşı direniş, Mandaya ve yabancı devletlerin kontrolüne karşı milli iradenin savunulması, Esarete karşı özgürlüğün kazanılması, Cehalete ve geri kalmışlığa karşı çağdaş bir devlet inşa etme mücadelesi olduğu ifade edildi. Recep Genişler, Kurtuluş Savaşı'nın yokluk içerisinde verilen büyük bir bağımsızlık destanı olduğunu belirterek, bu mücadelenin yalnızca cephede değil; eğitimde, hukukta, ekonomide ve toplumsal dönüşümde de kazanıldığını dile getirdi. "Neden Kurtulduk?" Basın açıklamasında dikkat çeken bölümlerden biri de "Neden Kurtulmuşuz?" başlığı oldu. Bu bölümde Türkiye'nin; İşgal kuvvetlerinden kurtulduğu, Anadolu'nun parçalanmasının önüne geçildiği, Milletin kendi kaderini tayin ettiği, Esaret zincirlerini kırdığı, Bağımsız ve egemen bir devlet kurduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca Kurtuluş Savaşı sonunda Cumhuriyet'in ilan edildiği, millet egemenliğine dayanan yeni bir devletin kurulduğu, kadın haklarından eğitim reformlarına kadar birçok alanda köklü dönüşümlerin gerçekleştirildiği ifade edildi. "Tarihinden Koparılan Millet Geleceğini İnşa Edemez" Recep Genişler, tarih bilincinin gelecek nesiller açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, Kurtuluş Savaşı kavramının müfredattan çıkarılmasının çocukların milli tarih şuurlarını zayıflatacağını savundu. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: "Bir toplum, geçmişini hatırladığı sürece güçlüdür. Tarihini unutan toplumlar ise başkalarının gölgesinde yaşamaya mahkûm olur. Kurtuluş Savaşı ifadesinin müfredattan çıkarılması, gelecek nesillerin tarihsel gerçeklerden uzak yetişmesine neden olacaktır." "Cumhuriyetin Temelini Oluşturan Mücadeleyi Yok Sayamazsınız" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı açıklamasında, Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca askeri bir zafer olmadığı; Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin ve bağımsızlık iradesinin temelini oluşturduğu ifade edildi. Genişler, bu kavramın eğitim müfredatından çıkarılmasının tarihsel gerçekleri değiştirmeyeceğini belirterek, hiçbir idari düzenlemenin milletin ortak hafızasını silemeyeceğini savundu. "Bu Kararın Geri Çekilmesini Talep Ediyoruz" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı, açıklamanın sonunda Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunarak söz konusu düzenlemenin geri çekilmesini istedi. Açıklamada; Tarihe yönelik bu yaklaşımın kabul edilemez olduğu, Kurtuluş Savaşı'nın eğitim müfredatından çıkarılamayacağı, Çocukların milli mücadele bilinciyle yetişmesinin önem taşıdığı, Kararın derhal geri alınması gerektiği, Gerekmesi halinde hukuki, siyasi ve toplumsal zeminde mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi. Recep Genişler, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu vatan kolay kazanılmadı. 1071'de Malazgirt'te başlayan yürüyüş, 1453'te İstanbul'un fethiyle devam etti, 1919'da Samsun'da yeniden dirilişe dönüştü ve 1923'te Cumhuriyet ile taçlandı. Bu millet, Kurtuluş Savaşı'nı tarihinden de hafızasından da sildirmeyecektir."

DEVA Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Osman Yılmaz: "Türkiye'de Emekliler Geçim Mücadelesi Veriyor, Emeklilerin Feryadı Artık Duyulmalıdır" Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Osman Yılmaz: "Türkiye'de Emekliler Geçim Mücadelesi Veriyor, Emeklilerin Feryadı Artık Duyulmalıdır"

Emekliler Haftası'nın kutlama değil, emeklilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların güçlü şekilde gündeme taşınması gereken bir farkındalık haftası olduğunu ifade eden Yılmaz, yıllarca ülke ekonomisine, üretimine ve kamu hizmetlerine emek veren vatandaşların bugün yoksulluk sınırının çok altında maaşlarla yaşamaya mahkûm edildiğini dile getirdi. "Emekliler Yıllardır Aynı Talepleri Dile Getiriyor" Osman Yılmaz, emeklilerin uzun süredir çözüm bekleyen temel sorunlarının görmezden gelindiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Emeklilerimiz yıllardır insanca yaşayabilecek bir gelir talep ediyor. Seyyanen zam, refah payı, ek ödeme oranlarının artırılması, bayram ikramiyelerinin gerçek alım gücünü karşılayacak seviyeye çıkarılması artık ertelenemez taleplerdir. Bunun yanında aylık bağlama oranlarının yeniden düzenlenmesi, kök maaş uygulamasının kaldırılması ve intibak düzenlemesinin hayata geçirilmesi milyonlarca emeklinin ortak beklentisidir." Yılmaz ayrıca prim gün sayıları, kısmi emeklilik uygulamaları, Bağ-Kur'luların yaşadığı mağduriyetler, staj ve çıraklık sigortası mağdurları ile emeklilik sistemindeki diğer adaletsizliklerin de kapsamlı bir reformla çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti. Sağlık hizmetlerinden yararlanırken alınan katkı paylarının özellikle sabit gelirli emekliler üzerinde ciddi yük oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, emeklilere sağlıkta katkı payı muafiyeti getirilmesinin sosyal devletin gereği olduğunu söyledi. "Yaklaşık 17 Milyon Emekli Geçim Sıkıntısıyla Karşı Karşıya" Türkiye'deki emekli nüfusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, ülkede bugün 16 milyon 993 bin 274 emekli bulunduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı: 11 milyon 520 bin 51 işçi emeklisi, 2 milyon 921 bin 561 esnaf ve çiftçi emeklisi, 2 milyon 555 bin 659 memur emeklisi. Ortalama emeklilik yaşının 48 olduğunu belirten Yılmaz, en düşük emekli maaşının 20 bin TL seviyesinde kaldığını, emeklilerin büyük bölümünün bu gelirle yaşamını sürdürmeye çalıştığını söyledi. Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre emeklilerin yaklaşık yüzde 34'ü, yani yaklaşık 5 milyon 250 bin kişi en düşük emekli maaşıyla yaşamını sürdürürken, yaklaşık yüzde 90'ı, yani 15 milyona yakın emekli ise 25 bin TL civarında maaş almaktadır. "Emekli Maaşları Açlık Sınırının Çok Altında" Haziran 2026 itibarıyla açlık sınırının 35 bin 174 TL, yoksulluk sınırının ise 114 bin 576 TL seviyesine ulaştığını hatırlatan Osman Yılmaz, mevcut maaşların emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. "Bugün ülkemizde neredeyse bütün emeklilerimiz açlık sınırının altında gelirle yaşam mücadelesi vermektedir. Hayatlarının en huzurlu olması gereken döneminde ekonomik kaygılarla yaşamaya çalışan emeklilerimiz, bırakın sosyal hayata katılmayı, temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlanmaktadır." "Resmî Enflasyon ile Gerçek Hayat Arasında Büyük Uçurum Var" Ekonomik göstergelerin vatandaşın günlük yaşamındaki gerçekleri yansıtmadığını savunan Yılmaz, resmî verilere göre beş aylık enflasyonun yüzde 16,59, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,61 olarak açıklandığını ancak özellikle gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki fiyat artışlarının bunun çok üzerinde gerçekleştiğini ifade etti. "Market raflarında, pazarda, kiralarda ve faturalarda yaşanan artışlar karşısında emekli maaşları her geçen gün daha da erimektedir. Emeklilerimiz ömürlerinin sonbaharını huzur içinde geçirmek yerine geçim derdiyle mücadele etmek zorunda bırakılmıştır." "Emeklilik Dinlenme Değil, Yeniden Çalışma Dönemine Dönüştü" Yılmaz, ekonomik şartlar nedeniyle emeklilerin yeniden çalışma hayatına dönmek zorunda kaldığını belirterek dikkat çeken rakamlar paylaştı. Buna göre 2020 yılında sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olarak çalışan emekli sayısı 746 bin 666 iken, 2026 yılında bu sayı yüzde 185,23 artışla 2 milyon 130 bine ulaştı. "Üstelik bu rakamlar yalnızca SGK kayıtlarına yansıyan çalışan emeklileri göstermektedir. Kayıt dışı çalışmak zorunda kalan emekliler de dikkate alındığında gerçek sayı bunun çok daha üzerindedir. Emeklilik artık dinlenme ve huzur dönemi olmaktan çıkmış, geçim mücadelesinin sürdüğü ikinci bir çalışma hayatına dönüşmüştür." "Emeklilerimiz Bunu Hak Etmiyor" Osman Yılmaz, Türkiye'nin sosyal devlet anlayışını yeniden güçlendirecek ekonomik ve sosyal politikalara ihtiyaç duyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Emeklilerimiz yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, vergisini vermiş, üretmiş, alın teri dökmüş insanlardır. Bugün yaşadıkları tabloyu kesinlikle hak etmiyorlar. Emeklilerimizin insanca yaşayabileceği bir ekonomik düzen kurulması artık ertelenemez bir zorunluluktur." "DEVA Partisi Emeklilerin Yanındadır" İktidarın emeklilerin sesini duymadığını söyleyen Yılmaz, DEVA Partisi'nin emeklilerin taleplerini yakından takip ettiğini belirtti. "Biz DEVA Partisi olarak yalnızca Emekliler Haftası'nda değil, yılın her günü emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıları görüyor, taleplerini dinliyor ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyoruz. Adaletin, liyakatin, istişarenin ve güçlü ekonominin yeniden tesis edildiği bir Türkiye mümkündür." "Türkiye'nin Yeni Bir Yönetim Anlayışına İhtiyacı Var" Açıklamasının sonunda siyasi değerlendirmelerde de bulunan Osman Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümü için yönetim anlayışının değişmesi gerektiğini ifade etti. "Ülkemizin yeniden güven veren, öngörülebilir ve üretimi önceleyen ekonomi politikalarına ihtiyacı vardır. Bu değişimi gerçekleştirecek kadrolar Sayın Ali Babacan liderliğindeki DEVA Partisi kadrolarıdır. Emeklilerimiz başta olmak üzere toplumun her kesiminin huzur, refah ve adalet içinde yaşayacağı bir Türkiye'yi inşa etmek mümkündür. Yapılacak ilk seçimde vatandaşlarımızın desteğiyle iktidara geldiğimizde, bütün vatandaşlarımızın olduğu gibi emeklilerimizin de DEVA'sı olacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.