SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kamu Yararı

Bursailkhaber - Kamu Yararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Yararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim heyecanı: Katılım Grubu yeniden adaylığını açıkladı Haber

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim heyecanı: Katılım Grubu yeniden adaylığını açıkladı

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim süreci yaklaşırken Katılım Grubu, yeni dönem için hazırladığı yönetim kadrosunu ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini açıkladı. Grubun adaylık açıklamasını mevcut Oda Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkan Adayı Veteriner Hekim Melike Baysal yaptı. Baysal, açıklamasında seçim sürecini yalnızca bir yönetim değişikliği veya koltuk yarışı olarak görmediklerini vurgularken, yeniden adaylıklarının temelinde nasıl bir meslek örgütü istediklerine ilişkin anlayışın bulunduğunu ifade etti. Katılım Grubu’nun iki yıl önce “Önce meslek, sonra meslektaş” anlayışıyla yola çıktığını belirten Baysal, veteriner hekimliğin farklı çalışma alanlarının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi. “Veteriner hekimliğin hiçbir alanını birbirinden ayrı görmedik” Veteriner hekimlerin çalışma alanlarının farklılaşmasının mesleki sorunların ortak olmadığı anlamına gelmediğini dile getiren Baysal, kliniklerden kamu kurumlarına, kırsaldan akademiye, laboratuvarlardan gıda ve ilaç sektörüne kadar geniş bir meslek grubuna hitap eden bir oda anlayışını benimsediklerini söyledi. Baysal, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Klinik sahibi meslektaşımızın sorunu da bizimdir, klinikte ve hastanede çalışan meslektaşımızın sorunu da. Kamuda çalışan meslektaşımızın sorunu da bizimdir. Genç veteriner hekimin mesleğe tutunma mücadelesi de, yıllarını bu mesleğe vermiş emekli meslektaşımızın ve veteriner fakültesi öğrencilerinin sorunları da bizimdir.” Kırsalda üreticiyle birlikte çalışan veteriner hekimlerin yanı sıra akademide, laboratuvarlarda, gıda ve ilaç sektöründe ve yerel yönetimlerde görev yapan meslektaşların sorunlarının da Oda’nın çalışma alanında olduğunu belirten Baysal, “Mesleğimizin bir parçasını geride bırakırsak, aslında hepimizi geride bırakmış oluruz” ifadelerini kullandı. Bu anlayış doğrultusunda görev yaptıkları iki yıllık dönemde farklı çalışma alanlarındaki veteriner hekimlerle temas kurduklarını, sorunları dinlediklerini ve çözüm üretmeye çalıştıklarını aktaran Baysal, Oda’nın yetki sınırları içerisinde çözülebilecek konularda doğrudan mücadele ettiklerini, Oda’nın yetkisini aşan sorunları ise Bakanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili kurumların gündemine taşıdıklarını söyledi. İki yılda 45 basın açıklaması, 21 meslek içi eğitim Katılım Grubu’nun iki yıllık görev döneminde gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin de bilgi veren Baysal, bu süreçte 45 basın açıklaması, 21 meslek içi eğitim, 4 halka açık seminer, 2 çalıştay ve 1 sempozyum düzenlediklerini açıkladı. Mesleki gelişimin Oda çalışmalarının önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Baysal, veteriner hekimlerin ek bir bütçe ayırmasına gerek kalmadan katılabilecekleri sürekli eğitim programları düzenlediklerini ifade etti. Bu eğitimlerde klinik işletmeciliği, kalite yönetim sistemleri ve farklı çalışma alanlarına yönelik mesleki başlıkların ele alındığını aktaran Baysal, veteriner fakültesi öğrencilerinin de bazı programlara dahil edildiğini belirtti. Mesleki dayanışmanın yalnızca sorun yaşandığında meslektaşın yanında bulunmak anlamına gelmediğini vurgulayan Baysal, bilgi paylaşımının, meslektaşların gelişimine katkı sunmanın ve mesleğin geleceğini birlikte şekillendirmenin de dayanışmanın parçası olduğunu söyledi. Yeni komisyonlar ve akademik koordinasyon oluşturuldu Katılım Grubu döneminde Oda bünyesindeki çalışma alanlarının çeşitlendirilmesine yönelik yapılanmalar da oluşturuldu. Baysal’ın verdiği bilgilere göre Oda bünyesinde Genç Düşünce, Klinik, Mevzuat, Gıda ve Veteriner Hekimliği Halk Sağlığı ile Belediye Veteriner Hekimleri komisyonları oluşturuldu. Bunun yanı sıra akademik çalışmaların koordinasyonu amacıyla Akademik Koordinatörlük kuruldu. Bu yapılanmalarla birlikte meslek örgütünün yalnızca yönetim kurulu merkezli bir çalışma yürütmesinin önüne geçilmesinin ve farklı uzmanlık alanlarından meslektaşların Oda faaliyetlerine daha fazla dahil edilmesinin amaçlandığı belirtildi. Şap hastalığında sahaya çıkıldı, üreticilerle temas kuruldu Katılım Grubu, görev süresince veteriner hekimlik mesleğinin yanı sıra hayvan sağlığı ve hayvancılıkla ilgili gelişmelerde de sahadaki sorunlara odaklandığını belirtti. Şap hastalığı sürecinde köylere giderek üreticilerle bir araya geldiklerini aktaran Baysal, hastalıkla mücadelede sahadaki gelişmeleri ve üreticilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini söyledi. Hayvancılık ve tarım alanındaki çalışmalara da değinen Baysal, BUSİAD ve Nilüfer Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çalıştaylara Akademik Koordinatörlük aracılığıyla akademik koordinasyon desteği sunduklarını ifade etti. Mesleki sorunlardan güvenilir gıdaya, hayvan hastalıklarından hayvancılık politikalarına, çevre ve kent politikalarından hayvan refahına kadar farklı başlıklarda çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Sahipsiz hayvanlar konusunda mevzuat ve uygulama takibi Sahipsiz hayvanlara ilişkin düzenlemelerin de Oda’nın gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirten Baysal, 7527 sayılı Kanun’un hazırlık ve uygulama süreçlerini yakından takip ettiklerini söyledi. Bu kapsamda Meclis çalışmalarına katıldıklarını ve Bursa’daki uygulamaları İl Hayvan Koruma Kurulu toplantıları üzerinden izlediklerini belirten Baysal, mevzuatın sahadaki yansımalarının ve hayvan sağlığı ile refahı açısından ortaya çıkan sonuçların takipçisi olduklarını ifade etti. Yerel yönetimlerle yapılan işbirliklerine de dikkat çeken Baysal, Osmangazi Belediyesi ile sahipsiz hayvanların sağlık ve refahına yönelik bir işbirliği protokolü gerçekleştirildiğini söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile de yetiştiricilerin desteklenmesi, hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması ve hayvan sağlığının korunmasına yönelik destek protokolü yapıldığını aktardı. “Veteriner hekimliği kendi sınırlarına hapsetmedik” Baysal, meslek örgütlerinin yalnızca kendi meslek grubunun ekonomik veya özlük sorunlarına odaklanmasının yeterli olmadığını savundu. Veteriner hekimliğin toplumdan bağımsız bir meslek olmadığını belirten Baysal, bu nedenle Uludağ’ın geleceğinden madenciliğe, depremlerden yangınlara, savaşlardan gıda güvenliğine kadar pek çok başlığın veteriner hekimlik mesleğini doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendirdiğini söyledi. Özellikle gıdada taklit ve tağşiş ile internet üzerinden kontrolsüz ilaç satışının hem meslek hem de toplum sağlığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Baysal, veteriner hekimliğin hayvan sağlığıyla sınırlı olmayan, insan sağlığı ve güvenilir gıda zinciriyle doğrudan bağlantılı bir alan olduğunu vurguladı. Bursa’da akademik ve meslek örgütleriyle işbirliği güçlendirildi Katılım Grubu, görev süresinde akademik kurumlarla ve diğer meslek örgütleriyle ilişkilerin geliştirilmesini de öncelikli alanlardan biri olarak açıkladı. Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile işbirliğinin güçlendirildiğini belirten Baysal, Bursa’daki akademik odalarla ilişkilerin de geliştirildiğini söyledi. Bursa Veteriner Hekimler Odası tarihinde ilk kez BAOB Dönem Sözcülüğü görevini üstlendiklerini açıklayan Baysal, bunun akademik meslek odaları arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Baysal, Oda’nın bu süreçte kentteki çevre, sağlık, tarım, hayvancılık ve kamu yararını ilgilendiren konularda diğer meslek örgütleriyle ortak hareket etme anlayışını geliştirdiğini ifade etti. Uluslararası mesleki ilişkiler de gündeme taşındı Katılım Grubu’nun açıklamasında uluslararası mesleki ilişkiler de ayrı bir başlık olarak yer aldı. Baysal, İtalya Kadın Veteriner Hekimler Derneği Başkanı ile Türkiye’nin farklı bölgelerindeki veteriner hekimlerin katılımına açık çevrim içi bir söyleşi gerçekleştirdiklerini belirterek, farklı ülkelerdeki veteriner hekimlik uygulamalarının ve meslek örgütlenmelerinin takip edilmesine önem verdiklerini söyledi. “Odamızı hiçbir siyasi partinin arka bahçesi yapmadık” Açıklamanın öne çıkan başlıklarından biri de Bursa Veteriner Hekimler Odası’nın bağımsızlığı ve özerkliği oldu. Oda’nın herhangi bir siyasi parti veya kurumla özdeşleşmesine izin vermediklerini vurgulayan Baysal, mesleki sorunların çözümü için farklı siyasi görüşlerden ve kurumlardan tüm taraflarla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak Oda’nın meslek örgütü kimliğinden taviz vermediklerini söyledi. Baysal, konuya ilişkin mesajını şu sözlerle ortaya koydu: “Hiçbir kurumun bürosu da olmadık, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi de. Olmayacağız.” Katılım Grubu’nun bağlılığının herhangi bir kuruma veya siyasi partiye değil; veteriner hekimlik mesleğine, meslektaşlara, bilime, hukuka ve kamu yararına olduğunu belirten Baysal, Cumhuriyet, bilim ve aydınlanma değerlerinin de Oda’nın temel yaklaşımında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle genç veteriner hekimlerin Oda’da kendilerine yer bulmasını ve mesleğin geleceğinde söz sahibi olduklarını hissetmelerini önemsediklerini söyledi. “Mesleğin sorunlarını kamuoyuna taşıdık” Görev süresince basın çalışmalarına da ağırlık verdiklerini belirten Baysal, veteriner hekimlerin ve mesleğin sorunlarının yalnızca meslek örgütü içerisinde tartışılmadığını, kamuoyunun gündemine de taşındığını söyledi. Halka açık söyleşiler aracılığıyla toplumun hayvan sağlığı, insan sağlığı, gıda güvenliği ve hayvan refahı konularında bilgilendirilmesine çalışıldığını ifade eden Baysal, toplumu ilgilendiren mesleki konularda Oda’nın izleyici konumunda kalmadığını belirtti. Hayvanların yaşadığı sorunlarda onların sesi olmaya çalıştıklarını kaydeden Baysal, meslek örgütünün kamusal sorumluluğunun yalnızca veteriner hekimlerin haklarını savunmakla sınırlı olmadığını dile getirdi. İnternetten ilaç satışına karşı mücadele vurgusu Baysal’ın açıklamasında veteriner ilaçlarının internet üzerinden kontrolsüz biçimde satışa sunulması da önemli başlıklardan biri oldu. İnternet üzerinden gerçekleştirilen ilaç satışlarının veteriner hekimlerin mesleki hakları açısından olduğu kadar hayvan sağlığı ve kamu sağlığı açısından da risk oluşturduğunu belirten Baysal, bu alandaki mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Petshoplar üzerinden gerçekleştirilen ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturabilecek satışlara karşı da çalışma yürüttüklerini belirten Baysal, veteriner hekimlik mesleğini savunmanın aynı zamanda hayvanların, insanların ve toplumun sağlığını savunmak anlamına geldiğini ifade etti. Yeni dönemin gündeminde veteriner fakülteleri ve istihdam var Katılım Grubu’nun yeni dönem hedeflerinin merkezinde ise veteriner hekimlik mesleğinin geleceği bulunuyor. Baysal, Türkiye’de veteriner fakültelerinin ve veteriner hekim sayısının hızlı biçimde artmasının mesleğin temel sorunlarından biri haline geldiğini savundu. Veteriner fakültelerinin sayısındaki plansız artışın eğitim kalitesi, mezunların istihdamı ve mesleğin geleceği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baysal, yeni dönemde bu konuda daha etkin mücadele edeceklerini söyledi. Veteriner hekimlik eğitimindeki eşitsizliklerin giderilmesi, fakültelerin niteliğinin yükseltilmesi ve mesleğin ihtiyaçları doğrultusunda planlama yapılması gerektiğini ifade eden Baysal, kamu sektöründeki veteriner hekim istihdamının da artırılması gerektiğini vurguladı. “Veteriner Hekimliğin Geleceği Çalıştayı” düzenlenecek Katılım Grubu, yeni dönemde yalnızca mevcut sorunlara tepki veren değil, mesleğin geleceğine ilişkin politika önerileri geliştiren bir Oda anlayışını güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. Bu kapsamda Veteriner Hekimliğin Geleceği Çalıştayı ile Hayvancılık Çalıştayı düzenleneceği bildirildi. Çalıştaylarda veteriner hekimlik eğitimi, istihdam, çalışma koşulları, hayvancılığın geleceği, üretici-veteriner hekim ilişkisi ve hayvan sağlığı politikalarının kapsamlı biçimde ele alınması planlanıyor. Baysal, hedeflerinin sorunları yalnızca tespit etmek değil, çözüm önerileri geliştirerek meslek örgütünün karar alma süreçlerinde daha etkin bir rol üstlenmesini sağlamak olduğunu belirtti. Çiftlik hayvanları alanındaki veteriner hekim sayısına dikkat çekildi Açıklamada hayvancılık alanında çalışan veteriner hekimlerin sayısındaki azalmaya ilişkin dikkat çekici bir karşılaştırma da yapıldı. Baysal, 2002 yılında ilçelerde ve kırsalda çiftlik hayvanları alanında faaliyet gösteren kliniklerin toplam kliniklere oranının yüzde 76 olduğunu, bu oranın 2024 yılında yüzde 16’ya kadar gerilediğini söyledi. Bu değişimin yalnızca veteriner hekimlerin çalışma alanlarının dönüşümü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Baysal, hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği ve üreticilerin veteriner hekimlik hizmetlerine erişimi açısından da konunun ele alınması gerektiğini ifade etti. Aile tipi işletmelerin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Baysal, üreticilerin ihtiyaç duydukları veteriner hekimlik hizmetlerine daha kolay erişebilmesinin hem hayvan sağlığı hem de sürdürülebilir hayvancılık açısından kritik olduğunu söyledi. Veteriner Hekimliğinde Uzmanlık için özel çalışma Katılım Grubu’nun yeni dönem hedeflerinden bir diğerini ise Veteriner Hekimliğinde Uzmanlık oluşturuyor. Baysal, 2018 yılından bu yana elde edilen bilgi ve deneyim doğrultusunda veteriner hekimlikte uzmanlık konusunda özel bir çalışma yürüteceklerini açıkladı. Bu sürecin yalnızca mevzuat ve kurumsal düzenlemeler açısından değil, veteriner hekimlerin mesleki gelişimi ve uzmanlık alanlarının geleceği bakımından da takip edileceği belirtilirken, süreç boyunca meslektaşların düzenli biçimde bilgilendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Katılımcı yönetim anlayışı daha da büyütülecek Baysal, yeni dönemde yönetim anlayışlarının temelini oluşturan katılımcılığı daha ileri bir noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi. Bir meslek örgütünün birkaç kişinin çabasıyla değil, üyelerinin aktif katılımıyla güçleneceğini belirten Baysal, farklı çalışma alanlarından veteriner hekimlerin Oda faaliyetlerinde daha fazla söz sahibi olmasının öncelikleri arasında olduğunu ifade etti. Katılım Grubu’nun iki yıllık dönemde deneyim kazandığını ve yeni döneme daha güçlü bir kadro ve daha fazla birikimle hazırlandığını belirten Baysal, “Daha deneyimli, daha güçlü ve daha kararlı olarak yeniden yola çıkıyoruz” dedi. “En büyük sözümüz: Kimseyi arkada bırakmamak” Baysal, açıklamasının sonunda Katılım Grubu’nun seçim sloganını da kamuoyuyla paylaştı. Veteriner hekimliğin geleceğinin bütün meslektaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirten Baysal, oda yönetiminin herhangi bir grubun veya çalışma alanının değil, tüm veteriner hekimlerin ortak çatısı olması gerektiğini söyledi. Baysal, yeniden adaylıklarının yalnızca bir yönetim seçimi olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz bir koltuk için aday değiliz. Biz, veteriner hekimliğin geleceğini birlikte kurmak için adayız. Oda hepimizin. Meslek hepimizin. Gelecek hepimizin.” Açıklamasını “Kimseyi arkada bırakmadan, birlikte kuracağız” mesajıyla tamamlayan Baysal, Katılım Grubu’nun yeni dönem için hazır olduğunu belirtti. Katılım Grubu’nun seçim sürecindeki temel mesajı ise “Kimseyi arkada bırakmadan” olarak öne çıktı. Katılım Grubu’nun BVHO aday listesi Yönetim Kurulu Asıl Adayları Veteriner Hekim Melike Baysal Uzman Veteriner Hekim Yusuf Enginar Prof. Dr. Burcu Üstüner Veteriner Hekim Mustafa Hakkı Tahtasız Veteriner Hekim Oğuz Yiğit Yönetim Kurulu Yedek Adayları Veteriner Hekim Mert Tunaer Dr. Özlem Hasanoğlu Veteriner Hekim Serkan Albay Veteriner Hekim Seyran Kasımi Veteriner Hekim Engin Gümüş Katılım Grubu, seçimlere “önce meslek, sonra meslektaş” anlayışıyla başlayan iki yıllık sürecin ardından, yeni dönemde veteriner hekimlik mesleğinin geleceğine yönelik daha kapsamlı çalışmalar yapma hedefiyle yeniden üyelerin karşısına çıkıyor. Grubun açıklamasında; mesleki dayanışma, bağımsız ve özerk oda anlayışı, bilimsel yaklaşım, hukuka bağlılık, kamu yararı, hayvan ve halk sağlığı ile katılımcı yönetim anlayışının yeni dönemin temel başlıkları olacağı vurgulandı. Katılım Grubu’nun seçim mesajı: “Kimseyi arkada bırakmadan, birlikte kuracağız.”

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim heyecanı: Katılım Grubu yeniden adaylığını açıkladı Haber

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim heyecanı: Katılım Grubu yeniden adaylığını açıkladı

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim süreci yaklaşırken Katılım Grubu, yeni dönem için hazırladığı yönetim kadrosunu ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini açıkladı. Grubun adaylık açıklamasını mevcut Oda Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkan Adayı Veteriner Hekim Melike Baysal yaptı. Baysal, açıklamasında seçim sürecini yalnızca bir yönetim değişikliği veya koltuk yarışı olarak görmediklerini vurgularken, yeniden adaylıklarının temelinde nasıl bir meslek örgütü istediklerine ilişkin anlayışın bulunduğunu ifade etti. Katılım Grubu’nun iki yıl önce “Önce meslek, sonra meslektaş” anlayışıyla yola çıktığını belirten Baysal, veteriner hekimliğin farklı çalışma alanlarının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi. “Veteriner hekimliğin hiçbir alanını birbirinden ayrı görmedik” Veteriner hekimlerin çalışma alanlarının farklılaşmasının mesleki sorunların ortak olmadığı anlamına gelmediğini dile getiren Baysal, kliniklerden kamu kurumlarına, kırsaldan akademiye, laboratuvarlardan gıda ve ilaç sektörüne kadar geniş bir meslek grubuna hitap eden bir oda anlayışını benimsediklerini söyledi. Baysal, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Klinik sahibi meslektaşımızın sorunu da bizimdir, klinikte ve hastanede çalışan meslektaşımızın sorunu da. Kamuda çalışan meslektaşımızın sorunu da bizimdir. Genç veteriner hekimin mesleğe tutunma mücadelesi de, yıllarını bu mesleğe vermiş emekli meslektaşımızın ve veteriner fakültesi öğrencilerinin sorunları da bizimdir.” Kırsalda üreticiyle birlikte çalışan veteriner hekimlerin yanı sıra akademide, laboratuvarlarda, gıda ve ilaç sektöründe ve yerel yönetimlerde görev yapan meslektaşların sorunlarının da Oda’nın çalışma alanında olduğunu belirten Baysal, “Mesleğimizin bir parçasını geride bırakırsak, aslında hepimizi geride bırakmış oluruz” ifadelerini kullandı. Bu anlayış doğrultusunda görev yaptıkları iki yıllık dönemde farklı çalışma alanlarındaki veteriner hekimlerle temas kurduklarını, sorunları dinlediklerini ve çözüm üretmeye çalıştıklarını aktaran Baysal, Oda’nın yetki sınırları içerisinde çözülebilecek konularda doğrudan mücadele ettiklerini, Oda’nın yetkisini aşan sorunları ise Bakanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili kurumların gündemine taşıdıklarını söyledi. İki yılda 45 basın açıklaması, 21 meslek içi eğitim Katılım Grubu’nun iki yıllık görev döneminde gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin de bilgi veren Baysal, bu süreçte 45 basın açıklaması, 21 meslek içi eğitim, 4 halka açık seminer, 2 çalıştay ve 1 sempozyum düzenlediklerini açıkladı. Mesleki gelişimin Oda çalışmalarının önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Baysal, veteriner hekimlerin ek bir bütçe ayırmasına gerek kalmadan katılabilecekleri sürekli eğitim programları düzenlediklerini ifade etti. Bu eğitimlerde klinik işletmeciliği, kalite yönetim sistemleri ve farklı çalışma alanlarına yönelik mesleki başlıkların ele alındığını aktaran Baysal, veteriner fakültesi öğrencilerinin de bazı programlara dahil edildiğini belirtti. Mesleki dayanışmanın yalnızca sorun yaşandığında meslektaşın yanında bulunmak anlamına gelmediğini vurgulayan Baysal, bilgi paylaşımının, meslektaşların gelişimine katkı sunmanın ve mesleğin geleceğini birlikte şekillendirmenin de dayanışmanın parçası olduğunu söyledi. Yeni komisyonlar ve akademik koordinasyon oluşturuldu Katılım Grubu döneminde Oda bünyesindeki çalışma alanlarının çeşitlendirilmesine yönelik yapılanmalar da oluşturuldu. Baysal’ın verdiği bilgilere göre Oda bünyesinde Genç Düşünce, Klinik, Mevzuat, Gıda ve Veteriner Hekimliği Halk Sağlığı ile Belediye Veteriner Hekimleri komisyonları oluşturuldu. Bunun yanı sıra akademik çalışmaların koordinasyonu amacıyla Akademik Koordinatörlük kuruldu. Bu yapılanmalarla birlikte meslek örgütünün yalnızca yönetim kurulu merkezli bir çalışma yürütmesinin önüne geçilmesinin ve farklı uzmanlık alanlarından meslektaşların Oda faaliyetlerine daha fazla dahil edilmesinin amaçlandığı belirtildi. Şap hastalığında sahaya çıkıldı, üreticilerle temas kuruldu Katılım Grubu, görev süresince veteriner hekimlik mesleğinin yanı sıra hayvan sağlığı ve hayvancılıkla ilgili gelişmelerde de sahadaki sorunlara odaklandığını belirtti. Şap hastalığı sürecinde köylere giderek üreticilerle bir araya geldiklerini aktaran Baysal, hastalıkla mücadelede sahadaki gelişmeleri ve üreticilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini söyledi. Hayvancılık ve tarım alanındaki çalışmalara da değinen Baysal, BUSİAD ve Nilüfer Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çalıştaylara Akademik Koordinatörlük aracılığıyla akademik koordinasyon desteği sunduklarını ifade etti. Mesleki sorunlardan güvenilir gıdaya, hayvan hastalıklarından hayvancılık politikalarına, çevre ve kent politikalarından hayvan refahına kadar farklı başlıklarda çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Sahipsiz hayvanlar konusunda mevzuat ve uygulama takibi Sahipsiz hayvanlara ilişkin düzenlemelerin de Oda’nın gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirten Baysal, 7527 sayılı Kanun’un hazırlık ve uygulama süreçlerini yakından takip ettiklerini söyledi. Bu kapsamda Meclis çalışmalarına katıldıklarını ve Bursa’daki uygulamaları İl Hayvan Koruma Kurulu toplantıları üzerinden izlediklerini belirten Baysal, mevzuatın sahadaki yansımalarının ve hayvan sağlığı ile refahı açısından ortaya çıkan sonuçların takipçisi olduklarını ifade etti. Yerel yönetimlerle yapılan işbirliklerine de dikkat çeken Baysal, Osmangazi Belediyesi ile sahipsiz hayvanların sağlık ve refahına yönelik bir işbirliği protokolü gerçekleştirildiğini söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile de yetiştiricilerin desteklenmesi, hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması ve hayvan sağlığının korunmasına yönelik destek protokolü yapıldığını aktardı. “Veteriner hekimliği kendi sınırlarına hapsetmedik” Baysal, meslek örgütlerinin yalnızca kendi meslek grubunun ekonomik veya özlük sorunlarına odaklanmasının yeterli olmadığını savundu. Veteriner hekimliğin toplumdan bağımsız bir meslek olmadığını belirten Baysal, bu nedenle Uludağ’ın geleceğinden madenciliğe, depremlerden yangınlara, savaşlardan gıda güvenliğine kadar pek çok başlığın veteriner hekimlik mesleğini doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendirdiğini söyledi. Özellikle gıdada taklit ve tağşiş ile internet üzerinden kontrolsüz ilaç satışının hem meslek hem de toplum sağlığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Baysal, veteriner hekimliğin hayvan sağlığıyla sınırlı olmayan, insan sağlığı ve güvenilir gıda zinciriyle doğrudan bağlantılı bir alan olduğunu vurguladı. Bursa’da akademik ve meslek örgütleriyle işbirliği güçlendirildi Katılım Grubu, görev süresinde akademik kurumlarla ve diğer meslek örgütleriyle ilişkilerin geliştirilmesini de öncelikli alanlardan biri olarak açıkladı. Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile işbirliğinin güçlendirildiğini belirten Baysal, Bursa’daki akademik odalarla ilişkilerin de geliştirildiğini söyledi. Bursa Veteriner Hekimler Odası tarihinde ilk kez BAOB Dönem Sözcülüğü görevini üstlendiklerini açıklayan Baysal, bunun akademik meslek odaları arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Baysal, Oda’nın bu süreçte kentteki çevre, sağlık, tarım, hayvancılık ve kamu yararını ilgilendiren konularda diğer meslek örgütleriyle ortak hareket etme anlayışını geliştirdiğini ifade etti. Uluslararası mesleki ilişkiler de gündeme taşındı Katılım Grubu’nun açıklamasında uluslararası mesleki ilişkiler de ayrı bir başlık olarak yer aldı. Baysal, İtalya Kadın Veteriner Hekimler Derneği Başkanı ile Türkiye’nin farklı bölgelerindeki veteriner hekimlerin katılımına açık çevrim içi bir söyleşi gerçekleştirdiklerini belirterek, farklı ülkelerdeki veteriner hekimlik uygulamalarının ve meslek örgütlenmelerinin takip edilmesine önem verdiklerini söyledi. “Odamızı hiçbir siyasi partinin arka bahçesi yapmadık” Açıklamanın öne çıkan başlıklarından biri de Bursa Veteriner Hekimler Odası’nın bağımsızlığı ve özerkliği oldu. Oda’nın herhangi bir siyasi parti veya kurumla özdeşleşmesine izin vermediklerini vurgulayan Baysal, mesleki sorunların çözümü için farklı siyasi görüşlerden ve kurumlardan tüm taraflarla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak Oda’nın meslek örgütü kimliğinden taviz vermediklerini söyledi. Baysal, konuya ilişkin mesajını şu sözlerle ortaya koydu: “Hiçbir kurumun bürosu da olmadık, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi de. Olmayacağız.” Katılım Grubu’nun bağlılığının herhangi bir kuruma veya siyasi partiye değil; veteriner hekimlik mesleğine, meslektaşlara, bilime, hukuka ve kamu yararına olduğunu belirten Baysal, Cumhuriyet, bilim ve aydınlanma değerlerinin de Oda’nın temel yaklaşımında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle genç veteriner hekimlerin Oda’da kendilerine yer bulmasını ve mesleğin geleceğinde söz sahibi olduklarını hissetmelerini önemsediklerini söyledi. “Mesleğin sorunlarını kamuoyuna taşıdık” Görev süresince basın çalışmalarına da ağırlık verdiklerini belirten Baysal, veteriner hekimlerin ve mesleğin sorunlarının yalnızca meslek örgütü içerisinde tartışılmadığını, kamuoyunun gündemine de taşındığını söyledi. Halka açık söyleşiler aracılığıyla toplumun hayvan sağlığı, insan sağlığı, gıda güvenliği ve hayvan refahı konularında bilgilendirilmesine çalışıldığını ifade eden Baysal, toplumu ilgilendiren mesleki konularda Oda’nın izleyici konumunda kalmadığını belirtti. Hayvanların yaşadığı sorunlarda onların sesi olmaya çalıştıklarını kaydeden Baysal, meslek örgütünün kamusal sorumluluğunun yalnızca veteriner hekimlerin haklarını savunmakla sınırlı olmadığını dile getirdi. İnternetten ilaç satışına karşı mücadele vurgusu Baysal’ın açıklamasında veteriner ilaçlarının internet üzerinden kontrolsüz biçimde satışa sunulması da önemli başlıklardan biri oldu. İnternet üzerinden gerçekleştirilen ilaç satışlarının veteriner hekimlerin mesleki hakları açısından olduğu kadar hayvan sağlığı ve kamu sağlığı açısından da risk oluşturduğunu belirten Baysal, bu alandaki mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Petshoplar üzerinden gerçekleştirilen ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturabilecek satışlara karşı da çalışma yürüttüklerini belirten Baysal, veteriner hekimlik mesleğini savunmanın aynı zamanda hayvanların, insanların ve toplumun sağlığını savunmak anlamına geldiğini ifade etti. Yeni dönemin gündeminde veteriner fakülteleri ve istihdam var Katılım Grubu’nun yeni dönem hedeflerinin merkezinde ise veteriner hekimlik mesleğinin geleceği bulunuyor. Baysal, Türkiye’de veteriner fakültelerinin ve veteriner hekim sayısının hızlı biçimde artmasının mesleğin temel sorunlarından biri haline geldiğini savundu. Veteriner fakültelerinin sayısındaki plansız artışın eğitim kalitesi, mezunların istihdamı ve mesleğin geleceği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baysal, yeni dönemde bu konuda daha etkin mücadele edeceklerini söyledi. Veteriner hekimlik eğitimindeki eşitsizliklerin giderilmesi, fakültelerin niteliğinin yükseltilmesi ve mesleğin ihtiyaçları doğrultusunda planlama yapılması gerektiğini ifade eden Baysal, kamu sektöründeki veteriner hekim istihdamının da artırılması gerektiğini vurguladı. “Veteriner Hekimliğin Geleceği Çalıştayı” düzenlenecek Katılım Grubu, yeni dönemde yalnızca mevcut sorunlara tepki veren değil, mesleğin geleceğine ilişkin politika önerileri geliştiren bir Oda anlayışını güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. Bu kapsamda Veteriner Hekimliğin Geleceği Çalıştayı ile Hayvancılık Çalıştayı düzenleneceği bildirildi. Çalıştaylarda veteriner hekimlik eğitimi, istihdam, çalışma koşulları, hayvancılığın geleceği, üretici-veteriner hekim ilişkisi ve hayvan sağlığı politikalarının kapsamlı biçimde ele alınması planlanıyor. Baysal, hedeflerinin sorunları yalnızca tespit etmek değil, çözüm önerileri geliştirerek meslek örgütünün karar alma süreçlerinde daha etkin bir rol üstlenmesini sağlamak olduğunu belirtti. Çiftlik hayvanları alanındaki veteriner hekim sayısına dikkat çekildi Açıklamada hayvancılık alanında çalışan veteriner hekimlerin sayısındaki azalmaya ilişkin dikkat çekici bir karşılaştırma da yapıldı. Baysal, 2002 yılında ilçelerde ve kırsalda çiftlik hayvanları alanında faaliyet gösteren kliniklerin toplam kliniklere oranının yüzde 76 olduğunu, bu oranın 2024 yılında yüzde 16’ya kadar gerilediğini söyledi. Bu değişimin yalnızca veteriner hekimlerin çalışma alanlarının dönüşümü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Baysal, hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği ve üreticilerin veteriner hekimlik hizmetlerine erişimi açısından da konunun ele alınması gerektiğini ifade etti. Aile tipi işletmelerin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Baysal, üreticilerin ihtiyaç duydukları veteriner hekimlik hizmetlerine daha kolay erişebilmesinin hem hayvan sağlığı hem de sürdürülebilir hayvancılık açısından kritik olduğunu söyledi. Veteriner Hekimliğinde Uzmanlık için özel çalışma Katılım Grubu’nun yeni dönem hedeflerinden bir diğerini ise Veteriner Hekimliğinde Uzmanlık oluşturuyor. Baysal, 2018 yılından bu yana elde edilen bilgi ve deneyim doğrultusunda veteriner hekimlikte uzmanlık konusunda özel bir çalışma yürüteceklerini açıkladı. Bu sürecin yalnızca mevzuat ve kurumsal düzenlemeler açısından değil, veteriner hekimlerin mesleki gelişimi ve uzmanlık alanlarının geleceği bakımından da takip edileceği belirtilirken, süreç boyunca meslektaşların düzenli biçimde bilgilendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Katılımcı yönetim anlayışı daha da büyütülecek Baysal, yeni dönemde yönetim anlayışlarının temelini oluşturan katılımcılığı daha ileri bir noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi. Bir meslek örgütünün birkaç kişinin çabasıyla değil, üyelerinin aktif katılımıyla güçleneceğini belirten Baysal, farklı çalışma alanlarından veteriner hekimlerin Oda faaliyetlerinde daha fazla söz sahibi olmasının öncelikleri arasında olduğunu ifade etti. Katılım Grubu’nun iki yıllık dönemde deneyim kazandığını ve yeni döneme daha güçlü bir kadro ve daha fazla birikimle hazırlandığını belirten Baysal, “Daha deneyimli, daha güçlü ve daha kararlı olarak yeniden yola çıkıyoruz” dedi. “En büyük sözümüz: Kimseyi arkada bırakmamak” Baysal, açıklamasının sonunda Katılım Grubu’nun seçim sloganını da kamuoyuyla paylaştı. Veteriner hekimliğin geleceğinin bütün meslektaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirten Baysal, oda yönetiminin herhangi bir grubun veya çalışma alanının değil, tüm veteriner hekimlerin ortak çatısı olması gerektiğini söyledi. Baysal, yeniden adaylıklarının yalnızca bir yönetim seçimi olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz bir koltuk için aday değiliz. Biz, veteriner hekimliğin geleceğini birlikte kurmak için adayız. Oda hepimizin. Meslek hepimizin. Gelecek hepimizin.” Açıklamasını “Kimseyi arkada bırakmadan, birlikte kuracağız” mesajıyla tamamlayan Baysal, Katılım Grubu’nun yeni dönem için hazır olduğunu belirtti. Katılım Grubu’nun seçim sürecindeki temel mesajı ise “Kimseyi arkada bırakmadan” olarak öne çıktı. Katılım Grubu’nun BVHO aday listesi Yönetim Kurulu Asıl Adayları Veteriner Hekim Melike Baysal Uzman Veteriner Hekim Yusuf Enginar Prof. Dr. Burcu Üstüner Veteriner Hekim Mustafa Hakkı Tahtasız Veteriner Hekim Oğuz Yiğit Yönetim Kurulu Yedek Adayları Veteriner Hekim Mert Tunaer Dr. Özlem Hasanoğlu Veteriner Hekim Serkan Albay Veteriner Hekim Seyran Kasımi Veteriner Hekim Engin Gümüş Katılım Grubu, seçimlere “önce meslek, sonra meslektaş” anlayışıyla başlayan iki yıllık sürecin ardından, yeni dönemde veteriner hekimlik mesleğinin geleceğine yönelik daha kapsamlı çalışmalar yapma hedefiyle yeniden üyelerin karşısına çıkıyor. Grubun açıklamasında; mesleki dayanışma, bağımsız ve özerk oda anlayışı, bilimsel yaklaşım, hukuka bağlılık, kamu yararı, hayvan ve halk sağlığı ile katılımcı yönetim anlayışının yeni dönemin temel başlıkları olacağı vurgulandı. Katılım Grubu’nun seçim mesajı: “Kimseyi arkada bırakmadan, birlikte kuracağız.”

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim heyecanı: Katılım Grubu yeniden adaylığını açıkladı Haber

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim heyecanı: Katılım Grubu yeniden adaylığını açıkladı

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nda seçim süreci yaklaşırken Katılım Grubu, yeni dönem için hazırladığı yönetim kadrosunu ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini açıkladı. Grubun adaylık açıklamasını mevcut Oda Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkan Adayı Veteriner Hekim Melike Baysal yaptı. Baysal, açıklamasında seçim sürecini yalnızca bir yönetim değişikliği veya koltuk yarışı olarak görmediklerini vurgularken, yeniden adaylıklarının temelinde nasıl bir meslek örgütü istediklerine ilişkin anlayışın bulunduğunu ifade etti. Katılım Grubu’nun iki yıl önce “Önce meslek, sonra meslektaş” anlayışıyla yola çıktığını belirten Baysal, veteriner hekimliğin farklı çalışma alanlarının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi. “Veteriner hekimliğin hiçbir alanını birbirinden ayrı görmedik” Veteriner hekimlerin çalışma alanlarının farklılaşmasının mesleki sorunların ortak olmadığı anlamına gelmediğini dile getiren Baysal, kliniklerden kamu kurumlarına, kırsaldan akademiye, laboratuvarlardan gıda ve ilaç sektörüne kadar geniş bir meslek grubuna hitap eden bir oda anlayışını benimsediklerini söyledi. Baysal, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Klinik sahibi meslektaşımızın sorunu da bizimdir, klinikte ve hastanede çalışan meslektaşımızın sorunu da. Kamuda çalışan meslektaşımızın sorunu da bizimdir. Genç veteriner hekimin mesleğe tutunma mücadelesi de, yıllarını bu mesleğe vermiş emekli meslektaşımızın ve veteriner fakültesi öğrencilerinin sorunları da bizimdir.” Kırsalda üreticiyle birlikte çalışan veteriner hekimlerin yanı sıra akademide, laboratuvarlarda, gıda ve ilaç sektöründe ve yerel yönetimlerde görev yapan meslektaşların sorunlarının da Oda’nın çalışma alanında olduğunu belirten Baysal, “Mesleğimizin bir parçasını geride bırakırsak, aslında hepimizi geride bırakmış oluruz” ifadelerini kullandı. Bu anlayış doğrultusunda görev yaptıkları iki yıllık dönemde farklı çalışma alanlarındaki veteriner hekimlerle temas kurduklarını, sorunları dinlediklerini ve çözüm üretmeye çalıştıklarını aktaran Baysal, Oda’nın yetki sınırları içerisinde çözülebilecek konularda doğrudan mücadele ettiklerini, Oda’nın yetkisini aşan sorunları ise Bakanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili kurumların gündemine taşıdıklarını söyledi. İki yılda 45 basın açıklaması, 21 meslek içi eğitim Katılım Grubu’nun iki yıllık görev döneminde gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin de bilgi veren Baysal, bu süreçte 45 basın açıklaması, 21 meslek içi eğitim, 4 halka açık seminer, 2 çalıştay ve 1 sempozyum düzenlediklerini açıkladı. Mesleki gelişimin Oda çalışmalarının önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Baysal, veteriner hekimlerin ek bir bütçe ayırmasına gerek kalmadan katılabilecekleri sürekli eğitim programları düzenlediklerini ifade etti. Bu eğitimlerde klinik işletmeciliği, kalite yönetim sistemleri ve farklı çalışma alanlarına yönelik mesleki başlıkların ele alındığını aktaran Baysal, veteriner fakültesi öğrencilerinin de bazı programlara dahil edildiğini belirtti. Mesleki dayanışmanın yalnızca sorun yaşandığında meslektaşın yanında bulunmak anlamına gelmediğini vurgulayan Baysal, bilgi paylaşımının, meslektaşların gelişimine katkı sunmanın ve mesleğin geleceğini birlikte şekillendirmenin de dayanışmanın parçası olduğunu söyledi. Yeni komisyonlar ve akademik koordinasyon oluşturuldu Katılım Grubu döneminde Oda bünyesindeki çalışma alanlarının çeşitlendirilmesine yönelik yapılanmalar da oluşturuldu. Baysal’ın verdiği bilgilere göre Oda bünyesinde Genç Düşünce, Klinik, Mevzuat, Gıda ve Veteriner Hekimliği Halk Sağlığı ile Belediye Veteriner Hekimleri komisyonları oluşturuldu. Bunun yanı sıra akademik çalışmaların koordinasyonu amacıyla Akademik Koordinatörlük kuruldu. Bu yapılanmalarla birlikte meslek örgütünün yalnızca yönetim kurulu merkezli bir çalışma yürütmesinin önüne geçilmesinin ve farklı uzmanlık alanlarından meslektaşların Oda faaliyetlerine daha fazla dahil edilmesinin amaçlandığı belirtildi. Şap hastalığında sahaya çıkıldı, üreticilerle temas kuruldu Katılım Grubu, görev süresince veteriner hekimlik mesleğinin yanı sıra hayvan sağlığı ve hayvancılıkla ilgili gelişmelerde de sahadaki sorunlara odaklandığını belirtti. Şap hastalığı sürecinde köylere giderek üreticilerle bir araya geldiklerini aktaran Baysal, hastalıkla mücadelede sahadaki gelişmeleri ve üreticilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini söyledi. Hayvancılık ve tarım alanındaki çalışmalara da değinen Baysal, BUSİAD ve Nilüfer Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çalıştaylara Akademik Koordinatörlük aracılığıyla akademik koordinasyon desteği sunduklarını ifade etti. Mesleki sorunlardan güvenilir gıdaya, hayvan hastalıklarından hayvancılık politikalarına, çevre ve kent politikalarından hayvan refahına kadar farklı başlıklarda çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Sahipsiz hayvanlar konusunda mevzuat ve uygulama takibi Sahipsiz hayvanlara ilişkin düzenlemelerin de Oda’nın gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirten Baysal, 7527 sayılı Kanun’un hazırlık ve uygulama süreçlerini yakından takip ettiklerini söyledi. Bu kapsamda Meclis çalışmalarına katıldıklarını ve Bursa’daki uygulamaları İl Hayvan Koruma Kurulu toplantıları üzerinden izlediklerini belirten Baysal, mevzuatın sahadaki yansımalarının ve hayvan sağlığı ile refahı açısından ortaya çıkan sonuçların takipçisi olduklarını ifade etti. Yerel yönetimlerle yapılan işbirliklerine de dikkat çeken Baysal, Osmangazi Belediyesi ile sahipsiz hayvanların sağlık ve refahına yönelik bir işbirliği protokolü gerçekleştirildiğini söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile de yetiştiricilerin desteklenmesi, hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması ve hayvan sağlığının korunmasına yönelik destek protokolü yapıldığını aktardı. “Veteriner hekimliği kendi sınırlarına hapsetmedik” Baysal, meslek örgütlerinin yalnızca kendi meslek grubunun ekonomik veya özlük sorunlarına odaklanmasının yeterli olmadığını savundu. Veteriner hekimliğin toplumdan bağımsız bir meslek olmadığını belirten Baysal, bu nedenle Uludağ’ın geleceğinden madenciliğe, depremlerden yangınlara, savaşlardan gıda güvenliğine kadar pek çok başlığın veteriner hekimlik mesleğini doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendirdiğini söyledi. Özellikle gıdada taklit ve tağşiş ile internet üzerinden kontrolsüz ilaç satışının hem meslek hem de toplum sağlığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Baysal, veteriner hekimliğin hayvan sağlığıyla sınırlı olmayan, insan sağlığı ve güvenilir gıda zinciriyle doğrudan bağlantılı bir alan olduğunu vurguladı. Bursa’da akademik ve meslek örgütleriyle işbirliği güçlendirildi Katılım Grubu, görev süresinde akademik kurumlarla ve diğer meslek örgütleriyle ilişkilerin geliştirilmesini de öncelikli alanlardan biri olarak açıkladı. Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile işbirliğinin güçlendirildiğini belirten Baysal, Bursa’daki akademik odalarla ilişkilerin de geliştirildiğini söyledi. Bursa Veteriner Hekimler Odası tarihinde ilk kez BAOB Dönem Sözcülüğü görevini üstlendiklerini açıklayan Baysal, bunun akademik meslek odaları arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Baysal, Oda’nın bu süreçte kentteki çevre, sağlık, tarım, hayvancılık ve kamu yararını ilgilendiren konularda diğer meslek örgütleriyle ortak hareket etme anlayışını geliştirdiğini ifade etti. Uluslararası mesleki ilişkiler de gündeme taşındı Katılım Grubu’nun açıklamasında uluslararası mesleki ilişkiler de ayrı bir başlık olarak yer aldı. Baysal, İtalya Kadın Veteriner Hekimler Derneği Başkanı ile Türkiye’nin farklı bölgelerindeki veteriner hekimlerin katılımına açık çevrim içi bir söyleşi gerçekleştirdiklerini belirterek, farklı ülkelerdeki veteriner hekimlik uygulamalarının ve meslek örgütlenmelerinin takip edilmesine önem verdiklerini söyledi. “Odamızı hiçbir siyasi partinin arka bahçesi yapmadık” Açıklamanın öne çıkan başlıklarından biri de Bursa Veteriner Hekimler Odası’nın bağımsızlığı ve özerkliği oldu. Oda’nın herhangi bir siyasi parti veya kurumla özdeşleşmesine izin vermediklerini vurgulayan Baysal, mesleki sorunların çözümü için farklı siyasi görüşlerden ve kurumlardan tüm taraflarla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak Oda’nın meslek örgütü kimliğinden taviz vermediklerini söyledi. Baysal, konuya ilişkin mesajını şu sözlerle ortaya koydu: “Hiçbir kurumun bürosu da olmadık, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi de. Olmayacağız.” Katılım Grubu’nun bağlılığının herhangi bir kuruma veya siyasi partiye değil; veteriner hekimlik mesleğine, meslektaşlara, bilime, hukuka ve kamu yararına olduğunu belirten Baysal, Cumhuriyet, bilim ve aydınlanma değerlerinin de Oda’nın temel yaklaşımında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle genç veteriner hekimlerin Oda’da kendilerine yer bulmasını ve mesleğin geleceğinde söz sahibi olduklarını hissetmelerini önemsediklerini söyledi. “Mesleğin sorunlarını kamuoyuna taşıdık” Görev süresince basın çalışmalarına da ağırlık verdiklerini belirten Baysal, veteriner hekimlerin ve mesleğin sorunlarının yalnızca meslek örgütü içerisinde tartışılmadığını, kamuoyunun gündemine de taşındığını söyledi. Halka açık söyleşiler aracılığıyla toplumun hayvan sağlığı, insan sağlığı, gıda güvenliği ve hayvan refahı konularında bilgilendirilmesine çalışıldığını ifade eden Baysal, toplumu ilgilendiren mesleki konularda Oda’nın izleyici konumunda kalmadığını belirtti. Hayvanların yaşadığı sorunlarda onların sesi olmaya çalıştıklarını kaydeden Baysal, meslek örgütünün kamusal sorumluluğunun yalnızca veteriner hekimlerin haklarını savunmakla sınırlı olmadığını dile getirdi. İnternetten ilaç satışına karşı mücadele vurgusu Baysal’ın açıklamasında veteriner ilaçlarının internet üzerinden kontrolsüz biçimde satışa sunulması da önemli başlıklardan biri oldu. İnternet üzerinden gerçekleştirilen ilaç satışlarının veteriner hekimlerin mesleki hakları açısından olduğu kadar hayvan sağlığı ve kamu sağlığı açısından da risk oluşturduğunu belirten Baysal, bu alandaki mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Petshoplar üzerinden gerçekleştirilen ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturabilecek satışlara karşı da çalışma yürüttüklerini belirten Baysal, veteriner hekimlik mesleğini savunmanın aynı zamanda hayvanların, insanların ve toplumun sağlığını savunmak anlamına geldiğini ifade etti. Yeni dönemin gündeminde veteriner fakülteleri ve istihdam var Katılım Grubu’nun yeni dönem hedeflerinin merkezinde ise veteriner hekimlik mesleğinin geleceği bulunuyor. Baysal, Türkiye’de veteriner fakültelerinin ve veteriner hekim sayısının hızlı biçimde artmasının mesleğin temel sorunlarından biri haline geldiğini savundu. Veteriner fakültelerinin sayısındaki plansız artışın eğitim kalitesi, mezunların istihdamı ve mesleğin geleceği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baysal, yeni dönemde bu konuda daha etkin mücadele edeceklerini söyledi. Veteriner hekimlik eğitimindeki eşitsizliklerin giderilmesi, fakültelerin niteliğinin yükseltilmesi ve mesleğin ihtiyaçları doğrultusunda planlama yapılması gerektiğini ifade eden Baysal, kamu sektöründeki veteriner hekim istihdamının da artırılması gerektiğini vurguladı. “Veteriner Hekimliğin Geleceği Çalıştayı” düzenlenecek Katılım Grubu, yeni dönemde yalnızca mevcut sorunlara tepki veren değil, mesleğin geleceğine ilişkin politika önerileri geliştiren bir Oda anlayışını güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. Bu kapsamda Veteriner Hekimliğin Geleceği Çalıştayı ile Hayvancılık Çalıştayı düzenleneceği bildirildi. Çalıştaylarda veteriner hekimlik eğitimi, istihdam, çalışma koşulları, hayvancılığın geleceği, üretici-veteriner hekim ilişkisi ve hayvan sağlığı politikalarının kapsamlı biçimde ele alınması planlanıyor. Baysal, hedeflerinin sorunları yalnızca tespit etmek değil, çözüm önerileri geliştirerek meslek örgütünün karar alma süreçlerinde daha etkin bir rol üstlenmesini sağlamak olduğunu belirtti. Çiftlik hayvanları alanındaki veteriner hekim sayısına dikkat çekildi Açıklamada hayvancılık alanında çalışan veteriner hekimlerin sayısındaki azalmaya ilişkin dikkat çekici bir karşılaştırma da yapıldı. Baysal, 2002 yılında ilçelerde ve kırsalda çiftlik hayvanları alanında faaliyet gösteren kliniklerin toplam kliniklere oranının yüzde 76 olduğunu, bu oranın 2024 yılında yüzde 16’ya kadar gerilediğini söyledi. Bu değişimin yalnızca veteriner hekimlerin çalışma alanlarının dönüşümü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Baysal, hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği ve üreticilerin veteriner hekimlik hizmetlerine erişimi açısından da konunun ele alınması gerektiğini ifade etti. Aile tipi işletmelerin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Baysal, üreticilerin ihtiyaç duydukları veteriner hekimlik hizmetlerine daha kolay erişebilmesinin hem hayvan sağlığı hem de sürdürülebilir hayvancılık açısından kritik olduğunu söyledi. Veteriner Hekimliğinde Uzmanlık için özel çalışma Katılım Grubu’nun yeni dönem hedeflerinden bir diğerini ise Veteriner Hekimliğinde Uzmanlık oluşturuyor. Baysal, 2018 yılından bu yana elde edilen bilgi ve deneyim doğrultusunda veteriner hekimlikte uzmanlık konusunda özel bir çalışma yürüteceklerini açıkladı. Bu sürecin yalnızca mevzuat ve kurumsal düzenlemeler açısından değil, veteriner hekimlerin mesleki gelişimi ve uzmanlık alanlarının geleceği bakımından da takip edileceği belirtilirken, süreç boyunca meslektaşların düzenli biçimde bilgilendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Katılımcı yönetim anlayışı daha da büyütülecek Baysal, yeni dönemde yönetim anlayışlarının temelini oluşturan katılımcılığı daha ileri bir noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi. Bir meslek örgütünün birkaç kişinin çabasıyla değil, üyelerinin aktif katılımıyla güçleneceğini belirten Baysal, farklı çalışma alanlarından veteriner hekimlerin Oda faaliyetlerinde daha fazla söz sahibi olmasının öncelikleri arasında olduğunu ifade etti. Katılım Grubu’nun iki yıllık dönemde deneyim kazandığını ve yeni döneme daha güçlü bir kadro ve daha fazla birikimle hazırlandığını belirten Baysal, “Daha deneyimli, daha güçlü ve daha kararlı olarak yeniden yola çıkıyoruz” dedi. “En büyük sözümüz: Kimseyi arkada bırakmamak” Baysal, açıklamasının sonunda Katılım Grubu’nun seçim sloganını da kamuoyuyla paylaştı. Veteriner hekimliğin geleceğinin bütün meslektaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirten Baysal, oda yönetiminin herhangi bir grubun veya çalışma alanının değil, tüm veteriner hekimlerin ortak çatısı olması gerektiğini söyledi. Baysal, yeniden adaylıklarının yalnızca bir yönetim seçimi olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz bir koltuk için aday değiliz. Biz, veteriner hekimliğin geleceğini birlikte kurmak için adayız. Oda hepimizin. Meslek hepimizin. Gelecek hepimizin.” Açıklamasını “Kimseyi arkada bırakmadan, birlikte kuracağız” mesajıyla tamamlayan Baysal, Katılım Grubu’nun yeni dönem için hazır olduğunu belirtti. Katılım Grubu’nun seçim sürecindeki temel mesajı ise “Kimseyi arkada bırakmadan” olarak öne çıktı. Katılım Grubu’nun BVHO aday listesi Yönetim Kurulu Asıl Adayları Veteriner Hekim Melike Baysal Uzman Veteriner Hekim Yusuf Enginar Prof. Dr. Burcu Üstüner Veteriner Hekim Mustafa Hakkı Tahtasız Veteriner Hekim Oğuz Yiğit Yönetim Kurulu Yedek Adayları Veteriner Hekim Mert Tunaer Dr. Özlem Hasanoğlu Veteriner Hekim Serkan Albay Veteriner Hekim Seyran Kasımi Veteriner Hekim Engin Gümüş Katılım Grubu, seçimlere “önce meslek, sonra meslektaş” anlayışıyla başlayan iki yıllık sürecin ardından, yeni dönemde veteriner hekimlik mesleğinin geleceğine yönelik daha kapsamlı çalışmalar yapma hedefiyle yeniden üyelerin karşısına çıkıyor. Grubun açıklamasında; mesleki dayanışma, bağımsız ve özerk oda anlayışı, bilimsel yaklaşım, hukuka bağlılık, kamu yararı, hayvan ve halk sağlığı ile katılımcı yönetim anlayışının yeni dönemin temel başlıkları olacağı vurgulandı. Katılım Grubu’nun seçim mesajı: “Kimseyi arkada bırakmadan, birlikte kuracağız.”

Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’dan Tarihi Dönence Kafe Çağrısı: “Bursa’nın Hafızası Çürümeye Terk Edilemez” Haber

Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’dan Tarihi Dönence Kafe Çağrısı: “Bursa’nın Hafızası Çürümeye Terk Edilemez”

Osmangazi’nin Altıparmak semtinde, Yahşibey Mahallesi sınırlarında yer alan tarihi yapı; yalnızca eski bir bina değil, Bursa’nın sosyal yaşamına, kültürüne ve şehir kimliğine tanıklık etmiş önemli bir kent mirası olarak değerlendiriliyor. Doğan’ın gündeme taşıdığı konu, yalnızca bir restorasyon meselesi değil; Bursa’nın geçmişine sahip çıkma, gelecek kuşaklara kültürel miras bırakma ve kentin unutulan değerlerini yeniden yaşatma meselesi olarak öne çıkıyor. “Bir Bina Değil, Bursa’nın Hatırası Yok Oluyor” Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, Dönence Kafe’nin sadece fiziksel bir yapı olmadığı gerçeği. Yıllar boyunca farklı işlevlerle kullanılan bu tarihi yapı; Bir dönem değirmen olarak çalıştı, Daha sonra sosyal hayatın önemli noktalarından biri haline geldi, Düğün salonu olarak vatandaşların özel günlerine ev sahipliği yaptı, Restoran ve kafe olarak Bursa’nın sosyal belleğinde yer aldı. Bugün ise yaşanan yangınlar nedeniyle büyük ölçüde zarar görmüş, kullanılmaz hale gelmiş durumda. Doğan’ın yaklaşımı ise şu noktada birleşiyor: “Bursa’nın geçmişine ait her eser, gelecek nesillere aktarılması gereken bir emanettir. Kent hafızası yalnızca kitaplarda değil, ayakta duran yapılarda yaşar.” Dönence Kafe’den Çarklı Değirmen’e: Bir Kent Hikâyesi Tarihi yapının asıl adı Çarklı Değirmen olarak biliniyor. Altıparmak-Muradiye hattında bulunan yapı, Bursa’nın geçmişteki üretim kültürünün izlerini taşıyor. Bursa tarih boyunca; İpekçilik, Ticaret, El sanatları, Üretim merkezleri, Su kaynakları ve değirmen kültürü ile anılan bir şehir oldu. Çarklı Değirmen de bu geçmişin yerel ölçekte önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak zaman içerisinde işlevini kaybeden yapı, farklı dönemlerde farklı amaçlarla kullanıldı. Özellikle Dönence Kafe dönemiyle birlikte bölgenin sosyal yaşamında önemli bir buluşma noktası haline geldi. “Yangınlar Sonrası Sessiz Bir Harabeye Dönüştü” Yapının bugün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri, geçirdiği ağır yangınlar. Yangınlar sonrasında tarihi bina büyük ölçüde zarar gördü. Bugün gelinen noktada: Yapı kullanılamıyor, Restorasyon çalışması başlamış değil, Kent merkezinde önemli bir alan atıl durumda bulunuyor. Vatandaşlar ve kent tarihi konusunda hassasiyet gösteren çevreler ise bu durumun Bursa adına büyük bir kayıp olduğunu ifade ediyor. Abdullah Doğan’dan Kültür ve Sanat Vurgusu Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’ın gündeme getirdiği öneri, yapının yalnızca restore edilmesi değil, yeniden yaşayan bir kültür alanına dönüştürülmesi yönünde. Buna göre Dönence Kafe; Kültür merkezi, Gençlik alanı, Sanat galerisi, Kent müzesi, Sosyal tesis, Tarih ve sanat buluşma noktası olarak yeniden değerlendirilebilir. Do ğan’ın mesajı: “Bursa’nın merkezinde böylesine değerli bir yapının kaderine terk edilmesi kabul edilemez. Bu yapı yeniden ayağa kaldırılmalı ve Bursa halkının kullanımına sunulmalıdır.” “Dönence’nin İsmi Bursa Kültür Tarihine Yazılmalı” Abdullah Doğan’ın üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri de yapının gelecekteki kimliği. Bursa’nın kültür ve sanat hayatında yeni merkezlere ihtiyaç duyduğunu belirten Doğan’ın değerlendirmesine göre; Dönence Kafe yeniden hayat bulursa: Genç sanatçılara alan açabilir, Yerel sanat etkinliklerine ev sahipliği yapabilir, Bursa tarihinin anlatıldığı bir merkez olabilir, Şehrin kültür rotalarından biri haline gelebilir. Bu noktada hedef yalnızca eski bir binayı kurtarmak değil; “Bir dönemin sosyal hafızasını geleceğin kültür durağına dönüştürmek.” Özel Mülkiyet Sorunu: Çözüm İçin Ortak Akıl Çağrısı Tarihi yapının özel mülkiyette bulunması, restorasyon sürecinin önündeki önemli başlıklardan biri olarak görülüyor. Yerel yönetimler, kamu kurumları, mülk sahipleri ve kent paydaşlarının ortak bir çözüm üretmesi gerektiği ifade ediliyor. Kent mirasının korunmasında; Kamu yararı, Tarihi değer, Kültürel süreklilik ilkelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Osmangazi’nin Tarihi Kimliği Korunmalı Osmangazi ilçesi, Bursa’nın tarihsel merkezlerinden biri olarak; Hanları, Hamamları, Tarihi mahalleleri, Kültürel yapıları ile Türkiye’nin önemli kent dokularından birine sahip. Ancak kentleşme baskısı, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle bazı tarihi değerlerin kaybolma riski taşıdığı belirtiliyor. Dönence Kafe örneği de bu tartışmanın önemli başlıklarından biri olarak görülüyor. “Bursa Sadece Yeni Binalarla Değil, Hafızasıyla Büyür” Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’ın çağrısının temelinde şu anlayış bulunuyor: Bir şehir sadece yolları, binaları ve yeni projeleriyle değil; geçmişini koruyarak geleceğe taşıdığı değerlerle güçlü olur. Bursa gibi tarihî kimliği güçlü bir şehirde; Eski yapıları korumak, Kültürel alanları çoğaltmak, Gençleri sanatla buluşturmak, Kent hafızasını canlı tutmak geleceğe yapılan yatırım olarak değerlendiriliyor. Sonuç: Dönence Kafe İçin Yeni Bir Sayfa Mümkün mü? Bugün Altıparmak’ta sessiz kalan tarihi Çarklı Değirmen, Bursa’nın geçmişinden geleceğine uzanan önemli bir köprü olma potansiyeli taşıyor. Gelecek Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Abdullah Doğan’ın gündeme taşıdığı çağrı, bir yapının kurtarılmasından çok daha geniş bir anlam taşıyor: Bursa’nın tarihine, kültürüne ve şehir hafızasına sahip çıkma çağrısı. Dönence Kafe’nin yeniden ayağa kaldırılması halinde, yalnızca eski bir yapı restore edilmiş olmayacak; Bursa’nın kültür ve sanat hayatına yeni bir merkez kazandırılmış olacak. Ve belki de yıllardır sessiz kalan o tarihi yapı, yeniden Bursa’nın kalbinde yerini alarak kentin kültür, sanat ve tarih yolculuğunda hak ettiği sayfaya adını yazdıracak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.