SON DAKİKA
Hava Durumu

#Liyakat

Bursailkhaber - Liyakat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liyakat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş’ten Sert Çıkış: “Yönetici Atamalarında Çifte Standart Eğitimde Adalet Duygusunu Yaralıyor” Haber

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş’ten Sert Çıkış: “Yönetici Atamalarında Çifte Standart Eğitimde Adalet Duygusunu Yaralıyor”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş, eğitim kurumlarında yönetici görevlendirme süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak özellikle proje okullarındaki yönetici atamalarında yaşandığını ifade ettiği belirsizliklere ve uygulama farklılıklarına sert tepki gösterdi. Eğitim sisteminin temel taşlarından biri olan okul yönetimlerinin; kişisel değerlendirmeler, subjektif tercihler veya belirsiz uygulamalarla değil, hukuk, liyakat, şeffaflık ve fırsat eşitliği ilkeleri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirten Gümüş, yönetici atamalarında tüm eğitim çalışanları için aynı kuralların geçerli olması gerektiğini vurguladı. Fatih Gümüş yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde eğitim kurumlarında yönetici olabilmek isteyen binlerce öğretmenin ciddi bir süreçten geçtiğine dikkat çekerek, "Eğitim çalışanlarımız yıllarını mesleklerine vermekte, yönetici olabilmek için belirlenen sınavlara girmekte, eğitim programlarına katılmakta, çeşitli değerlendirme süreçlerinden geçmekte ve büyük bir rekabet içerisinde görev almak için mücadele etmektedir. Bu süreçlerin elbette geliştirilmesi gereken yönleri olabilir ancak en azından belirli kurallara, ölçülebilir kriterlere ve herkes için geçerli olan bir sisteme dayanmaktadır." ifadelerini kullandı. “Aynı görev için farklı uygulamalar kabul edilemez” Proje okullarındaki yönetici görevlendirme süreçlerinin diğer eğitim kurumlarından farklı ilerlediğini belirten Gümüş, burada objektif, açık ve denetlenebilir kriterlerin bulunmamasının eğitim camiasında ciddi soru işaretlerine neden olduğunu dile getirdi. Gümüş, "Bir tarafta yazılı sınavlara giren, eğitimlere katılan, değerlendirmelerden geçen ve belirli kriterleri yerine getirmeye çalışan binlerce eğitimci bulunmaktadır. Diğer tarafta ise aynı sorumluluk ve yetkiye sahip yönetim görevlerine farklı yöntemlerle yapılan görevlendirmeler söz konusu olabilmektedir. Bu durum doğal olarak eğitim çalışanlarımız arasında adalet duygusunun sorgulanmasına yol açmaktadır." dedi. Eğitim yönetiminde güven ortamının ancak eşitlik ve şeffaflıkla sağlanabileceğini belirten Gümüş, "Aynı göreve talip olan eğitimciler arasında farklı değerlendirme yöntemlerinin uygulanması, çalışma barışını olumsuz etkiler. Eğitim çalışanları kendileri için ayrıcalık istemiyor; yalnızca herkes için aynı şekilde uygulanan adil bir sistem talep ediyor." açıklamasında bulundu. “Belirsizlik kurumsal huzuru zedeliyor” Proje okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin görevlendirme süreçlerine ilişkin kamuoyunda yeterli açıklık bulunmadığını ifade eden Fatih Gümüş, belirsizliğin eğitim kurumlarında motivasyon kaybına neden olduğunu söyledi. Gümüş açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir eğitim kurumunda görev yapan yöneticilerin hangi kriterlere göre belirlendiği, görev sürelerinin nasıl değerlendirildiği, kimlerin hangi gerekçelerle göreve devam ettiği veya görevden ayrıldığı açık ve anlaşılır olmalıdır. Şeffaf olmayan her uygulama, beraberinde soru işaretlerini getirir. Eğitim çalışanlarının emeğinin, tecrübesinin ve mesleki birikiminin hangi ölçütlerle değerlendirildiğini bilmesi gerekir." "Belirsizliğin olduğu yerde güven ortamı oluşmaz. Güvenin olmadığı bir çalışma ortamında ise kurumsal aidiyet zayıflar, motivasyon düşer ve eğitim kalitesi bundan doğrudan etkilenir." “Eğitimde kalite, liyakatli kadrolarla mümkündür” Eğitimde başarının yalnızca fiziki yatırımlar veya akademik hedeflerle değil, aynı zamanda nitelikli ve liyakat sahibi yöneticilerle mümkün olacağını ifade eden Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş, yönetici belirleme süreçlerinde temel alınması gereken ilkeleri sıraladı. Gümüş, "Eğitim kurumlarını yönetecek kişilerin belirlenmesinde esas alınması gereken kriterler bellidir. Mesleki deneyim, başarı, eğitim, yönetim becerisi, objektif değerlendirme ve liyakat temel ölçütler olmalıdır. Kişiye göre değişen, önceden bilinmeyen veya denetlenemeyen uygulamalar eğitim sistemine zarar verir." diye konuştu. Türk Eğitim-Sen’den çağrı: “Proje okullarında da objektif sistem uygulanmalı” Türk Eğitim-Sen olarak taleplerinin açık ve net olduğunu belirten Gümüş, proje okullarında yapılacak yönetici görevlendirmelerinin de diğer eğitim kurumlarında olduğu gibi belirli kurallara bağlanması gerektiğini söyledi. Fatih Gümüş, "Proje okullarındaki yönetici görevlendirmelerinde de eğitim, değerlendirme ve atama süreçleri şeffaf hale getirilmelidir. Eğitim çalışanlarının geleceğini etkileyen bu kadar önemli görevler; kişisel takdirlerle değil, ölçülebilir başarı kriterleri, liyakat ve hukuk çerçevesinde belirlenmelidir." ifadelerini kullandı. “Adalet ayrıcalık değil, eşit uygulamadır” Açıklamasının sonunda adalet ve eşitlik vurgusu yapan Gümüş, eğitim çalışanlarının beklentisinin ayrıcalık değil, herkes için geçerli olan adil bir sistem olduğunu belirtti. Gümüş şu ifadeleri kullandı: "Adalet, bir kesime sağlanan ayrıcalık değildir. Adalet; kuralların herkes için aynı şekilde uygulanmasıdır. Eğitim çalışanlarımızın beklentisi de budur. Kimse özel bir uygulama istemiyor. İstenen şey; emeğin, tecrübenin ve liyakatin karşılık bulduğu, güven veren ve herkes tarafından kabul edilen bir yönetici atama sistemidir." Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş, eğitimde kalite ve çalışma barışının korunması için yönetici görevlendirme süreçlerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, konunun takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Arslan'dan Çarpıcı Açıklamalar Haber

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Arslan'dan Çarpıcı Açıklamalar

Programın açılışında Fikret Arslan , Hasan Şirin'in kısa süre önce Türkiye Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği yönetiminde Genel Başkan Yardımcılığı görevine seçilmesini kutlayarak başarı dileklerini iletti. Ardından Gazeteci Ercan Akyıldız'ın soruları ve Hasan Şirin'in moderötörlüğüyle oldukça kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirildi. "Gençlerimizin Hayalleri Başka Ülkelere Taşınıyor" İlk olarak eğitim ve gençlik politikalarına değinen Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Arslan, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin nitelikli gençlerin gelecek kaygısı olduğunu ifade etti. Bir çocuğun eğitim sürecinin ailelere ciddi ekonomik yük oluşturduğunu belirten Arslan, üniversite mezunu gençlerin iş bulamaması nedeniyle umutsuzluğa sürüklendiğini söyledi. Türkiye'de milyonlarca "ev genci" bulunduğunu dile getiren Arslan, eğitimini tamamlayan gençlerin işsiz kaldığını, bazılarının ise hayallerini gerçekleştirmek için yurt dışına gitmek zorunda kaldığını ifade etti. Yurt dışındaki teknoloji firmalarının Türk mühendislerini cazip tekliflerle transfer ettiğini belirten Arslan, bunun klasik bir beyin göçünden öte "beyin transferi" haline geldiğini söyledi. Türk mühendislerinin uluslararası şirketlerde önemli görevler üstlendiğini ancak bu bilgi ve birikimin Türkiye'de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Uyuşturucuyla Mücadeleye Dikkat Çekti Programda uyuşturucuyla mücadele haftasına da değinen Arslan, bağımlılığın yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu söyledi. Uyuşturucu nedeniyle büyük sıkıntılar yaşayan ailelerin çoğu zaman yaşadıkları problemleri dile getiremediğini ifade eden Arslan, emniyet güçlerinin ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının büyük fedakârlık gösterdiğini belirterek tüm güvenlik güçlerine teşekkür etti. "Türk Siyasetinin Güven Sorunu Var" Gazeteci Ercan Akyıldız'ın siyaset kurumuna ilişkin sorularını da yanıtlayan Arslan, toplumda siyasete duyulan güvenin ciddi şekilde zedelendiğini ifade etti. Vatandaşların seçim dönemlerinde verilen vaatlere karşı artık daha temkinli yaklaştığını belirten Arslan, Anahtar Parti'nin temel hedeflerinden birinin siyasette güven duygusunu yeniden inşa etmek olduğunu söyledi. "Koltuk siyaseti değil, millet siyaseti yapacağız." diyen Arslan, siyasetin kişisel hesaplardan uzak, milletin çıkarları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Ana Muhalefet Tartışmaları ve Anket Sonuçları Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise ana muhalefet tartışmaları oldu. Hasan Şirin'in, "Ana muhalefette oluşan boşluğu Anahtar Parti doldurabilir mi?" sorusuna cevap veren Arslan, Türk siyasetinin yeni bir merkez arayışı içerisinde olduğunu belirtti. Partisinin kısa sürede teşkilatlanmasını büyük ölçüde tamamladığını ifade eden Arslan, henüz kendi yaptırdıkları resmi bir kamuoyu araştırması bulunmadığını ancak farklı araştırma şirketlerinin verilerine göre Anahtar Parti'nin Türkiye genelinde yaklaşık yüzde 6 seviyelerinde göründüğünü söyledi. Bursa'da ise partilerinin çok daha güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Arslan, kentte yapılan bazı araştırmalarda oy oranlarının yüzde 13 ila 16 bandında olduğunu ifade etti. İddialı açıklamalarda bulunan Arslan, Bursa'da Anahtar Parti'nin üçüncü parti konumuna yükseleceğine inandığını söyledi. "Milletimizle İttifak Yapacağız" Programda olası seçim ittifakları da gündeme geldi. Bu konuda Genel Başkanlarının söylemini hatırlatan Arslan, Anahtar Parti'nin önceliğinin siyasi partilerle değil milletle ittifak yapmak olduğunu belirtti. Türkiye'nin temel değerlerini esas alan herkesle ortak zeminde buluşabileceklerini ifade eden Arslan, liyakat, adalet ve ehliyet kavramlarının siyaset anlayışlarının merkezinde yer aldığını dile getirdi. Esnafın Ekonomik Sıkıntıları Masaya Yatırıldı Ekonomi başlığında ise Hasan Şirin'in küçük sanayi esnafına yönelik yaptığı saha çalışmalarıyla ilgili sorusu üzerine Arslan önemli değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde küçük sanayi esnafını ziyaret ettiklerini belirten Arslan, işletmelerin ciddi finansman sorunları yaşadığını söyledi. Bankaların yüksek faizli kredi teklifleri sunduğunu ancak üretici ve esnafın bu kredileri geri ödeyebilecek ekonomik ortamı bulamadığını ifade eden Arslan, artan maliyetlerin işletmeleri zor durumda bıraktığını dile getirdi. Çalışarak zarar eden işletmeler bulunduğunu belirten Arslan, üretimin sürdürülebilir hale gelmesi için yeni ekonomik politikaların uygulanması gerektiğini ifade etti. "400 Kişilik Kadro Sahada" Programın sonunda Hasan Şirin'in teşkilat çalışmalarına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Arslan, Bursa genelinde yaklaşık 400 kişilik bir ekiple yoğun saha çalışmaları yürüttüklerini anlattı. Kuruluşlarından bu yana mahalle mahalle, cadde cadde, esnaf esnaf dolaştıklarını söyleyen Arslan, amaçlarının vatandaşlarla birebir temas kurarak partilerini anlatmak olduğunu belirtti. Anahtar Parti kadrolarının samimiyetle çalışan, vizyon sahibi isimlerden oluştuğunu ifade eden Arslan, Bursa teşkilatının kısa sürede güçlü bir birliktelik oluşturduğunu söyledi. Ortak Yayında Yoğun İlgi Yaklaşık iki saat süren program boyunca Türkiye'nin siyasi gündemi, ekonomi, eğitim, gençlik, uyuşturucuyla mücadele, teşkilatlanma çalışmaları ve yerel siyaset kapsamlı şekilde ele alındı. Şirin Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şirin'in moderötörlüğünde gerçekleşen "Akşam Trafiği" programı, Bursa FM, Radyo 16, Olay FM ve RadyoTR ortak canlı yayınıyla dinleyiciler tarafından ilgiyle takip edilirken, Gazeteci Ercan Akyıldız'ın yönelttiği sorular ve Fikret Arslan'ın gündeme ilişkin değerlendirmeleri programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Hürriyetçi Sendikalar’dan 1 Mayıs Mesajı: “Kamu Çalışanları Yük Değil, Ülkenin Yükünü Taşıyan Güçtür” Haber

Hürriyetçi Sendikalar’dan 1 Mayıs Mesajı: “Kamu Çalışanları Yük Değil, Ülkenin Yükünü Taşıyan Güçtür”

Açıklamada, 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü değil; aynı zamanda emekçilerin sorunlarının dile getirildiği ve çözüm taleplerinin yükseltildiği önemli bir tarih olduğu vurgulandı. “Emeğin Değeri Teslim Edilmeli” Genç, emeğin, fedakârlığın ve üretimin toplumun temel yapı taşları olduğunu belirterek, adaletin ve liyakatin esas alınmadığı bir çalışma düzeninin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Güçlü bir kamu yapısının ancak hakkaniyetli bir çalışma sistemiyle mümkün olabileceğini dile getirdi. Türkiye genelinde kamu çalışanlarının büyük bir özveriyle görev yaptığını vurgulayan Genç, çalışanların yalnızca masa başında değil; zorlu doğa koşullarında, üretim alanlarında ve riskli görevlerde de aktif olarak hizmet verdiğini hatırlattı. Açıklamada, kamu görevlilerinin tarladan laboratuvara, ameliyathaneden afet sahalarına kadar geniş bir alanda fedakârca çalıştığına dikkat çekildi. “Açık Alanda Çalışanlar Tükenme Noktasında” Özellikle sahada görev yapan personelin ağır iş yükü, yetersiz kadro ve dengesiz personel dağılımı nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu belirten Genç, bu durumun bazı bölgelerde hizmetlerin aksamasına, bazı bölgelerde ise çalışanların tükenmişlik yaşamasına yol açtığını ifade etti. Bölgeler arası personel dağılımındaki eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Genç, bu sorunun ancak liyakat esaslı ve planlı bir insan kaynağı politikasıyla çözülebileceğini söyledi. Kalkınmada Öncelikli Bölgelere Özel Vurgu Açıklamada, özellikle kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapan kamu çalışanlarının zor şartlar altında hizmet verdiğine dikkat çekildi. Bu bölgelerde görev yapan personelin çoğu zaman sınırlı imkânlarla çalıştığını belirten Genç, mevcut teşviklerin yetersiz kaldığını ifade etti. Bu kapsamda şu öneriler öne çıktı: Ekonomik ve sosyal desteklerin artırılması Teşvik edici uygulamaların yaygınlaştırılması Bölgesel farklılıkları gözeten özel politikaların geliştirilmesi Personel Politikalarında Şeffaflık ve Adalet Çağrısı Kamuya personel alımlarında planlı ve ihtiyaca dayalı bir sistemin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Genç, süreçlerin şeffaf ve öngörülebilir olmasının hem çalışma barışını koruyacağını hem de kamu verimliliğini artıracağını ifade etti. Atama, görevde yükselme ve yurt dışı görevlendirmelerde adalet ilkesinin esas alınması gerektiğini vurgulayan Genç, ölçülebilir ve objektif kriterlerin uygulanmasının önemine dikkat çekti. Sosyal Haklar ve Ekonomik Kayıplar Gündemde Açıklamada kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarına da geniş yer verildi. Özellikle artan enflasyon ve vergi yükü karşısında maaşların eridiği belirtilirken, sosyal hakların günümüz koşullarına uygun şekilde güncellenmesi gerektiği ifade edildi. Öne çıkan talepler şu şekilde sıralandı: Vergi adaletsizliğinin giderilmesi Enflasyon karşısında maaşların korunması Giyim yardımı ve benzeri sosyal hakların iyileştirilmesi Ek gelir ve görev yetkilerinin adil dağıtılması Şiddet ve Tacize “Sıfır Tolerans” Talebi Genç, kamu çalışanlarının görevleri sırasında şiddet ve taciz olaylarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, bu sorunun hâlâ çözülemediğine dikkat çekti. Şiddetin önlenmesi için daha etkin ve caydırıcı tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti. “Mücadeleden Geri Adım Yok” Açıklamada Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu’nun mücadele kararlılığına da vurgu yapıldı. Genç, sendikal hareketin sadece söylemde değil sahada aktif bir mücadele yürüttüğünü belirterek şu mesajı verdi: Sorunları dile getirmekten geri durmayacağız Bekleyen değil mücadele eden taraf olacağız Haklarımızı kararlılıkla savunacağız “Hak verilmez, alınır” anlayışıyla hareket ettiklerini ifade eden Genç, emek mücadelesinin örgütlü şekilde büyütülmesi gerektiğini söyledi. “Eşit ve Adil Bir Çalışma Hayatı İçin Birlik Çağrısı” Açıklamasının sonunda tüm emekçilere birlik çağrısı yapan Genç, emeğin değer gördüğü, adaletin tesis edildiği ve liyakatin esas alındığı bir çalışma düzeni için ortak mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Genç, mesajını şu sözlerle tamamladı: “1 Mayıs; alın terinin, emeğin ve onurlu mücadelenin günüdür. Tüm emekçileri eşit, adil ve insanca bir yaşam için omuz omuza mücadele etmeye davet ediyoruz.” 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.