SON DAKİKA
Hava Durumu

#Milli Mücadele

Bursailkhaber - Milli Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orhan Karaduman’dan Umurbey Tepkisi: “Meydan Görmek İsteyen Tandoğan’a Baksın! İYİ Parti Artık Kolay Hedef Değil” Haber

Orhan Karaduman’dan Umurbey Tepkisi: “Meydan Görmek İsteyen Tandoğan’a Baksın! İYİ Parti Artık Kolay Hedef Değil”

İYİ Parti Bursa teşkilatında yaptığı açıklamalarla dikkat çeken İlçe Orhan Başkanı Karaduman, Umurbey’de ortaya çıkan tabloyu birkaç fotoğraf karesi üzerinden değerlendiren ve Dervişoğlu ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nu hedef alan yorumlara sert ifadelerle karşılık verdi. Karaduman, yapılan değerlendirmelerin Umurbey’deki ziyaretin gerçek niteliğini yansıtmadığını savunurken, “Siz önce milletin gönlündeki karşılığı sandıkta, meydanda ve vicdanlarda ölçmeyi öğrenin” sözleriyle tartışmanın merkezine doğrudan siyasi karşılık verdi. “Bugün miting yapmadık” Karaduman’ın açıklamasında özellikle üzerinde durduğu konu, Umurbey’deki programın bir miting olmadığı yönündeki vurgusu oldu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun İl Başkanı İsmail Kaya’nında eşlik ettiği organizasyonda Umurbey’e Türkiye Cumhuriyeti’nin 3’üncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı anmak ve onun hatırasına sahip çıkmak amacıyla geldiğini belirten Karaduman, ortaya çıkan vatandaş ilgisinin miting organizasyonu üzerinden değerlendirilmesini eleştirdi Karaduman, “Biz bugün miting yapmadık. Bursa’nın 17 ilçesinden otobüs kaldırmadık. 1060 mahalleden insan taşımadık. Türkiye çapında bir seferberlik ilan etmedik” ifadelerini kullanarak, Umurbey’deki kalabalığın klasik bir siyasi miting organizasyonuyla kıyaslanmasının doğru olmadığını savundu. Karaduman’a göre asıl tartışılması gereken konu, fotoğraf karelerindeki kişi sayısından çok, İYİ Parti Genel Başkanı’nın gerçekleştirdiği ziyaretin anlamı ve vatandaşların gösterdiği ilgiydi. “İYİ Parti’nin meydanlarını görmek isteyenler Tandoğan’a baksın” Eleştirilerin merkezinde kalabalık tartışmasının bulunduğunu belirten Karaduman, İYİ Parti’nin kamuoyundaki karşılığının yalnızca Umurbey’deki bir ziyaret üzerinden ölçülemeyeceğini söyledi. Karaduman, İYİ Parti’nin daha önce gerçekleştirdiği büyük buluşmaları hatırlatarak, “İYİ Parti miting yaptığında meydanın nasıl olduğunu görmek isteyenler Ankara Tandoğan’a, Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı’na baksın!” ifadelerini kullandı. Bu sözlerle siyasi rakiplerine doğrudan meydan okuyan Karaduman, Dervişoğlu’nun siyasi karşılığının televizyon ekranlarından, sosyal medya paylaşımlarından ya da masa başında yapılan yorumlardan ölçülemeyeceğini dile getirdi. “Siyaset klavye başından ölçülmez” Karaduman’ın açıklamalarındaki en sert başlıklardan biri de siyasetin sosyal medya ve ekranlar üzerinden değerlendirilmesine yönelik eleştiriler oldu. “Müsavat Dervişoğlu’nun milletimizde karşılığı olup olmadığını merak edenler de milletin arasına girsin” diyen Karaduman, siyasi aktörlerin gerçek karşılığının sahada, vatandaşla temas halinde ve seçim sandığında ortaya çıktığını savundu. Karaduman, siyasetin yalnızca sosyal medya hesapları üzerinden yapılan paylaşımlarla veya klavye başında oluşturulan yorumlarla değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Televizyon ekranlarından, sosyal medya hesaplarından ve klavye başından siyaset ölçülmez” dedi. “Asıl mesele kalabalık hesabı değil” Karaduman, tartışmanın yalnızca “kaç kişi vardı?” sorusuna indirgenmesine de tepki gösterdi. Ona göre Umurbey’deki ziyaretin asıl anlamı, Celal Bayar’ın hatırasına yapılan ziyaret ve Milli Mücadele ile Cumhuriyet tarihine ilişkin verilen mesajlarda yatıyor. Karaduman, “Asıl mesele kalabalık hesabı da değildir” diyerek, siyasi tartışmaların Cumhuriyet tarihi ve Milli Mücadele üzerinden yürütülmesinin daha önemli bir mesele olduğunu ifade etti. Celal Bayar üzerinden sert mesaj Karaduman açıklamasının devamında, bazı çevrelerin Celal Bayar’a, Milli Mücadele kahramanlarına ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine yönelik ifadelerini de eleştirdi. “Bugün birilerinin yeniden Celal Bayar’a, Milli Mücadele’nin kahramanlarına ve Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine dil uzatma cesareti göstermesidir” diyen Karaduman, bu tür yaklaşımlara İYİ Parti’nin sessiz kalmayacağını söyledi. Karaduman’ın açıklamasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri ise Atatürk ve Cumhuriyet üzerinden geldi. “Atatürk’ün Cumhuriyeti’ne, devrimlerine ve Milli Mücadele’nin kahramanlarına saldırarak İYİ Parti’ye ders vermeye kalkmayın. O devir kapandı!” sözleriyle sert bir çıkış yapan Karaduman, partisinin Cumhuriyet değerleri konusunda taviz vermeyeceğinin altını çizdi. “İYİ Parti kolayca çamur atılabilecek bir siyasi hareket değil” Karaduman, İYİ Parti’nin siyasi tartışmalar karşısında geçmiş dönemlerde olduğu gibi kolay biçimde hedef alınabilecek bir parti olmadığını savundu. “İYİ Parti artık kolayca çamur atabileceğiniz, hakaret ederek susturabileceğiniz bir siyasi hareket değildir” diyen Karaduman, partisinin siyasi kimliğini Cumhuriyet, Atatürk, Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğü üzerinden tanımladı. Karaduman açıklamasında İYİ Parti’nin; Cumhuriyetin bekçisi, Atatürk ilke ve inkılaplarının savunucusu, Milli Mücadele ruhunun mirasçısı, Türk milletinin birliğinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün savunucusu olduğunu vurguladı. Bu değerler uğruna mücadele etmekten çekinmeyecek insanların İYİ Parti çatısı altında bulunduğunu belirten Karaduman, siyasi tartışmaların bu temel değerler üzerinden yürütülmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. “Dervişoğlu bugün hangi tarafta olduğunu gösterdi” Karaduman’a göre Müsavat Dervişoğlu’nun Umurbey’de Celal Bayar’ın manevi huzuruna çıkması yalnızca sembolik bir ziyaret değil, aynı zamanda siyasi ve tarihi bir duruşun göstergesi. Karaduman, Dervişoğlu’nun Celal Bayar’ın anıt mezarını ziyaret ederek hangi siyasi geleneğin ve hangi değerlerin yanında durduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu savundu. Bu ziyaretin İYİ Parti açısından Cumhuriyet tarihiyle kurulan bağın bir göstergesi olduğunu belirten Karaduman, siyasi mücadelenin yalnızca seçim dönemlerinde değil, tarihi değerlere sahip çıkma noktasında da sürdürüldüğünü ifade etti. “Bizim siyasetimiz sayı hesabından önce duruş meselesidir” Karaduman, Umurbey üzerinden yürütülen kalabalık tartışmasına karşı partisinin siyasi anlayışını da ortaya koydu. “Bizim siyasetimiz sayı hesabından önce duruş meselesidir” diyen Karaduman, siyasi hareketlerin yalnızca mitinglerdeki kalabalıklarla değil, sahip oldukları değerler, siyasi çizgileri ve toplumda oluşturdukları karşılıkla değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Karaduman, siyasi tercihlere yönelik tutumlarının da net olduğunu belirterek MHP ve Genel Başkan Devlet Bahçeli üzerinden ayrıca bir ayrım yaptı. “MHP’ye oy verene sözümüz yok, aynı saygıyı biz de bekliyoruz” Karaduman, herhangi bir vatandaşın MHP’ye veya Devlet Bahçeli’ye oy vermesinin ve desteklemesinin demokratik bir tercih olduğunu belirtti. Bu siyasi tercihe saygı duyduklarını vurgulayan Karaduman, aynı demokratik saygının İYİ Parti’ye, Müsavat Dervişoğlu’na, Selçuk Türkoğlu’na ve parti teşkilatlarına da gösterilmesi gerektiğini söyledi. Karaduman, “Herkesin siyasi tercihine saygımız vardır. Ancak aynı saygıyı İYİ Parti’ye, Genel Başkanımıza, milletvekilimize ve teşkilatlarımıza da göstermek zorundasınız” ifadelerini kullandı. Bu sözler, açıklamanın yalnızca Umurbey’deki görüntülere değil, genel siyasi üslup tartışmasına da doğrudan müdahale niteliği taşıdı. “Eleştiri yaparsınız, cevabınızı alırsınız” Karaduman, demokratik siyasette eleştirinin doğal olduğunu ancak hakaret, küçümseme ve Cumhuriyet değerlerine yönelik saldırıların eleştiri sınırlarının dışında kaldığını savundu. “Eleştiri yaparsınız, cevabınızı alırsınız” diyen Karaduman, İYİ Parti’nin demokratik eleştiriye açık olduğunu ancak hakaret karşısında sessiz kalmayacağını ifade etti. Karaduman, “Ama hakaret eder, küçümser, Cumhuriyetimizin değerlerine ve Milli Mücadele kahramanlarına dil uzatırsanız karşınızda susan bir İYİ Parti bulamazsınız” sözleriyle açıklamasının en sert mesajlarından birini verdi. “Meydan görmek isteyen varsa zamanı geldiğinde görür” Karaduman, açıklamasının sonunda yeniden meydan tartışmasına dönerek İYİ Parti’nin siyasi gücünün yalnızca bir etkinlikteki görüntüler üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi. “Müsavat Dervişoğlu milletin sinesinde yerini bulmuştur. İYİ Parti milletin sinesinde yerini bulmuştur” diyen Karaduman, İYİ Parti’nin gerektiğinde büyük meydanlarda vatandaşla buluşabileceğini ifade etti. Karaduman, Ankara Tandoğan ve Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı’nı örnek gösterirken, “Meydan görmek isteyen varsa zamanı geldiğinde meydanı da görür” mesajını verdi. “Tandoğan şahittir, Kuvayı Milliye Meydanı şahittir, Umurbey de şahittir” Açıklamasının finalinde oldukça sert ve iddialı ifadeler kullanan Karaduman, İYİ Parti’nin geçmişteki büyük buluşmalarını hatırlattı. “Tandoğan şahittir. Kuvayı Milliye Meydanı şahittir. Bugün Umurbey de şahittir” sözleriyle tamamlanan açıklama, İYİ Parti cephesinin Umurbey’deki tartışmaya verdiği siyasi karşılığın sertliğini ortaya koydu. Karaduman, İYİ Parti’nin tartışmaların içine çekilmek yerine kendi siyasi çizgisinde yürümeye devam edeceğini belirterek sözlerini Cumhuriyet, Atatürk, vatan ve millet vurgusuyla tamamladı. “Üslubunuzu ve siyasi nezaketinizi iyi hesap edin” Orhan Karaduman’ın açıklamasının son bölümünde ise siyasi rakiplere doğrudan bir uyarı geldi. “Biz yolumuza bakıyoruz. Cumhuriyet için, Atatürk için, vatan için, millet için…” diyen Karaduman, bundan sonraki süreçte siyasi tartışmalarda herkesin kullandığı ifadelerin sonuçlarını hesap etmesi gerektiğini söyledi. Karaduman’ın, “Herkes sözünü söylerken üslubunu da haddini de siyasi nezaketini de iyi hesap etsin” sözleri, Umurbey’de başlayan tartışmanın İYİ Parti cephesindeki karşılığının oldukça sert olacağını ortaya koydu. Umurbey tartışması siyasi polemiğe dönüştü Müsavat Dervişoğlu’nun Celal Bayar’ın anıt mezarına gerçekleştirdiği ziyaret sonrasında ortaya çıkan tartışma, kısa sürede ziyaretin kendisinden çıkarak İYİ Parti’nin siyasi kimliği, Cumhuriyet değerleri, Atatürk, Milli Mücadele ve siyasi partilerin toplumdaki karşılığı üzerinden yürütülen daha geniş bir polemiğe dönüştü. Orhan Karaduman’ın açıklaması ise bu tartışmaya İYİ Parti cephesinden verilen en sert cevaplardan biri oldu. Karaduman’ın mesajlarının merkezinde üç temel vurgu öne çıktı: İYİ Parti’nin siyasi karşılığının yalnızca bir fotoğraf karesi üzerinden ölçülemeyeceği, Cumhuriyet ve Milli Mücadele değerleri üzerinden yürütülecek saldırılara sessiz kalınmayacağı ve siyasi rekabette karşılıklı saygının korunması gerektiği. İYİ Parti cephesinden gelen bu sert çıkış, Umurbey’deki ziyaret üzerinden başlayan tartışmanın önümüzdeki günlerde Bursa siyasetinde daha geniş bir polemiğe dönüşebileceğinin de işareti olarak değerlendirildi.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler'den Sert Tepki: "Kurtuluş Savaşı'nı Müfredattan Silemezsiniz, Bu Milletin Hafızasına Yapılmış Açık Bir Saldırıdır" Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler'den Sert Tepki: "Kurtuluş Savaşı'nı Müfredattan Silemezsiniz, Bu Milletin Hafızasına Yapılmış Açık Bir Saldırıdır"

"Kurtuluş Savaşı ifadesini müfredattan kaldırıyoruz. Neden kurtulmuşuz?" sorusunu kamuoyuna yönelten Genişler, alınmak istenen kararın tarihsel gerçekleri gölgelemeye yönelik olduğunu ileri sürdü. "Bu Karar Bir Kelimeyi Değil, Bir Milletin Hafızasını Hedef Alıyor" Basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaklaşımına sert eleştiriler yönelten Recep Genişler, Kurtuluş Savaşı'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolun temel taşı olduğunu ifade etti. Genişler açıklamasında, "Kurtuluş Savaşı ifadesinin müfredattan çıkarılacağı yönündeki açıklamayı büyük bir şaşkınlık ve derin bir üzüntüyle karşılıyoruz. Bu yalnızca bir kavram değişikliği değildir. Bu karar, milletimizin hafızasına, tarihine, kimliğine ve bağımsızlık mücadelesine yapılmış açık bir saldırıdır." ifadelerine yer verdi. "Kurtuluş Savaşı Bir Milletin Yeniden Ayağa Kalkış Hikâyesidir" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı'nın açıklamasında Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca askeri bir mücadele olmadığı vurgulandı. Açıklamada, 1919-1923 yılları arasında verilen mücadelenin; İşgale karşı verilen bağımsızlık savaşı, Sevr Anlaşması ile planlanan parçalanmaya karşı direniş, Mandaya ve yabancı devletlerin kontrolüne karşı milli iradenin savunulması, Esarete karşı özgürlüğün kazanılması, Cehalete ve geri kalmışlığa karşı çağdaş bir devlet inşa etme mücadelesi olduğu ifade edildi. Recep Genişler, Kurtuluş Savaşı'nın yokluk içerisinde verilen büyük bir bağımsızlık destanı olduğunu belirterek, bu mücadelenin yalnızca cephede değil; eğitimde, hukukta, ekonomide ve toplumsal dönüşümde de kazanıldığını dile getirdi. "Neden Kurtulduk?" Basın açıklamasında dikkat çeken bölümlerden biri de "Neden Kurtulmuşuz?" başlığı oldu. Bu bölümde Türkiye'nin; İşgal kuvvetlerinden kurtulduğu, Anadolu'nun parçalanmasının önüne geçildiği, Milletin kendi kaderini tayin ettiği, Esaret zincirlerini kırdığı, Bağımsız ve egemen bir devlet kurduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca Kurtuluş Savaşı sonunda Cumhuriyet'in ilan edildiği, millet egemenliğine dayanan yeni bir devletin kurulduğu, kadın haklarından eğitim reformlarına kadar birçok alanda köklü dönüşümlerin gerçekleştirildiği ifade edildi. "Tarihinden Koparılan Millet Geleceğini İnşa Edemez" Recep Genişler, tarih bilincinin gelecek nesiller açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, Kurtuluş Savaşı kavramının müfredattan çıkarılmasının çocukların milli tarih şuurlarını zayıflatacağını savundu. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: "Bir toplum, geçmişini hatırladığı sürece güçlüdür. Tarihini unutan toplumlar ise başkalarının gölgesinde yaşamaya mahkûm olur. Kurtuluş Savaşı ifadesinin müfredattan çıkarılması, gelecek nesillerin tarihsel gerçeklerden uzak yetişmesine neden olacaktır." "Cumhuriyetin Temelini Oluşturan Mücadeleyi Yok Sayamazsınız" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı açıklamasında, Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca askeri bir zafer olmadığı; Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin ve bağımsızlık iradesinin temelini oluşturduğu ifade edildi. Genişler, bu kavramın eğitim müfredatından çıkarılmasının tarihsel gerçekleri değiştirmeyeceğini belirterek, hiçbir idari düzenlemenin milletin ortak hafızasını silemeyeceğini savundu. "Bu Kararın Geri Çekilmesini Talep Ediyoruz" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı, açıklamanın sonunda Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunarak söz konusu düzenlemenin geri çekilmesini istedi. Açıklamada; Tarihe yönelik bu yaklaşımın kabul edilemez olduğu, Kurtuluş Savaşı'nın eğitim müfredatından çıkarılamayacağı, Çocukların milli mücadele bilinciyle yetişmesinin önem taşıdığı, Kararın derhal geri alınması gerektiği, Gerekmesi halinde hukuki, siyasi ve toplumsal zeminde mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi. Recep Genişler, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu vatan kolay kazanılmadı. 1071'de Malazgirt'te başlayan yürüyüş, 1453'te İstanbul'un fethiyle devam etti, 1919'da Samsun'da yeniden dirilişe dönüştü ve 1923'te Cumhuriyet ile taçlandı. Bu millet, Kurtuluş Savaşı'nı tarihinden de hafızasından da sildirmeyecektir."

Bursa’da 107 Yıllık Gurur: Haber

Bursa’da 107 Yıllık Gurur:

Bursa, 19 Mayıs 1919’un 107. yıldönümünü, Milli Mücadele’nin derin stratejik ve sosyolojik boyutlarını ortaya koyacak akademik bir konferansla kutlamaya hazırlanıyor. İlter Dergisi ve “İlterliler” ekibi tarafından organize edilen etkinlik, tarih tutkunlarını ve akademisyenleri Ördekli Kültür Merkezi’nin tarihi atmosferinde bir araya getirecek. 19 Mayıs 1919: Ulusal Bağımsızlığın Başlangıcı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’yi başlatmasının üzerinden 107 yıl geçti. Tarihçiler, 19 Mayıs’ı yalnızca askeri bir hamle olarak değil, aynı zamanda yıkılmakta olan bir imparatorluğun küresel güç dengeleri arasında başkaldırı niteliği taşıyan bir olay olarak değerlendiriyor. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı’nın ağır yaraları, Mondros Mütarekesi’nin getirdiği işgaller ve ekonomik çöküntüyle karşı karşıyaydı. Ülke toprakları, Sevr Antlaşması’nın dayattığı sınırlarla tehdit altındaydı. İşte tam da bu ortamda, genç bir subay olan Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıkarak Türk milletinin kaderini yeniden yazacak bir liderlik vizyonunu hayata geçirdi. Bu bağlamda İlter Dergisi’nin konferansı, 19 Mayıs’ın yalnızca sembolik bir tarih olmadığını; aynı zamanda ulusal bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin stratejik bir başlangıcı olduğunu katılımcılara aktaracak. Etkinlik, dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik şartlarını tarihsel belgeler ve akademik analizlerle masaya yatıracak. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’dan Ayrıntılı Analiz Etkinliğin ana konuşmacısı olan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı: 19 Mayıs 1919” başlıklı sunumuyla katılımcılara dönemin tarihsel ve sosyolojik kodlarını aktaracak. Arslan, etkinlik öncesi yaptığı açıklamada şunları söyledi: “19 Mayıs, sadece bir başlangıç günü değil, aynı zamanda bir halkın kendi kaderini tayin etme iradesinin sembolüdür. O dönemde, Osmanlı’nın çözülmekte olduğu ve dünya dengelerinin değiştiği bir ortamda, Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı hareket, Türk milletinin modern tarih sahnesine çıkışının temelini oluşturmuştur. Bu konferansta, hem askeri hem de sosyolojik perspektifiyle o günleri yeniden ele alacağız.” Doç. Dr. Arslan, konuşmasında ayrıca, Atatürk’ün öngörüsü ve stratejik planlaması sayesinde Türk milletinin ulusal direniş iradesinin nasıl şekillendiğini, yerel halkın desteğini ve bölgeler arasındaki iletişim ağlarının mücadeledeki önemini detaylı bir şekilde anlatacak. Katılımcılar, Milli Mücadele’nin sadece cephede kazanılan zaferlerden ibaret olmadığını, toplumun her kesiminde şekillenen bir hareket olduğunu akademik verilerle öğrenme fırsatı bulacak. İlter Dergisi’nden Tarihsel Bağlam ve Mesaj İlter Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Faruk Akdağ, etkinliğin amacını şöyle özetledi: “19 Mayıs, Atamızın bize bıraktığı en önemli emanettir. Bu emaneti sadece törenlerle değil, o günkü iradeyi ve mücadele ruhunu anlayarak kutlamalıyız. Bu konferans ile Bursalıları o dönemin stratejik, sosyolojik ve tarihsel detaylarıyla buluşturmak istiyoruz. Tüm halkımızı, gurur dolu bir akşamda bayram coşkusunu paylaşmaya davet ediyoruz.” Akdağ, etkinliğin, İlterliler grubunun hafta boyunca sürecek kutlama programının merkezinde yer aldığını ve Bursa’nın tarih bilinci ile kültürel mirasına katkı sağlayacağını vurguladı. Etkinliğin Detayları Konferansın detayları şu şekilde: Tarih: 17 Mayıs 2026, Pazar Saat: 19.00 Yer: Ördekli Kültür Merkezi, Bursa Organizatörler, etkinliğin katılım açısından yoğun ilgi görmesini bekliyor. Tarih meraklıları, akademisyenler, öğrenciler ve halk, Milli Mücadele’nin 107. yılını, hem tarihsel hem de akademik bir perspektifle yeniden yaşayacak. Tarihsel Önemi 19 Mayıs 1919, Türk milletinin kendi kaderini tayin etme iradesinin sembolüdür. Bu tarih, yalnızca bir askeri hamle değil; Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü ve dünya dengelerinin değiştiği kritik bir dönemde milletin yeniden doğuşunun başlangıcıdır. Bursa’da yapılacak konferans, genç kuşaklara Milli Mücadele’nin derin anlamını aktarmak, tarih bilincini güçlendirmek ve Atatürk’ün stratejik dehasını anlamak açısından önemli bir fırsat sunuyor. Bu kapsamlı etkinlik, tarih bilinciyle yetişmiş, bilinçli ve araştırmacı bir neslin oluşturulmasına katkı sağlayacak bir akademik buluşma niteliğinde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.