SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanayi

Bursailkhaber - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO’da yeni dönem: Özer Matlı başkan seçildi Haber

BTSO’da yeni dönem: Özer Matlı başkan seçildi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) gerçekleştirilen başkanlık seçimi, yönetimde değişimi beraberinde getirdi. Seçime değişim söylemiyle giren Özer Matlı, kullanılan oyların 82’sini alarak BTSO Başkanlığı görevine seçildi. Matlı’nın rakibi ise 74 oyda kaldı. Seçimin ardından açıklamalarda bulunan Matlı, yeni dönemde BTSO’nun yönetim anlayışında şeffaflık, hesap verebilirlik ve ortak akıl ilkelerinin öne çıkacağını belirtti. “Bu şehrin insanlarıyız” Bursa ile olan bağını vurgulayan Özer Matlı, kendisini ve ekibini bu kentin bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Matlı, Bursa’nın yalnızca sanayiden ibaret olmadığını; turizmden tarıma, kültürden zanaata kadar birçok alanın kentin ekonomik yapısında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. İş dünyasının farklı kesimlerini aynı çatı altında buluşturmayı hedeflediklerini belirten Matlı, seçim sürecinde farklı görüşlere saygı duyduklarını ve bundan sonraki süreçte de ortak çalışma kültürünü esas alacaklarını dile getirdi. “Üyeler yapılan çalışmaları görebilmeli” Yeni yönetimin öncelikleri arasında şeffaflığın bulunduğunu belirten Matlı, BTSO Meclisi’nde yürütülen çalışmaların üyeler tarafından daha yakından takip edilebilmesi gerektiğini söyledi. Oda üyelerinin görüş ve eleştirilerinin yönetim açısından önemli olduğunu ifade eden Matlı, üyelerin ödedikleri aidatların da doğru ve verimli şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Matlı, hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini kaydetti. “Yanlış gördüğümüz noktaların üzerine gideceğiz” Seçim döneminde gündeme getirdikleri eleştirilerin yeni dönemde de takipçisi olacaklarını belirten Matlı, BTSO’da eksik veya hatalı gördükleri uygulamaların sorgulanacağını ifade etti. Seçim sürecinde kamuoyuyla paylaştıkları 34 soruya da değinen Matlı, bu soruların yanıtlarının ortaya konulmasının önemine işaret etti. Söz konusu sorulara ilişkin cevapları paylaşmaya başladıklarını belirten Matlı, şeffaflığın yalnızca söylemde kalmayacağını vurguladı. “BTSO Meclisi ortak aklın merkezi olacak” Yeni dönemde Meclis üyeleri arasında fikir ayrılıklarının çatışmaya dönüşmemesi gerektiğini belirten Matlı, farklı görüşlerin ortak bir zeminde buluşturulacağını söyledi. BTSO Meclisi’nin tüm üyelerin ortak platformu olduğunu dile getiren Matlı, karar alma süreçlerinde istişareye ve birlikte hareket etmeye önem vereceklerini ifade etti. Ekonomide yaşanan dönemsel zorluklara da değinen Matlı, kaynakların dikkatli kullanılmasının önemine dikkat çekti. Tasarruf anlayışının yeni dönemde yönetim politikalarının önemli unsurlarından biri olacağını belirten Matlı, BTSO’nun imkanlarının üyelerin ve Bursa iş dünyasının yararına değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Bize verilen görevin sorumluluğunu taşıyacağız” Seçim sonucunun kendileri açısından önemli bir sorumluluk getirdiğini ifade eden Özer Matlı, kendisine destek veren BTSO üyelerine teşekkür etti. Bursa’nın bir evladı olarak bu göreve seçilmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Matlı, yeni dönemde görevini layıkıyla yerine getirmek için çalışacağını belirtti. Matlı, yeni döneme ilişkin mesajını, görev süresi boyunca hesap veremeyecekleri herhangi bir uygulamaya imza atmadan, Bursa iş dünyasının güvenine layık olacak bir yönetim anlayışı ortaya koyma temennisiyle tamamladı.

Bazıları İdare Eder, Bazıları Geleceği Kurar Haber

Bazıları İdare Eder, Bazıları Geleceği Kurar

Dünyada ekonomik dengelerin hızla değiştiği bir dönemden geçiliyor. Küresel ticaretin kuralları yeniden şekillenirken jeopolitik riskler ekonominin doğrudan bir parçası haline geliyor. Enerji, gıda ve tedarik zinciri güvenliği ülkelerin ekonomik politikalarında giderek daha stratejik bir konum kazanıyor. Çip teknolojilerinden yapay zekâya, karbon düzenlemelerinden kritik minerallere, enerji dönüşümünden savunma sanayisine kadar birçok gelişme aynı gerçeğe işaret ediyor: Ekonomi ile teknoloji ve jeopolitik artık birbirinden bağımsız düşünülemiyor. Böylesi bir tabloda Türkiye üretim gücünü, teknolojik kapasitesini ve stratejik altyapısını geliştirmeye çalışırken Bursa açısından da yalnızca mevcut sanayi mirasını korumak yeterli görünmüyor. Bursa’nın geleceğin sanayisini bugünden planlaması gerekiyor. Bu noktada BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay döneminde hayata geçirilen projeler ve ortaya konulan 2030 vizyonu yeniden gündeme geliyor. BTSO’nun açıklamalarına göre kurumun son dönemdeki yaklaşımı, klasik oda hizmetlerinin ötesine geçerek Bursa’nın sanayi ve ticaret altyapısını geleceğin ihtiyaçlarına göre dönüştürmeye odaklanıyor. TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM, BUTGEM, MESYEB, Model Fabrika ve Bursa Business School gibi projeler bu yaklaşımın önemli parçaları arasında gösteriliyor. TEKNOSAB: Bir Sanayi Bölgesinden Daha Fazlası Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri TEKNOSAB. TEKNOSAB yalnızca yeni fabrikaların bulunduğu bir organize sanayi bölgesi olarak değil; yüksek teknolojili üretim, lojistik, dijital altyapı ve yeni nesil sanayi yapılanmasının birlikte planlandığı bir merkez olarak konumlandırılıyor. BTSO’nun 2030 vizyonu kapsamında TEKNOSAB çevresinde KOBİ OSB, organize ticaret bölgeleri, teknopark, veri merkezi ve yeni nesil lojistik yatırımlarının birbirini tamamlayan bir ekosistem oluşturması hedefleniyor. BTSO tarafından paylaşılan verilere göre TEKNOSAB’da mevcut yatırımların genişletilmesi ve yeni projelerin devreye alınmasıyla toplam yatırım tutarının 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor. Buradaki temel yaklaşım ise yalnızca fabrika sayısını artırmak değil; üretimi teknoloji, lojistik, finansman, veri ve nitelikli insan kaynağıyla birlikte ele almak. Çünkü büyük sanayi ekosistemleri bir günde ortaya çıkmıyor. Önce fikir ortaya konuluyor. Ardından planlama, mevzuat, finansman ve altyapı süreçleri geliyor. Yatırımcıların bölgeye çekilmesiyle üretim başlıyor. Sonrasında ise teknoloji, ihracat, nitelikli istihdam ve katma değer ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bazı projelerin ekonomik karşılığının ortaya çıkması yıllar alabiliyor. Geleceğin Fabrikasını Geleceğin İnsanı Kuracak Sanayide dönüşüm yalnızca binalar ve makineler üzerinden gerçekleşmiyor. Teknoloji değişirken insan kaynağının da değişmesi gerekiyor. BUTGEM, MESYEB, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi yapılar bu açıdan önem taşıyor. BTSO’nun projeler listesinde bu kurumlar; mesleki eğitim, yeterlilik, Ar-Ge, test altyapısı ve üretimde verimlilik gibi alanlarda Bursa sanayisinin dönüşümünü destekleyen yapılar olarak yer alıyor. GUHEM ise farklı bir alana odaklanıyor. Uzay ve havacılık alanında çocukların ve gençlerin ilgisini artırmayı amaçlayan merkezde 150’den fazla interaktif eğitim düzeneği bulunuyor. BTSO, GUHEM’i Bursa’nın gelecekteki insan kaynağına yönelik yatırımlarından biri olarak değerlendiriyor. Bu projelere tek tek bakıldığında birbirinden farklı çalışmalar görülebilir. Ancak birlikte değerlendirildiğinde ortaya daha geniş bir hedef çıkıyor: Üretim, teknoloji, Ar-Ge, insan kaynağı, eğitim, ihracat, dijitalleşme ve yeşil dönüşümü aynı ekonomik ekosistem içerisinde buluşturmak. Bursa İçin 2030 Vizyonu BTSO’nun açıkladığı 2030 vizyonunda yüksek katma değerli üretim, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm öne çıkıyor. Yeni döneme ilişkin açıklanan projeler arasında KOBİ OSB, TEKNOSAB Teknopark, Data Center, yeni nesil lojistik altyapısı ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi gibi başlıklar bulunuyor. Bu projelerin ortak noktasında ise aynı soru bulunuyor: Bursa, geleceğin ekonomisinde nasıl bir merkez olacak? Çünkü geleceğin sanayisinde yalnızca üretmek yeterli olmayacak. Daha akıllı üretmek gerekecek. Yalnızca ihracat yapmak değil, küresel değer zincirinde daha yüksek katma değerli alanlara çıkmak gerekecek. Yalnızca fabrika kurmak değil, teknoloji geliştirmek gerekecek. Yalnızca çalışan bulmak değil, nitelikli insan yetiştirmek gerekecek. Yalnızca enerji tüketmek değil, enerjiyi verimli ve sürdürülebilir kullanmak gerekecek. Değişime Yakalanmak Değil, Değişimi Yönetmek Sanayide rekabetin kuralları değişiyor. Yapay zekâ, otomasyon, dijital üretim, yeşil dönüşüm ve veri ekonomisi artık geleceğin değil, bugünün gündemleri arasında yer alıyor. BTSO yönetimi de 2030 vizyonunu bu dönüşüm ekseninde şekillendirdiğini ifade ediyor. Kurumun açıklamalarında, Bursa’nın geleneksel üretim gücünün yeni nesil teknoloji ve ticaret modelleriyle buluşturulması hedefleniyor. Buradaki temel ayrım, mevcut yapıyı yönetmek ile geleceğin ihtiyaçlarına yönelik yeni bir yapı kurmak arasındaki farkta ortaya çıkıyor. Bir yönetim mevcut sorunları çözebilir, günlük ihtiyaçlara cevap verebilir ve mevcut sistemi sürdürebilir. Diğer tarafta ise henüz ortaya çıkmamış ihtiyaçları öngörmeye, yeni alanlar açmaya ve uzun vadeli altyapı oluşturmaya odaklanan bir yaklaşım bulunuyor. Büyük projelerin en önemli özelliği de burada ortaya çıkıyor. Bazı yatırımların sonuçları bir seçim dönemine, hatta bir yönetim dönemine bile sığmayabiliyor. Bugün atılan bir adımın ekonomik karşılığı yıllar sonra ortaya çıkabiliyor. Bursa’nın Sanayi Geleceği Tartışılıyor Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine ve diğer geleneksel sektörlerde güçlü bir üretim altyapısı bulunuyor. Önümüzdeki dönemde bu gücün uzay ve havacılık, savunma sanayisi, yapay zekâ, ileri malzemeler, dijital üretim, yeşil teknolojiler ve yeni nesil lojistik gibi alanlarla desteklenmesi hedefleniyor. BTSO’nun mevcut projeleri ve 2030 vizyonu da bu dönüşümün altyapısını oluşturma iddiasını taşıyor. Elbette bu projelerin tamamı tartışılabilir. Elbette yeni dönemde Bursa’nın farklı ihtiyaçları ve yeni öncelikleri ortaya çıkabilir. Ancak tartışmanın yalnızca bugünün rakamları veya mevcut sorunları üzerinden yürütülmesi, uzun vadeli dönüşümün tamamını görmek açısından yeterli olmayabilir. BTSO seçimleri yaklaşırken asıl tartışma başlıklarından biri de bu noktada şekilleniyor: Bursa mevcut ekonomik yapısını nasıl yönetecek ve geleceğin ekonomik yapısını nasıl kuracak? Önümüzdeki yıllarda şehirlerin rekabet gücünü; üretim kapasitesi kadar teknolojiye, nitelikli insan kaynağına, enerjiye, lojistiğe, dijital altyapıya ve küresel pazarlara erişim de belirleyecek. Bursa’nın bu dönüşüm içerisindeki konumunu ise bugün alınan kararlar ve hayata geçirilen yatırımlar şekillendirecek. Çünkü bazı yatırımların sonucunu görmek için yıllar gerekebilir. Ancak geleceğe yönelik bir vizyonun ortaya konulup konulmadığını görmek için 10 yıl beklemek gerekmiyor. Bazıları mevcut düzeni yönetir. Bazıları yeni düzenin altyapısını kurar. Bazıları idare eder. Bazıları geleceği kurar.

Bursa’dan Çerçeve Yasaya Sert Tepki: “Kanserli Hücre Yasasını Reddediyoruz!” Haber

Bursa’dan Çerçeve Yasaya Sert Tepki: “Kanserli Hücre Yasasını Reddediyoruz!”

Millet Partisi Olağan Bursa İl Kurultayı, Genel Başkan Cuma Nacar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Tek listeyle gidilen kurultayda mevcut İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız güven tazeleyerek yeniden Bursa İl Başkanı seçildi. Kurultayda ayrıca Millet Partisi’nin kurucusu ve teşkilat içerisinde “Bilge Lider” olarak anılan Aykut Edibali de anıldı. Kurultay kapsamında partiye yeni katılan üyelere rozetlerini takan Genel Başkan Cuma Nacar, konuşmasının önemli bölümünü Türkiye’nin gündemindeki “Çerçeve Yasa”ya ayırdı. Nacar, söz konusu düzenlemeye yönelik eleştirilerini son derece sert ifadelerle dile getirirken, yasanın Türkiye’nin geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu savundu. Nacar, “TBMM’de kabul edilen ‘Çerçeve Yasa’, bize göre ‘Kanserli Hücre Yasası’dır. Ülkemizin varlığını ve geleceğini tehdit eden bu yasayı Türk milletinin kahir ekseriyetinin kabul etmediğine, etmeyeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli düzenlemelerde millet iradesinin esas alınması gerektiğini belirten Nacar, Meclis’te görev yapan milletvekillerine de doğrudan çağrıda bulundu. Nacar, milletvekillerinin herhangi bir kişi, grup ya da siyasi hesabın değil, Türk milletinin temsilcisi olduğunu vurgulayarak, “Milletvekilleri; kişilerin değil, Türk milletinin vekili olarak ellerini vicdanlarına koymalı, büyük Türk milletinin buyruğuna baş koymalı ve en kısa zamanda bu kanunu yürürlükten kaldıracak yasayı derhal Meclis’ten geçirmelidir” dedi. Nacar, söz konusu düzenlemenin kabul edilmesinin ardından mücadelenin sona ermeyeceğini de ifade ederek, “Sevr benzeri bu ve benzeri dayatmalar, eninde sonunda çöp sepetine atılacaktır” diye konuştu. Konuşmasında terör ve bölücülük konusuna da değinen Nacar, Türkiye’de karar verici iradenin Türk milleti olması gerektiğini savundu. Nacar, “Türkiye’de etnik bölücü katil teröristin dediği değil, büyük Türk milletinin buyruğu geçer! Aksine hareket edenler, tarih ve millet önünde affedilemez!” sözleriyle tepkisini sürdürdü. “Bursa’nın Geleceği Plansızlığa Bırakılamaz” Genel Başkan Cuma Nacar, kurultay konuşmasında yalnızca ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmadı; Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına da dikkat çekti. Bursa’nın sanayi, tarım, ticaret ve nüfus yoğunluğu bakımından ciddi bir planlama ihtiyacı içerisinde olduğunu belirten Nacar, kentin geleceğinin günübirlik kararlarla şekillendirilemeyeceğini söyledi. “Bursa’nın geleceği; planlama, bilimsel yaklaşım ve ortak akılla ele alınmalı” diyen Nacar, sanayinin de plansız biçimde büyütülmemesi gerektiğini ifade etti. Sanayinin kontrollü ve planlı biçimde genişlemesi gerektiğini savunan Nacar, şehir merkezindeki yoğunluğun azaltılması amacıyla “uydu kentler” kurulması önerisini de gündeme getirdi. Akyıldız: “Bursa’nın Sorunları Ortak Meselemizdir” Kurultayda yeniden İl Başkanı seçilen Hüsamettin Akyıldız ise Bursa’nın ekonomik ve sosyal yapısına dikkat çekerek kentin üretimden tarıma, sanayiden ticarete kadar çok geniş bir alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Bursa’nın “üretim, emek, sanayi, tarım, ticaret ve kültürün aynı anda hayat bulduğu kadim bir şehir” olduğunu ifade eden Akyıldız, kentin gelişiminin bütün bu alanlar gözetilerek ele alınması gerektiğini söyledi. Akyıldız, “Tarım alanları korunmalı, sanayi planlı gelişmeli, altyapı güçlendirilmeli, çevre korunmalı ve üretici ile çalışanlar emeklerinin karşılığını almalı” dedi. Bursa’da yaşayan farklı kesimlerin sorunlarının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Akyıldız, emeklinin, işçinin, esnafın, çiftçinin, sanayicinin ve gençlerin yaşadığı problemlerin kentin ortak meseleleri olduğunu vurguladı. Akyıldız, “İşte Bursa il teşkilatı olarak, bizim görevimiz de tam da burada başlıyor” diyerek saha çalışmalarını artıracaklarını belirtti. Sokakta vatandaşın sesini dinleyeceklerini, esnafın, işçinin, çiftçinin, emeklinin, gençlerin, kadınların ve engellilerin yaşadığı sorunları daha yakından takip edeceklerini ifade etti. Teşkilatlanmaya da büyük önem verdiklerini belirten Akyıldız, “Geçmişimizin tecrübesini, bugünün gerçekleriyle buluştururken teşkilatlanmaya çok önem veriyoruz. Yakında Orhangazi teşkilatımızı da siyaset tarihine kazandıracağız” dedi. Akyıldız, yeni dönemin Bursa ve parti teşkilatı açısından hayırlı olması temennisinde bulunarak, Genel Başkan Cuma Nacar liderliğinde daha güçlü bir teşkilat yapısı oluşturacaklarını söyledi. Yeni Yönetim Belli Oldu Tek listeyle gerçekleştirilen Millet Partisi Bursa İl Kurultayı sonucunda İl Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: İl Başkanı: Hüsamettin Akyıldız İl Yönetim Kurulu: Mustafa Fevzi Özsoy, Ahmet Aydın, Esra Akyıldız Demir, Sevgi Açıkel, Mustafa Tevfik Özsoy, Nuri Çağrı Soylu ve Belinay Açıkgöz. İl Disiplin Kurulu: Mücahit Ensar, Numan Okandan ve Mustafa Kısa. Kurultay, yeni katılan üyelere rozetlerinin takılması ve teşkilatın yeni dönem hedeflerinin paylaşılmasıyla sona erdi. Millet Partisi Bursa teşkilatı, önümüzdeki dönemde hem Türkiye gündemindeki tartışmalara yönelik siyasi çalışmalarını hem de Bursa’nın yerel sorunlarına ilişkin saha faaliyetlerini artırmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.