SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sivil Toplum

Bursailkhaber - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakmak’tan Ortak Akıl Vurgusu: “Nilüfer’in Sorunlarını Birlikte Çözebiliriz” Haber

Çakmak’tan Ortak Akıl Vurgusu: “Nilüfer’in Sorunlarını Birlikte Çözebiliriz”

Ziyaret anısına İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanlığı adına Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e plaket takdim edilirken, görüşmenin ana gündemini ilçenin kronikleşen sorunları oluşturdu. Esnafın ve Vatandaşın Talepleri Başkan Özdemir’e İletildi İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, ilçe yönetimi olarak mahallelerde, çarşı merkezlerinde ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gerçekleştirdikleri ziyaretlerde vatandaşların dile getirdiği sorunları doğrudan Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e aktardıklarını belirtti. Çakmak, özellikle ekonomik koşulların esnaf üzerindeki baskısının arttığını, küçük işletmelerin ayakta kalabilmesi için yerel yönetimlerin destekleyici projeler geliştirmesinin önem taşıdığını ifade etti. Nilüfer’in Öncelikli Sorunları Masaya Yatırıldı Görüşmede ilçede vatandaşlardan en fazla gelen talepler arasında şu başlıklar öne çıktı: Mahallelerde artan trafik yoğunluğu ve otopark yetersizliği, Bozulan yol ve kaldırımların daha hızlı yenilenmesi, Yeni yerleşim bölgelerinde altyapı eksikliklerinin giderilmesi, Yeşil alanların korunması ve parkların bakımının artırılması, Kentsel dönüşüm sürecinin vatandaş mağdur edilmeyecek şekilde hızlandırılması, Pazar yerleri ve sosyal yaşam alanlarının modernize edilmesi, Gençlere yönelik spor, kültür ve istihdam projelerinin artırılması, Yaşlılar ve engelli bireylerin kent yaşamına erişimini kolaylaştıracak düzenlemelerin yaygınlaştırılması. “Sorunları Tespit Etmek Kadar Çözüm Üretmek de Önemli” İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, muhalefetin görevinin yalnızca eleştirmek olmadığını, çözüm önerileri sunmanın da büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Nilüfer, Bursa’nın en hızlı büyüyen ilçelerinden biri. Bu büyümeyle birlikte trafikten altyapıya, otoparktan sosyal donatı alanlarına kadar birçok yeni ihtiyaç ortaya çıkıyor. Vatandaşlarımızın bizlere ilettiği her talebi dikkatle not alıyor, ilgili kurumlarla paylaşarak çözümün bir parçası olmaya çalışıyoruz. Ortak akıl ve istişare kültürüyle hareket edildiğinde Nilüfer’in pek çok sorununun çözülebileceğine inanıyoruz.” Çözüm Önerileri Dikkat Çekti Ziyarette, ilçenin geleceğine yönelik çeşitli çözüm önerileri de gündeme geldi. Bunlar arasında; Mahalle bazlı düzenli koordinasyon toplantıları yapılması, Muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının karar süreçlerine daha fazla dahil edilmesi, Trafik yoğunluğunu azaltacak yeni ulaşım planlarının hazırlanması, Akıllı otopark uygulamalarının yaygınlaştırılması, Dijital belediyecilik hizmetlerinin geliştirilmesi, Esnafa yönelik destekleyici yerel projelerin artırılması, Çevre ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sürdürülebilir yeşil alan projelerine öncelik verilmesi, Deprem gerçeği dikkate alınarak riskli yapı stokunun hızla yenilenmesi gibi başlıkların Nilüfer’in geleceği açısından önem taşıdığı ifade edildi. Başkan Özdemir: “Yapıcı Eleştiriler Yol Göstericidir” Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de görüşmede yapıcı eleştiri ve önerilerin yerel yönetimler açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ettiği belirtildi. Karşılıklı fikir alışverişi ortamında gerçekleşen ziyarette, kent yönetiminde katılımcılık anlayışının güçlendirilmesi ve ortak çözüm kültürünün geliştirilmesinin önemine vurgu yapıldı. “Nilüfer İçin Ortak Akıl” Ziyaret sonunda konuşan İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, siyasi farklılıkların ötesinde Nilüfer’in ortak değer olduğunu belirterek, ilçenin yaşam kalitesini yükseltecek her çalışmaya destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Çakmak, “Amacımız polemik üretmek değil, vatandaşlarımızın beklentilerini ilgili kurumlara ulaştırmak ve çözüm süreçlerine katkı sunmaktır. Nilüfer’in daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha planlı bir kent olması için ortak akıl, diyalog ve iş birliğinin vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz.” dedi. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona ererken, İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanlığı, vatandaşlardan gelen talep ve önerileri ilgili kurumlarla paylaşmayı ve çözüm süreçlerinin takipçisi olmayı sürdüreceklerini bildirdi.

"Demokrasi Adına Figüran Olmayacağım" Diyerek Çekildi: Kazım Gezer'den Bursa Kent Konseyi Seçimlerine Sert Tepki Haber

"Demokrasi Adına Figüran Olmayacağım" Diyerek Çekildi: Kazım Gezer'den Bursa Kent Konseyi Seçimlerine Sert Tepki

Kazım Gezer'in satır aralarına yansıyan ifadeler, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin nasıl bir atmosferde gerçekleştirildiğine ilişkin ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Özellikle "demokrasi adı altında sahnelenen bir oyunun figüranı olmayacağım" sözleri, seçim sürecine ilişkin en sert çıkışlardan biri olarak kayıtlara geçti. Bursa Kent Konseyi Neden Bu Kadar Önemli? Kent Konseyleri, yerel demokrasinin en önemli mekanizmalarından biri olarak kabul ediliyor. Belediye Kanunu kapsamında oluşturulan bu yapılar; Kentin ortak aklını oluşturmak, Sivil toplumun yönetime katılımını sağlamak, Katılımcı demokrasiyi geliştirmek, Toplumsal uzlaşı kültürünü güçlendirmek, Çevre, kentleşme, insan ve hayvan hakları gibi konularda ortak politikalar geliştirmek amacıyla faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla Kent Konseyi Başkanlığı makamı, herhangi bir siyasi ya da bürokratik koltuktan çok daha farklı bir anlam taşıyor. Bu makamın temel dayanağını ise özgür irade, eşit temsil ve demokratik meşruiyet oluşturuyor. Tam da bu noktada Kazım Gezer'in açıklaması, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin demokratik niteliğine ilişkin önemli tartışmaların fitilini ateşledi. "Başkanı Genel Kurulun Özgür İradesi Belirlemelidir" Kazım Gezer, açıklamasında Kent Konseylerinin kuruluş felsefesine vurgu yaparak şu temel ilkeyi ortaya koyuyor: "Kent Konseyi yönetimine başkanın genel kurul tarafından özgür irade ile seçilmesi esastır." Bu ifade, aslında tüm tartışmaların merkezinde yer alan soruyu da gündeme getiriyor: Bursa Kent Konseyi seçimlerinde gerçekten özgür irade hakim mi? Kamuoyunda uzun süredir; Seçim sonuçlarının önceden şekillendiği, Delegelerin belirlenmesinde çeşitli tartışmaların yaşandığı, Bazı sivil toplum kuruluşlarının temsil edilip edilmediği, Seçim yarışının eşit şartlarda gerçekleşmediği, Demokratik katılımın yeterince sağlanmadığı, yönündeki iddialar konuşuluyordu. Kazım Gezer'in açıklaması, tüm bu iddiaların bizzat seçim sürecinde aday olan bir isim tarafından kamuoyuna taşınması açısından ayrı bir önem taşıyor. Günlerdir Sahadaydı Edinilen bilgilere göre Kazım Gezer, adaylık süreci boyunca Bursa'nın birçok kesimiyle yoğun temaslarda bulundu. Sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Muhtarlarla bir araya geldi. Akademisyenlerle fikir alışverişinde bulundu. Kent vizyonuna ilişkin projelerini anlattı. Katılımcı demokrasi anlayışını merkeze alan çalışmalar hazırladı. Gezer'in adaylık sürecindeki temel hedefi, Bursa Kent Konseyi'ni tüm Bursa'nın ortak platformu haline getirmekti. Özellikle; Çevre politikaları, Hayvan hakları, Hukukun üstünlüğü, Katılımcı demokrasi, Ortak akıl ve uzlaşı kültürü, gibi başlıklarda kapsamlı projeler üzerinde çalıştığı öğrenildi. Ancak seçim süreci ilerledikçe kamuoyunda oluşan tartışmalar ve seçim atmosferindeki güvensizlik ortamı, Gezer'in kararını değiştirmesine neden oldu. "Kimseyi Suçlamıyorum, İlkelerimi Savunuyorum" Kazım Gezer'in açıklamasında dikkat çeken noktalardan biri de kişileri hedef almaktan özellikle kaçınması oldu. Açıklamasında; "Kimseyi suçlamak adına değil, ilkelere sahip çıkmak adına konuşuyorum." ifadelerini kullanan Gezer, meselenin kişisel ya da siyasi bir hesaplaşma olmadığını vurguladı. Ancak bu yaklaşım, seçim sürecine yönelik eleştirilerin hafif olduğu anlamına gelmiyor. Aksine Gezer, kişileri tartışmanın merkezine koymak yerine sistemsel sorunlara işaret ediyor. "Demokrasi Sadece Sandık Kurmaktan İbaret Değildir" Kazım Gezer'in açıklamasının en önemli bölümlerinden biri ise demokrasiye ilişkin yaptığı değerlendirme oldu. "Demokrasi sadece sandık değildir." Bu cümle, Bursa Kent Konseyi seçimlerine ilişkin yapılan eleştirilerin özeti niteliğinde. Demokratik bir seçimin meşru kabul edilebilmesi için; Delegelerin özgür iradeye sahip olması, Seçim sonucunun önceden şekillenmemesi, Tüm adayların eşit koşullarda yarışması, Hiçbir baskı unsurunun bulunmaması, Şeffaflığın tam anlamıyla sağlanması, Katılımın geniş tabana yayılması, gerekiyor. Aksi durumda sandığın kurulmasının tek başına demokrasi anlamına gelmeyeceğini belirten Gezer, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin demokratik meşruiyetine ilişkin vicdani sorumluluğunu kamuoyuyla paylaştı. "Demokrasi Adı Altında Sahnelenen Bir Oyunun Figüranı Olmam" Açıklamanın en sert ve en çarpıcı bölümü ise adaylıktan çekilme gerekçesinin ifade edildiği satırlar oldu. Kazım Gezer şu ifadeleri kullandı: "Bu şartların oluşmadığını düşündüğüm bir ortamda, demokrasi adı altında sahnelenen bir oyunun figüranı olmam." Bu sözler, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin yalnızca teknik açıdan değil, etik ve demokratik açıdan da yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Kazım Gezer'in ifadeleri, kamuoyunda şu soruların daha yüksek sesle sorulmasına neden oldu: Seçim sonucuna ilişkin önceden oluşturulmuş bir tablo mu bulunuyor? Delege yapısı ne kadar kapsayıcı? Bursa'nın tüm dinamikleri seçim sürecinde temsil ediliyor mu? Adaylar gerçekten eşit şartlarda mı yarışıyor? Kent Konseyi seçimleri ortak aklı mı yoksa belirlenmiş tercihleri mi yansıtıyor? "Vicdanım Bu Oyunda Yer Almama İzin Vermedi" Kazım Gezer, adaylıktan çekilme kararının kişisel bir yenilgi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Açıklamasında; "Hiçbir makam, ünvan ve koltuk; onurumdan, vicdanımdan ve ilkelerimden daha değerli değildir." ifadelerine yer verdi. Bu sözler, Kent Konseyi Başkanlığı makamının demokratik meşruiyetten bağımsız bir anlam taşımadığına yönelik güçlü bir mesaj niteliği taşıyor. Gezer'in ifadelerine göre; Makamlar geçici, İlkeler kalıcı, Koltuklar değişebilir, Demokrasi ve vicdan vazgeçilmezdir. "Adaylıktan Vazgeçiyorum Ama Bursa Mücadelesinden Asla" Kazım Gezer açıklamasının son bölümünde ise Bursa için çalışmalarını sürdüreceğini belirtti. "Bütün adaylık sürecinden vazgeçiyorum. Ancak Bursa'nın ortak değeri, hukukun üstünlüğü, hayvan hakları ve çevre için mücadelem kararlılıkla devam edecektir." Bu ifadeler, Gezer'in Bursa Kent Konseyi Başkanlığı yarışından çekilmiş olmasına rağmen kent mücadelesinden vazgeçmediğini ortaya koyuyor. Bursa Kent Konseyi Seçimleri İçin Alarm Zilleri Mi Çalıyor? Kazım Gezer'in adaylıktan çekilme kararı, Bursa Kent Konseyi seçimlerine ilişkin kamuoyunda yeni ve önemli bir tartışmanın kapısını araladı. Bir adayın; Seçim atmosferindeki güven kaybını, Demokratik meşruiyet tartışmalarını, Delege yapısına ilişkin soru işaretlerini, Katılımcı demokrasinin zedelendiği yönündeki endişelerini, gerekçe göstererek adaylıktan çekilmesi, seçim sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kent Konseyleri, kentlerin ortak vicdanı ve ortak aklı olmak zorundadır. Eğer seçim süreçleri daha sandık kurulmadan tartışmalı hale geliyorsa, burada kaybeden yalnızca adaylar değil, katılımcı demokrasi anlayışının kendisi olacaktır. Kazım Gezer'in "Demokrasi adı altında figüran olmayacağım" çıkışı ise, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin bundan sonraki sürecinde uzun süre konuşulacak ve yerel demokrasi tartışmalarının merkezinde yer alacak güçlü bir siyasi ve toplumsal mesaj olarak hafızalara kazınmış durumda.

ÖZGÜR ÖZEL BURSA'YA GELİYOR Haber

ÖZGÜR ÖZEL BURSA'YA GELİYOR

Edinilen bilgilere göre, her hafta sonu farklı bir il ve ilçede vatandaşlarla buluşan Özgür Özel’in önümüzdeki hafta programında Bursa yer alıyor. Özgür Özel'e yakın kaynaklarından alınan kulis bilgilerine göre ziyaret programının ayrıntıları yarın netlik kazanacak. Bursa örgütlerinde ise şimdiden yoğun bir hazırlık süreci başladı. Özellikle son dönemde Bursa'nın Türkiye siyasetindeki ağırlığının artması, kentte yaşanan siyasi gelişmeler ve yerel yönetimlere yönelik tartışmalar nedeniyle Özgür Özel’in Bursa programı büyük önem taşıyor. CHP tabanı kadar siyasi kulislerin de yakından takip ettiği ziyaret kapsamında Özel’in Bursa merkezde geniş katılımlı bir halk buluşması gerçekleştirmesi, ilçe ziyaretlerinde bulunması ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelmesi bekleniyor. Parti teşkilatları, yürüyüş ve miting programının yalnızca Bursa merkeziyle sınırlı kalmayacağını, nüfus yoğunluğu yüksek ilçelerde de vatandaş buluşmalarının planlandığını ifade ediyor. Programın kesinleşmesiyle birlikte güzergâh, saatler ve katılacak isimlerin kamuoyuyla paylaşılacağı belirtiliyor. Özgür Özel son haftalarda yaptığı açıklamalarda, başlattıkları yürüyüşlerin yalnızca bir siyasi etkinlik değil, halkın taleplerini doğrudan dinleme ve demokratik katılımı güçlendirme amacı taşıdığını vurgulamıştı. Özel, "Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür" ifadelerini kullanarak saha çalışmalarını sürdüreceklerini açıklamıştı. Bursa ziyaretinin özellikle yerel yönetimler, ekonomik sorunlar, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntıları, genç işsizliği ve demokrasi gündemine ilişkin önemli mesajlara sahne olması bekleniyor. Kentteki siyasi hareketliliği artıracak programın detaylarının 22 Temmuz Çarşamba günü içerisinde netleşmesi ve Nihat Yeşiltaş tarafından resmi açıklamanın yapılması bekleniyor. Gözler şimdi yeni parti kurmak için kolları sıvayan Özgür yapılacak Özel 'in cezaevinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i ziyaret edip etmeyeceğini sonrasında da Yeşiltaş tarafından yapılacak açıklamalara çevrildi. Özgür Özel’in Bursa programına ilişkin kesin tarih, güzergâh ve katılımcı listesi yarın netleşecek.

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Arslan'dan Çarpıcı Açıklamalar Haber

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Arslan'dan Çarpıcı Açıklamalar

Programın açılışında Fikret Arslan , Hasan Şirin'in kısa süre önce Türkiye Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği yönetiminde Genel Başkan Yardımcılığı görevine seçilmesini kutlayarak başarı dileklerini iletti. Ardından Gazeteci Ercan Akyıldız'ın soruları ve Hasan Şirin'in moderötörlüğüyle oldukça kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirildi. "Gençlerimizin Hayalleri Başka Ülkelere Taşınıyor" İlk olarak eğitim ve gençlik politikalarına değinen Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Arslan, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin nitelikli gençlerin gelecek kaygısı olduğunu ifade etti. Bir çocuğun eğitim sürecinin ailelere ciddi ekonomik yük oluşturduğunu belirten Arslan, üniversite mezunu gençlerin iş bulamaması nedeniyle umutsuzluğa sürüklendiğini söyledi. Türkiye'de milyonlarca "ev genci" bulunduğunu dile getiren Arslan, eğitimini tamamlayan gençlerin işsiz kaldığını, bazılarının ise hayallerini gerçekleştirmek için yurt dışına gitmek zorunda kaldığını ifade etti. Yurt dışındaki teknoloji firmalarının Türk mühendislerini cazip tekliflerle transfer ettiğini belirten Arslan, bunun klasik bir beyin göçünden öte "beyin transferi" haline geldiğini söyledi. Türk mühendislerinin uluslararası şirketlerde önemli görevler üstlendiğini ancak bu bilgi ve birikimin Türkiye'de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Uyuşturucuyla Mücadeleye Dikkat Çekti Programda uyuşturucuyla mücadele haftasına da değinen Arslan, bağımlılığın yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu söyledi. Uyuşturucu nedeniyle büyük sıkıntılar yaşayan ailelerin çoğu zaman yaşadıkları problemleri dile getiremediğini ifade eden Arslan, emniyet güçlerinin ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının büyük fedakârlık gösterdiğini belirterek tüm güvenlik güçlerine teşekkür etti. "Türk Siyasetinin Güven Sorunu Var" Gazeteci Ercan Akyıldız'ın siyaset kurumuna ilişkin sorularını da yanıtlayan Arslan, toplumda siyasete duyulan güvenin ciddi şekilde zedelendiğini ifade etti. Vatandaşların seçim dönemlerinde verilen vaatlere karşı artık daha temkinli yaklaştığını belirten Arslan, Anahtar Parti'nin temel hedeflerinden birinin siyasette güven duygusunu yeniden inşa etmek olduğunu söyledi. "Koltuk siyaseti değil, millet siyaseti yapacağız." diyen Arslan, siyasetin kişisel hesaplardan uzak, milletin çıkarları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Ana Muhalefet Tartışmaları ve Anket Sonuçları Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise ana muhalefet tartışmaları oldu. Hasan Şirin'in, "Ana muhalefette oluşan boşluğu Anahtar Parti doldurabilir mi?" sorusuna cevap veren Arslan, Türk siyasetinin yeni bir merkez arayışı içerisinde olduğunu belirtti. Partisinin kısa sürede teşkilatlanmasını büyük ölçüde tamamladığını ifade eden Arslan, henüz kendi yaptırdıkları resmi bir kamuoyu araştırması bulunmadığını ancak farklı araştırma şirketlerinin verilerine göre Anahtar Parti'nin Türkiye genelinde yaklaşık yüzde 6 seviyelerinde göründüğünü söyledi. Bursa'da ise partilerinin çok daha güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Arslan, kentte yapılan bazı araştırmalarda oy oranlarının yüzde 13 ila 16 bandında olduğunu ifade etti. İddialı açıklamalarda bulunan Arslan, Bursa'da Anahtar Parti'nin üçüncü parti konumuna yükseleceğine inandığını söyledi. "Milletimizle İttifak Yapacağız" Programda olası seçim ittifakları da gündeme geldi. Bu konuda Genel Başkanlarının söylemini hatırlatan Arslan, Anahtar Parti'nin önceliğinin siyasi partilerle değil milletle ittifak yapmak olduğunu belirtti. Türkiye'nin temel değerlerini esas alan herkesle ortak zeminde buluşabileceklerini ifade eden Arslan, liyakat, adalet ve ehliyet kavramlarının siyaset anlayışlarının merkezinde yer aldığını dile getirdi. Esnafın Ekonomik Sıkıntıları Masaya Yatırıldı Ekonomi başlığında ise Hasan Şirin'in küçük sanayi esnafına yönelik yaptığı saha çalışmalarıyla ilgili sorusu üzerine Arslan önemli değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde küçük sanayi esnafını ziyaret ettiklerini belirten Arslan, işletmelerin ciddi finansman sorunları yaşadığını söyledi. Bankaların yüksek faizli kredi teklifleri sunduğunu ancak üretici ve esnafın bu kredileri geri ödeyebilecek ekonomik ortamı bulamadığını ifade eden Arslan, artan maliyetlerin işletmeleri zor durumda bıraktığını dile getirdi. Çalışarak zarar eden işletmeler bulunduğunu belirten Arslan, üretimin sürdürülebilir hale gelmesi için yeni ekonomik politikaların uygulanması gerektiğini ifade etti. "400 Kişilik Kadro Sahada" Programın sonunda Hasan Şirin'in teşkilat çalışmalarına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Arslan, Bursa genelinde yaklaşık 400 kişilik bir ekiple yoğun saha çalışmaları yürüttüklerini anlattı. Kuruluşlarından bu yana mahalle mahalle, cadde cadde, esnaf esnaf dolaştıklarını söyleyen Arslan, amaçlarının vatandaşlarla birebir temas kurarak partilerini anlatmak olduğunu belirtti. Anahtar Parti kadrolarının samimiyetle çalışan, vizyon sahibi isimlerden oluştuğunu ifade eden Arslan, Bursa teşkilatının kısa sürede güçlü bir birliktelik oluşturduğunu söyledi. Ortak Yayında Yoğun İlgi Yaklaşık iki saat süren program boyunca Türkiye'nin siyasi gündemi, ekonomi, eğitim, gençlik, uyuşturucuyla mücadele, teşkilatlanma çalışmaları ve yerel siyaset kapsamlı şekilde ele alındı. Şirin Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şirin'in moderötörlüğünde gerçekleşen "Akşam Trafiği" programı, Bursa FM, Radyo 16, Olay FM ve RadyoTR ortak canlı yayınıyla dinleyiciler tarafından ilgiyle takip edilirken, Gazeteci Ercan Akyıldız'ın yönelttiği sorular ve Fikret Arslan'ın gündeme ilişkin değerlendirmeleri programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Bursa Gümüşhaneliler Yayla Şenliği’nde Karadeniz rüzgarı esti Haber

Bursa Gümüşhaneliler Yayla Şenliği’nde Karadeniz rüzgarı esti

Yöresel lezzetlerin ikram edildiği, halk oyunları ekiplerinin sahne aldığı ve halay ile horonların hiç durmadığı etkinlikte Bursa başta olmak üzere çevre illerden gelen binlerce vatandaş bir araya geldi. Şenlik alanında kurulan stantlarda Gümüşhane’ye özgü ürünler sergilenirken, sahne programları katılımcılardan yoğun ilgi gördü. BAŞKAN TEŞEKKÜR ETTİ Bursa GÜDEF Genel Başkanı Adem Bayram, etkinliğin birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir organizasyon olduğunu belirterek, “Kültürümüzü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına gerçekleştirdiğimiz yayla şenliğimiz hemşehrilerimiz tarafından büyük ilgi gördü. Maddi, manev, destek sağlayan sponsorlarımıza, katılım sağlayan tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum” dedi. Sponsorlara ve şenliğe katkıda bulunanlara plaket takdimi yapıldı. Şenlik Ağası ise Taha Düğün Salonları Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çubukçu olurken Bursam Sigorta, Çalışkan Yapı, Yedi Renkli Çınar Okulları, Zeki Erdem ve Özcan Akan ana sponsorlar arasında yer aldı. SİYASET DÜNYASINDAN YOĞUN KATILIM Şenliğe siyaset, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda isim katıldı. Programda MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, Özkürtün Belediye Başkanı Yakup Turgut, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Yıldız, Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Yeni Yol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük, İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş ile Gümüşhane önceki dönem milletvekili ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Feramuz Üstün katılımcılara hitap gerçekleştirdi. Etkinliğe ayrıca AK Parti Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi ve Başkan Vekili Mimar Gürkan Bilgin, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, çeşitli siyasi partilerin ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve Kocaeli GÜDEF Başkanı Selami Kolcu başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. GÜDEF yönetimi tarafından yapılan açıklamada, organizasyona destek veren GÜSİAD (Gümüşhaneli Sanayici ve İş Adamları Derneği Bursa Şubesi), Bursa Gümüşhaneliler Birlik ve Dayanışma Derneği, Bursa Kelkitliler Derneği, Bursa Torullular Derneği, Bursa Torul-Kürtün-Özkürtün Derneği, Bursa Köseliler Derneği, Bursa Kelkitliler Derneği, Mustafakemalpaşa Gümüşhaneliler Derneği, İnegöl Gümüşhaneliler Derneği, Bursa Şiran Akbulak ve Çevre Köyleri Derneği, Bursa Torul, Demirkapı ve Çevre Köyleri Derneği, Karacabey Karadenizli İş İnsanları Derneği teşekkür edildi. Açıklamada ayrıca federasyonun önceki dönem başkanları Tahsin Kara, Hikmet Nuri Şenel, Enver Üçüncü, Süleyman Akçay ve Orhan Aydın başta olmak üzere önceki dönem yöneticilerinin katılımının birlik ve beraberliğin en güzel göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Yörenin en çok sevilen sanatçılarının sahne aldığı şenlik finalinde Selçuk Balcı konseri ile birlikte iki gün boyunca unutulmaz anlar yaşandı. Karadeniz kültürünü Bursa’da yaşatan ve hemşehri dayanışmasını güçlendiren Geleneksel Yayla Şenliği, yoğun katılım ve coşkulu görüntüler eşliğinde sona erdi.

Bursa’da Kutsal Emanetler Alanında Konser Etkinliği Tepki Topladı Haber

Bursa’da Kutsal Emanetler Alanında Konser Etkinliği Tepki Topladı

Başkan Demir, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde sergilenen kutsal emanetlerin bulunduğu mekânda konser etkinliğinin icra edilmesi, saygısızlıktır. Kutsal emanetler, asırlardır nesilden nesile aktarılan, İslam aleminin ortak hafızasını, inancını ve en derin hürmetini barındıran müstesna değerlerdir. Bu değerlerin sergilendiği, tefekkür ve saygı makamı olan bir alanın önünde konser organizasyonu düzenlenmesi, maalesef manevi dokuyla ve toplumsal hassasiyetlerle bağdaşmayan bir yaklaşım olmuştur.” Demir, sanat ve müziğin toplum için değerli olduğuna dikkat çekmekle birlikte, kutsal alanların hassasiyetine vurgu yaptı: “Müzik ve sanat hayatın değerli birer parçası olsa da, milyonlarca insanın kalbinde çok özel bir yere sahip olan, önünden geçerken dahi hürmetle ve sessizlikle durulan bu kutsal mirasın yanı başında bu programın icra edilmesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır.” Başkan, yetkililere çağrıda bulunarak, kültürel ve sanatsal etkinliklerin planlanmasında toplumun inanç dünyasına ve kutsallarına karşı daha duyarlı davranılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, ilçede konser için uygun pek çok kamusal alan bulunduğunu hatırlatarak, bu alanların tercih edilmemesinin anlamının sorgulanması gerektiğini belirtti. Demir, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Konser etkinliğinin yapılması gerekiyorsa, ilçemizde Belediyemizin birçok kamusal alanları mevcuttur. Oraların tercih edilmemesinin sebebi nedir? Kültürel ve sanatsal faaliyetler planlanırken, toplumun inanç dünyasına ve kutsallarına karşı daha duyarlı, kapsayıcı ve saygılı olunmasını yetkililerden bekliyoruz.” Etkinlik sonrası sosyal medyada ve yerel haber kanallarında da yoğun şekilde tartışılan konu, Bursa’da kutsal alanların korunması ve kamu etkinliklerinin mekân seçimi konusunda yeni bir duyarlılık tartışmasını başlatmış durumda. Kamuoyunun ve sivil toplum örgütlerinin tepkileri, önümüzdeki günlerde yetkili mercilerce değerlendirilmesi beklenen önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor.

Anahtar Parti, İstanbul’da Kalkınma Lansmanı ile Gelecek Vizyonunu Paylaştı Haber

Anahtar Parti, İstanbul’da Kalkınma Lansmanı ile Gelecek Vizyonunu Paylaştı

Kalkınma Anlayışında Yeni Perspektif Toplantıda konuşan Sedat Yalçın, Anahtar Parti’nin kalkınma anlayışını “sadece ekonomik büyüme” ile sınırlı görmediklerini vurguladı. Yalçın, şöyle konuştu: “Bizim anlayışımızda kalkınma; üretimin güçlenmesi, sanayinin gelişmesi, teknolojik dönüşümün hızlanması, gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesi, eğitim ve kültür politikalarının güçlenmesi ve şehirlerin kendi potansiyellerini ortaya çıkarabilmesi demektir.” Türkiye’nin sahip olduğu insan kaynağına, girişimcilik ruhuna, üretim gücüne ve stratejik avantajlarına inandıklarını belirten Yalçın, doğru planlama ve güçlü kurumlarla ülkenin çok daha büyük başarılara ulaşabileceğini ifade etti. Geleceğe Yönelik Stratejik Hedefler Lansmanda Anahtar Parti’nin gündeme getirdiği vizyon, kısa vadeli çözümlerden ziyade uzun vadeli, sürdürülebilir kalkınmayı hedefliyor. Parti yönetimi, kalkınmanın temel unsurlarını şu şekilde sıraladı: Üretim ve sanayinin güçlendirilmesi Teknolojik dönüşüm ve yenilikçi girişimlerin desteklenmesi Gençlerin eğitim ve istihdam imkanlarının artırılması Bölgesel kalkınma ve şehirlerin kendi potansiyelini ortaya çıkarabilmesi Adil gelir paylaşımı ve rekabet gücünün artırılması Yalçın, lansmanda şunları kaydetti: “Bugün ortaya koyduğumuz vizyon; günü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye yönelik bir kalkınma anlayışının ifadesidir. Hedefimiz; üreten, geliştiren, katma değer oluşturan ve her alanda rekabet gücünü artıran bir Türkiye’dir.” Katılımcılara Teşekkür Etkinlikte iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin görüşleri alınırken, katılımcılara teşekkür edilmeyi de ihmal etmeyen Yalçın, şöyle konuştu: “Lansmanımıza katılarak bizleri onurlandıran tüm iş dünyası temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlere ve basın mensuplarına teşekkür ediyoruz. Türkiye’nin potansiyeline inanıyor, milletimizin gücüne güveniyor ve kalkınmanın anahtarını hep birlikte inşa ediyoruz.” Anahtar Parti’nin İstanbul’da gerçekleştirdiği bu lansman, partinin kalkınma politikalarını geniş bir kesime anlatmak ve Türkiye’nin geleceğine yönelik somut vizyonunu paylaşmak açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Balkanlardan Anadolu’ya uzanan tarihsel hafızayı Bursa’da yaşatıyoruz Haber

Balkanlardan Anadolu’ya uzanan tarihsel hafızayı Bursa’da yaşatıyoruz

Cumhuriyetin temel değerlerini yaşatma, toplumsal dayanışmayı güçlendirme ve Bursa’daki demokratik kitle örgütleri arasında ortak çalışma kültürünü geliştirme amacıyla gerçekleşen buluşma, samimi atmosferi ve güçlü mesajlarıyla dikkat çekti. Özellikle geçmiş dönemde Atatürkçü Düşünce Derneği yönetiminde birlikte görev yapmış isimlerin yeniden bir araya gelmesi, dostluk ve dayanışma duygularını daha da pekiştirdi. Ziyarette konuşan Ali Korkut, Atatürk ilke ve devrimlerinin toplumun ortak paydası olduğuna vurgu yaparak, sivil toplum kuruluşlarının bu değerlerin yaşatılmasında önemli bir görev üstlendiğini ifade etti. Korkut, geçmişten gelen mücadele birikiminin bugün de aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Cumhuriyet değerlerine bağlı kurumların dayanışma içerisinde olması ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Atatürkçü düşüncenin ışığında toplumsal birlikteliği güçlendirmek, kültürel mirasımıza sahip çıkmak ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir Cumhuriyet bilinci bırakmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Gerçekleşen buluşmada, Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi’nin yeni dönem faaliyetleri, kentte yürütülecek sosyal ve kültürel çalışmalar ile Cumhuriyet değerlerini güçlendirmeye yönelik projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Yeni yönetime başarı dileklerini ileten dernek üyeleri, ortak etkinliklerin artırılması yönünde temennilerini dile getirdi. Toplantının önemli gündem başlıklarından biri de Lozan mübadillerinin yaşadığı sorunlar oldu. Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından yürütülen kültürel çalışmalar, mübadil ailelerin yaşadığı kimlik, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması konularındaki hassasiyetler ele alındı. Özellikle mübadele kültürünün unutulmaması, Balkanlardan Anadolu’ya uzanan tarihsel hafızanın yaşatılması ve mübadil ailelerin yaşadığı sosyal sorunların görünür hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Ali Korkut, Lozan Mübadilleri Derneği olarak kültürel dayanışmayı güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, mübadil kültürünün yalnızca geçmişin bir hatırası değil, aynı zamanda Türkiye’nin toplumsal hafızasının önemli bir parçası olduğunu söyledi. Korkut, mübadil ailelerin yaşadığı tarihsel acıların ve göç hikâyelerinin gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması gerektiğini ifade etti. Sıcak ve samimi ortamda gerçekleşen ziyaret, toplumsal birlik ve beraberlik mesajlarıyla sona erdi. Cumhuriyet değerlerine bağlılık, dostluk, dayanışma ve ortak mücadele ruhunun öne çıktığı buluşmada, yeni yönetime görevlerinde başarı dilekleri iletildi. Ali Korkut, nazik ziyaretlerinden dolayı Gürhan Akdoğan ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ederek, Bursa’da Cumhuriyet değerleri etrafında birleşen sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti.

Bursa Vanlılar Derneği, Hemşeri Buluşmasıyla 45 Derneği Ağırladı Haber

Bursa Vanlılar Derneği, Hemşeri Buluşmasıyla 45 Derneği Ağırladı

Bursa’nın kültürel çeşitliliğini ve hemşeri derneklerinin önemini vurgulayan Başkan Karataş, yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “Kente en çok değer veren biziz, ancak değerimiz maalesef hiçe sayılıyor. Büyük şehirlerde dernekler olmazsa olmazdır. Bursa’nın ekonomisine ve kültürel yaşamına en çok katkı veren, 1 milyondan fazla nüfusu temsil eden bizler, siyasi temsilde hakkımızı bir türlü elde edemiyoruz. Temsilde adalet istiyoruz. Önümüzdeki günlerde hemşeri buluşmalarında aldığımız kararları tek tek uygulayacağız.” Etkinliğe toplamda 45 dernek temsilcisi katıldı. Konuk dernekler, Bursa Vanlılar Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleşen yemekte hemşeri dayanışmasını pekiştirirken, siyasi partiler ve milletvekillerinin çoğunluğunun teşekkür daveti dahi sunmadığı bir dönemde bu buluşmanın önemi daha da arttı. Başkan Karataş, toplantıda hemşeri meselelerini ve sivil toplum kuruluşlarının önerilerini dikkatle dinledi. Notlar alarak, mensubu olduğu tüm siyasi partilerle görüşmelerde bu taleplerin ve çekincelerin paylaşılacağını belirtti. Katılımcılar, Karataş’ın çalışkanlığı ve azmi nedeniyle Bursa’yı temsil etmesini takdir ettiklerini dile getirdi. Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu dernekleri, hemşeri çıkarlarını daha güçlü bir şekilde masaya taşıyacaklarını vurguladı. Başkan Karataş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursadaki Vanlı hemşerilerimizin sayısı 72 bin civarındadır. Bizler sorumluluk sahibiyiz ve dernek kapılarımız tüm siyasilere ve sivil toplum örgütlerine açıktır. Etkinliklerimizde ve buluşmalarımızda birlik olmalı, seçimden seçime uğramamalıyız. Hep beraber daha güçlü olacağız.” Etkinlik, hemşeri dernekleri arasındaki dayanışmayı artırırken, Bursa’da yaşayan Doğu ve Güneydoğu kökenli vatandaşların kültürel ve toplumsal temsil haklarına dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.